Anasayfa » DÜNYA » Yunanistan ve Fransa konsolosluklarına yürüyüş

Yunanistan ve Fransa konsolosluklarına yürüyüş

Yunanistan’da faşist bir partinin parlemontoda üçüncü büyük parti düzeyine yükeldiğini biliyoruz. Özellikle kriz dönemlerinde Avrupa ülkelerinde ırkçı saldırılarda artış oluyor ve faşist partiler oy patlaması yapıyor. Yunanistan ekonomik olarak çöktü. Şimdi Yunanistan’da en altta bulunan mülteci ve göçmenlerin hayat şartları tam bir cehenneme dönmüş durumda. Mültecilere karşı fiziki faşist saldırılar gerçekleştiriliyor ve bu saldırılar ölümlerle sonuçlanıyor.

Diğer yandan Yunanistan’da bulunan sistem karşıtı kurumlar sürekli baskı altına alınıyor ve muhalif kesimlere karşı sürekli polis baskısı yapılıyor. Tüm bunları protesto etmek ve Yunanistan’daki mülteci direnişçileriyle ve diğer anti kapitalist güçlerle dayanışmak için bir yürüyüş düzenledik. Direniş alanımız olan Oranienplatz’dan Yunanistan konsolosluğuna kadar yürüdük. Bu mesafe epeyce uzun bir mesafeydi. Yürüyüşümüze yaklaşık olarak 150 kişi katıldı. Gene aynı yerde bulunan Fransız konsolosluğuna da yürüdük. Fransa’da da mülteci ve göçmenlere dönük saldırılar var. Kağıtsızlar hareketinin bir bildirisini okuduk. Ayrıca fransada üç kadın devrimci katledildi tüm bunları protesto etmek için Fransız konsolosluğunun önüne yürüyüş düzenledik.

Aynı gün içinde bir çok noktada bir çok eylem vardı. Bu eylemlerin hepsinde yer almaya çülıştık. Akşam saatlerinde Hrant Dink’in katliamının yıl dönümü nedeniyle bir eylem vardı. Bu eylemde de yerimizi aldık. Gene ayanı gün Türkiye’de Halk Cephesinin kurumlarına dönük yapılan polis operasyonlarını protesto eylemi vardı. Bu eylemde de yerimizi aldık.

Akşam saatlerinde genelde çeşitli toplantı ve panel, seminer türü etkinlikler oluyor. Davet edildiğimiz etkinliklere biz de gidip sözümüzü söylüyoruz. Allmende derneğinde mülteci sorunları ve Berlin duvarı temalı bir film gösterimine davet edilmiştik. İki bölümden oluşan filmde Almanya’daki ırkçılık konu edilmişti. Çeşitli röportajlar yapılmıştı. Filmin ikinci bölümü birinci bölümde röportaj yapılan insanlarla yirmi yıl sonra tekrar röportajlar yapılmıştı ve bu tablodan görünen şey ırkçılıkla ilgili sorunların bitmemiş olmasıydı. Farklı boyutlar kazanarak ırkçılık ve diğer dışlama yöntemleri devam ediyor.

Film sonunda konuyla ilgili taratışma bölümü vardı. Bu bölümde her kes kendi fikirlerini beyan ettiler. Biz de mülteci sorunları ve ırkçılık karşıtı etkinliklerde, bu etkinlikleri yürüten kurumların bir çoğunun devlet tarafından finanse edildiğini söyledik. Dolayısıyla sorunları yaşayan mağdurlar üzerinden çeşitli menfaat gruplarının oluştuğunu belirttik. Biz, özgürlük yürüyüşümüz boyunca da gördük ki, mülteciler her türlü yaşam olanaklarından yoksun bir şekilde izolasyon hayatı sürdürüyorlar ve bu mağduriyetler üzerinden birleri kurumlar kurup rantlar sağlıyorlar. Bu rant grupları çeşitli maskeler altında faaliyet yürütüyorlar. Mülteci direniş hareketinin kendi kaderini eline alması gerekir. Bu konunun ayrıca ele alınıp incelenmesi gerekir.

Direnişimizin uzun bir zamana yayılması diğer ülkelerdeki kapitalizm karşıtı hareketlerle bağların gelişmesini sağladı. Bir çok başka Avrupa ülkelerinden mülteci ya da diğer direniş hareketleriyle bağlar geliştirdik. Şimdi biz bu bağlar sayesinde direnişi Avrupa’nın geneline yaymaya çalışacağız. Bu konuda somut çalışmalar yaptık. Biz, Almanya’daki dolaşım yasağını çiğnedik. Şimdi Avrupa’daki dolaşım yasağını kırmayı hedefliyoruz. Avrupa çapında etkinlikler düzenleyerek diğer ülkelerdeki mültecilerin bu yasakları çiğnemesi için etkinlikler düzenleyeceğiz. Sonrasında da sınırları fiili olarak aşacağız. Uzun zamana yayılmış bir kampanya biçiminde sürdüreceğiz bu etkinlikleri.

Berlin’de direnişimizi konu edinen etkinlikler devam ediyor. Yapılan tiyatro gösterimleri sonrasında biz de direnişimizle ilgili olarak konuşmalar yapıyoruz. Salonda bulunan kitleyi direnişimiz konusunda bilgilendiriyoruz ve gelecekte yapacaklarımızla ilgili olarak görüş alışverişlerinde bulunuyoruz. Öneri ve eleştirileri olanlar varsa bunları alıp değerlendiriyoruz ve birlikte neler yapabileceğimiz üzerine planlar yapıyoruz.

Önümüzdeki hafta Sudan konsolosluğuna yürüyüş düzenleyeceğiz. Sudan’da da bizim direnişimizi örnek alarak mülteciler bir çadır direnişi başlattılar.

Havalar çok soğudu. Berlin’de havalar eksi on dereceye düştü. Bilgilendirme çadırında oturmak çok zorlaştı. Ama bir konteynır getirdik. Bu konteynırı bilgilendirme merkezi olarak kullanacağız. Biraz daha kapalı olduğu için soğuğun etkisini azaltmış olacağız.

20.1.2013
Turgay Ulu
Berlin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*