Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Yeni bir “grev”e doğru

Yeni bir “grev”e doğru

Önceki yıllarda Ağustos ayında sendikalarla hükümet arasında bir “toplu görüşme” süreci yaşanıyordu. 2010 yılı Eylül ayında yapılan anayasa değişiklikleri ile 4688 sayılı yasada yapılan düzenlemeler sonucunda artık kamu işçileri ile “toplu görüşme” değil, “toplu sözleşme” yapılacağı açıklandı ve 12 Eylül referandumunda da bunun yoğun propagandası yapıldı. Ancak kamu işçileri ile toplu sözleşme yapılabilmesi için yasal düzenlemeler yapılması, yönetmeliklerin çıkarılması gerekiyordu. Aradan bir yıl geçmesine rağmen bu yönetmelikler çıkarılmadı.

2011 yılı Ağustos ayında sendikalar ile hükümet, referandumla kabul edilen “memura toplusözleşme” hakkıyla ilgili bir yıldır yapılmayan yasal düzenlemenin yapılması için toplusözleşme sürecinin ileri bir tarihe ertelenmesi üzerinde anlaştılar. Milletvekili zamları için bir gecede yasa değiştiren, 4+4+4 uygulamasını son sürat meclisten geçiren hükümet yasal düzenlemeleri yapma noktasında ipe un sermeye devam ederek, ancak 9 ay sonra yasayı meclis gündemine getirdi.

Tüm bunlar yaşanırken KESK edilgen bir tutum sergiledi, 4688 yasa başta olmak üzere uzun vadede gündeme gelen meselelere dair net bir mücadele programı ortaya koyamadı. 90’lı yıllarda kamu emekçilerinin ekonomik-sendikal hakları çerçevesinde mücadele etmiş, saldırılara göğüs germiş olan KESK yeni duruma uygun politika geliştiremedi. KESK’in giderek güç kaybeden ve çözülmekte olan yapısı döneme uygun bir konumlanış gerçekleştiremedi.

KESK üyeleri ve işyerleri ile bağı kalmamış, yeniyi görmekte zorlanan, yeni döneme dair politika üretmekten uzak yapısı, açık söylemek gerekirse kamu işçilerinin istedikleri tarzda bir yasayı hükümete kabul ettirmeleri bu ruh hali içinde mümkün değildi.

Bu süre zarfında KESK talepleriin kabul edilmesi amacıyla eylemler örgütledi. Eylemleri ya son dakika da aldı yada başka eylemlere dahil olarak günü kurtarmaya çalıştı. 21 Aralık grevi bunlardan ilkiydi. Sağlık çalışanlarının yükselen tepkisi ve kamuoyu yaratması sonucunda 21 Aralık’ta grev yapacaklarını açıklamalarının ardından KESK’te buna yaslanarak 21 Aralık’ta grev kararı aldı. Sağlıkçıların yarattığı kamuoyu ve sınıf bilinçli kamu işçilerinin çabaları ve geçmişin getirdiği değerler üzerinden 21 Aralık Grevi gerçekleştirildi.

Ardından eğitim alanını burjuvazinin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenleyen 4+4+4 yasa ve toplu sözleşme yasa tasarısı mecliste görüşülecekti. 4+4+4 yasa tasarısına karşı gelişen dinamiğin üzerine oturan KESK 28-29 mart’ta grev yapacağını açıkladı. Bilindiği gibi KESK üyelerinin eyleme katılımı çok az olarak gerçekleşti. Ancak devletin 2 gün boyunca sıkıyönetim ilan etmesi ve kamu işçilerine gazlı, joplu bir Ankara karşılaması yapması KESK yöeneticilerinin zevahiri kurtarmalarına sebep oldu.

Tüm bunlara rağmen yandaş sendikaların da katkıları ile yasa meclisten geçti. Yasa gereğince 30 Nisan’da başlayan kamu işçileri ile kamu işveren heyeti arasındaki toplu görüşmelere yetkili konfederasyon olarak Memur Sen, ve diğer konfederasyonlar Kamu Sen ve KESK katıldı. Daha ilk günden itibaren hükümetin güdümündeki Memur Sen ile hükümet yetkilileri diğer konfederasyonları dışlayarak kapalı kapılar ardında bu işi kotarmaya çalıştılar.

