Anasayfa » GÜNDEM » “Yeni” infaz yasası ve birkaç fotoğraf’ın hatırlattıkları…

“Yeni” infaz yasası ve birkaç fotoğraf’ın hatırlattıkları…

Covid-19 salgını gerekçe gösterilerek rafa kalkmış olan infaz düzenlemesi hızlı bir şekilde AKP ve MHP oyları ile kabul edilerek yasalaştı. Tamamlanma süreci sabahlara kadar süren ve bitiminde maskeleriyle poz veren milletvekilleri’nin fotoğrafı ise hatıralarımıza kazındı. Manşette gördüğünüz üç fotoğraftan ikincisi “normal” zamanlardan kalan başka bir “aklama” fotoğrafı. Üçüncü fotoğrafta başka bir “ak”lamanın tebrik sırası. Yani Mecliste “ak”lanamayanlar bu yasanın kapsamında. Hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk, taciz ve tecavüz suçları kapsam içinde. Akıllara kazınan başka bir şey de bir ses! O fotoğrafı vermeden az önce Meclis duvarlarında çınlayan ‘ölsünler’ sesleri! İşte bu fotoğraflar bu yeni infaz yasasının niyetini ve geçmişten bugüne burjuva faşist iktidar(lar)ın zihniyetini bir kez daha tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Bu zihniyet’in hedefi devrimci tutsakları zamana yayarak yok etme politikasıydı zaten. Önceleri F Tipleriyle onların inanç ve iradelerini kırarak teslim almak istemişlerdi. Şimdi tam da zamanı geldi ve yine sahnedeler! Bu kez de en çıplak haliyle devrimci tutsakları ölüme vahşice terk ediliyorlar. Biz bu zihniyeti bu yüzden iyi tanıyoruz!

Her fotoğrafın bir mesajı, hikayesi vardır dediğimiz tam da bu işte. Bu fotoğraf bu yüzden bir kez daha beynimize tüm öfkemizle çakıldı. Bu yüzden unutmayacak, unutturmayacağız! Tıpkı diğerleri gibi!

Tüm yasaların olduğu gibi bu yeni infaz yasası da kimler tarafından çıkartılmış ve kimler için geçerlidir, kimler kapsam dışıdır? Bu sorunun cevabı net:

Yasalarda işkence yapmanın “insanlık suçu” olarak bir tanımı vardır. Ancak bu yasa ve barındırdığı tanım devrimci tutsakları kapsamaz, tıpkı şimdi de kapsamadığı gibi. Yıllardır tecritteki tutsaklar insan olarak görülmedi ki şimdi görülsün, ne bekliyoruz? Hiçbir şey! Devrimci tutsaklar onlar için bir nesneydi, bugün de öyle. Her an yerleri değiştirilebilen, üzerlerindeki her türlü tasarrufun cezaevi idaresinde olduğu bir nesne! Öyle ki açlık grevi bile yasaktı, hala yasak. Bedenler bile idareye ait, onu aç bırakmak, işkence yapmak ve hatta öldürmek sadece ve sadece onlara aittir.

Son süreçte gardiyanların devrimcilerin hücrelerine hijyen kurallarını hiçe sayarak hatta bile isteye ihlal ederek girmeleri, “Dediğimizi yapmazsanız, aranıza bir koronalı atarız, burda geberir gidersiniz” biçimli tehditleri hep bu zihniyetin altvurumlarıdır. Balık baştan kokar hesabı!

Gözden kaçırılmaması gereken halka ise bugün salgınla, ölümle burun buruna getirilenler sadece hapishanedeki devrimci tutsaklar değildir. Bugün, işçi sınıfının da hayatı hiçe sayılmaktadır. Hastalık tesbiti yapılan bir çok işyeri oradaki işçilerin canı pahasına faaliyetlerine devam etmektedirler. Salgın başlangıcından bu yana yapılan “Evde Kal Türkiyem” söylemleri işçileri kapsamadı, kapsamaz! Onlar tüm tedbirsizliklerle çalışmaya devam ettiler, ediyorlar. Hastanelerde, inşaatlarda, fabrikalarda, atölyelerde, bankalarda… vs Hani önceleri, yani “normal” zamanlarda , işçi cinayetleri yaşandığında tüm tedbirlerin alındiğı söylenirdi ya, Ostim’de, Soma’da, Ermenek’te …. söylemişlerdi… Bugün de öyle. Yani değişen hiç bir şey yok! Bugüne kadar haberini aldığımız, salgın hastalık nedeniyle yaşamını yitirmiş işçi arkadaşlarımızın diğer işçi cinayetlerine kurban gidenlerden hiçbir farkı yoktur. Hayatlarımızın rakamlardan ibaret olduğu, birer nesne olarak görülmeye devam ettiğimiz bir sistem bu! Emperyalist kapitalizmin neoliberal politikaları doğrultusunda işçilerin, devrimci tutsakların hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur, olmayacaktır da!

Bu bağlamda yasalaşan, bu yeni infaz yasası sadece hapishanedikiler ve onların yakınlarının sorunu değil, topyekün işçi sınıfının sorunudur! İçeri ve dışarı bütünselliği kurularak yürütülecek bir mücadele ile hayatta kalabiliriz!

Ya barbarlık, ya sosyalizm sloganı’nın somutlaştığı ve salgınla birlikte tüm çıplak barbarlığı gözler önüne serilen kapitalizmin sonu gelmiştir! Tüm dünyada işçi sınıfında bir hareketlenme ve yeni bir yaşamın arayışı başlamıştır! Cin bu kez şişeden girememek üzere çıktı!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*