KESK masada talepleri karşılanmaz ise 23 Mayıs’ta greve çıkacağını açıkladı. Kamu Sen taleplerinin karşılanmadığı durumda 26 Mayıs’ta Ankara’da eylem yapacağını duyurdu. Memur Sen masada mücadele edeceğini açıkladı. 14 Mayıs’ta Çalışma Bakanı özlük haklara dair hiçbir şey söylemeyen ve Memur Sen’in bile dağ fare doğurdu açıklama yapmasına neden olan %3+3 zam teklifini açıkladı.

23 Mayıs Kamu-Sen ve Memur Sen ile ortaklaştırılmış gibi görünse de bu eylem sadece üç konfederasyonun aynı gün iş bırakacak olmasıdır. Zira Memur Sen son gün zorunda kaldığı için greve katılacağını lafzen açıklamak zorunda kaldı. Konfederasyonların alan eylemleri ayrı ayrı yapılacak.

21 Mayıs gecesi görüşmeler bitti. Sendikalar ile hükümet anlaşamadı ve artık sonucu hakem kurulu belirleyecek. Hakem kurulunun vereceği karar değiştirilemeyecektir. 25 Mayıs’ta bu yılki toplu görüşmeler bitecektir. Hakem kurulunda bürokratların çoğunlukta olduğu düşünülürse çıkacak karar sürpriz olmayacaktır.

KESK’in yukarıda belirttiğim gibi taban ile ve işyerleri ile bağı kalmamıştır. Sendika ve mücadele ile bağlarını koparmayan üyeleri vasıtası ile süreci götürmektedir. 23 Mayıs grev kararı açıklandığında bu diri unsurlarda bile yine mi ruh hali yaratmıştır. Çünkü KESK son 6 ayda 8 Mart’ta da kadın eğitimcilerin iş bırakma eylemini de sayarsak 4. defa adı grev olan eylemler örgütlemektedir. Bu arada 15 Mart’ta birde sevk eylemi yapılmıştır.

Diğer eylemler gibi bu 23 Mayıs eyleminin de bir grev olmayacağı ve basın açıklamaları ile bu sürecin geçiştirileceği havası hakimdir. Kamu Sen’in grevin parçası olması, Memur Sen’inse son gün greve katılacağını açıklaması bir nebze rahatlama yaratsada üyelerini katmada bir çaba sarfetmeyecekleri düşünüldüünde tüm yük yine KESK üyelerinin üzerinde olacaktır.

Sınıflar mücadelesi tarihine baktığımızda ve Grev kelimesinin anlamını irdelediğimizde 21 Aralık ve 28-29 Mart tarihlerinde yapılan eylemlerin grev olmadığını görürüz. Bu durum 23 Mayıs eylemi içinde geçerlidir. Uzun süreli bir çalışmanın ürünü olan, talepleri net ve tüm çalışanlar tarafından içselleştirilen ve kazanım için mücadele edilen bir sınıf mücadelesi aracıdır grev.

KESK geleneksek yapısal sorunlarının bir sonucu da olarak üretememe ve yönetememe krizini yaşamaktadır. 23 Mayıs eylemi ve önümüzdeki döneme dair kamu işçilerine düşen görev yeni dönemin özelliklerini kavramak, gelecege dair politikalar oluşturmak, güvencesiz, özel-kamu kesimlerinde çalışan işçi kesimlerinin kolektif mücadele dinamikleri açığa çıkaran çalışmalar yapmaktır. Sınıfın yapısında meydana gelen dönüşümü kavramak, yeni birey profiline karşı onun özelliklerine cevap verebilen örgütlenme araçları-yöntemleri yaratmak olmalıdır. Bütünsel devrimci bir sendikal bakış temelinde birleşik bir mücadeleyi yaratmak görevi ile önümüzdeki dönemi örmediğimiz sürece de bu tablo değişmeyecektir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*