Anasayfa » BASINDAN » Tüpraş’ta Koç bastırıyor sendika direniyor

Tüpraş’ta Koç bastırıyor sendika direniyor

Tüpraş’ta işçiler, taşeron çalışma, esnek çalışma, Toplam Kalite Yönetimi, ücret ve kıdem farklılıkları gibi uygulamaları kabul edilemez bulurken işverenler bunların son model uygulamalar olduğu ve her iki taraf için de en iyisi olduğu konusunda ısrarlı. Üzerinde anlaşılamayan bir diğer konu da krizin faturasını ödeme sorunu! Geçen sözleşme döneminin krize denk gelmesi ile Koç grubu işçiler üzerinde kriz baskısını da kullanarak geleneksel, “Zarar ettik, batabiliriz” söylemi ile yüzde 4’e imza attırmış, ancak ilerleyen aylarda nazire yaparcasına krizde nasıl büyüdüklerinin hikâyesini anlatmaya başlamıştı. Şimdi ise işçiler bu büyümeden hak ettikleri payı istediklerini söyleyerek alçakgönüllü bir teklifle yüzde 12 ücret artışı istiyor.

Tüpraş işyeri baştemsilcisi Menderes Akdağ ile yaşanan süreci konuştuk.

Toplam kalite yönetimine neden karşısınız?

Koç Holding, Tüpraş’ı, Arçelik, Beko gibi diğer işletmeleriyle karıştırıyor. Burayı da esnek çalışma, taşeron çalışma, performans gibi Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarıyla yönetmek istiyor, hatta aynı oradaki sendikal yapı gibi bir sendikal yapı istediği açık. Ancak Tüpraş’ın yapısı çok farklı. Hem işkolu olarak hem de işçi yapısı olarak. Bu işyeri taşeron çalışmayı kaldırmaz, performans, esnek çalışma gibi uygulamaları kaldırmaz. Bu tür çalışma koşulları kazaya açık davetiye çıkaran uygulamalar, burada yaşanacak en ufak kaza telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurur. Hem de yılların verdiği mücadelelerle kazanılmış haklarını bir anda teslim edecek işçi de yok sendikada. Zaten Tüpraş ülkede tekel olmuş bir işletme, müşteri memnuniyeti prensibine göre çalışıp da kaliteden ya da işçilerin memnuniyetinden ödün veremez.

İşletmede yapılmak istenen değişiklikler neler?

Çeşitli organizasyon değişiklikleri yapmayı planlıyorlar. Bu anlamda çeşitli müdürlükleri kaldırıp yerine başka müdürlükler getirdiler. Bunlar idari organizasyonlar ve onların sorunu ancak bizim çalışma koşullarımızı değiştirmek istiyorlar ve biz bunları uygun bulmuyoruz. Bizim 5’li vardiya sistemimiz var bunu kaldırıp yerine yeni bir sistem getirmeye çalışıyorlar. Yıllardır tecrübe ederek doğruluğu ve faydası kanıtlanmış vardiya sistemimizin yerine getirmek istedikleri tamamen esnek çalışma prensibine göre uydurulan bir sistem. İnsanlar arasındaki iletişimi yok ediyor. Aynı zamanda işçi sayısını düşürmeyi de öngörüyorlar. İşin enteresan yanı ise bize sürekli “ekip çalışması önemli” dedikleri halde numaralı vardiya sistemi ile dayanışmayı, dostluğu ve ekip olmayı ortadan kaldırıyorlar. Bu yöntemin bizim sendikal mücadelemize ve örgütlülüğümüze bir saldırı olduğunu görmek zor değil. Dediğimiz gibi Arçelik, Beko, Tofaş’taki gibi bir sendikal yapı istiyorlar.

Taşeron uygulaması ne durumda?

Yine Koç aldığından beri taşeronlaşma sıkıntısı gittikçe büyüdü. 52 kalem işte taşeron uygulamasına geçildi. Arkadaşlarımız arasında huzursuzluk arttı. Acaba bu bölüme taşeron girer mi kaygısı oluştu. Önceki dönemlerde bakım süresince birkaç aylık işlerde taşeron olurdu şimdi bakım bölümü 365 gün taşeron çalışmaya başladı. İhaleyi alan taşeron firma değişse bile aynı işçiler aynı işi yapmaya devam ediyor. Taşeron işçiler kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, sosyal haklardan yoksun ve düşük ücrete çalışıyor. 2006’da 300 olan taşeron sayısı şimdi 1000’i bulmuş durumda.

Ücretlerdeki durum nasıl?

2007 sonrası yıllık izinlerimiz 4 gün düşürüldü. 2006’dan itibaren ücretlerde kademeli geçiş uygulanmaya başlandı. Daha önce kök ücret uygulaması vardı. Kök ücret neyse işe girenler o ücretle işbaşı yapıyordu. 2006’dan sonra yüzde 50 kök ücretle başlayan işçilere kademeli geçişle 4 yılda kök ücrete ulaşma olanağı tanıdılar. Bu şimdi 3’e düştü ancak bu da adil değil. Rafineride önceden tek ücret kök ücretti. Şimdi ise 3-4 farklı ücret var. İşçiler arasında dengesizlik ve ayrımcılık yaratılıyor. Aynı işi yapan arkadaşlar arasında bölünme yaratıyorlar. Şimdiki toplusözleşmede bu ve benzeri sorunları tartışarak masaya oturduk ve 10. görüşmeye gidiyoruz.

TİS’te İzmir’den başka üç rafinerisi daha var Tüpraş’ın. Oralardaki işçilerle görüşüyor musunuz?

Batman ve Kırıkkale başlarda çekingendi ama şimdi onlar da bu mücadelenin içinde ön saflarda. Batman, Kırıkkale, İzmit ve Aliağa’da toplam 4 rafinerideki arkadaşlar kendi aramızda toplantı yaptık. Sorunlarımız her yerde aynı. Önceki dönemlerde 4 rafineri kendine göre farklı eylemler mücadeleler yapardı veya yapmaz izlerdi. Genel Merkezimiz karar alır farklı uygulanırdı, bu işçi arkadaşlar arasında tartışılır, hoşnutsuzluk yaratırdı. Ama şimdi hepimiz aynı şeyi yapmaya başladık. Şimdi Aliağa işçisi biliyor ki, burada biz ne yapıyorsak diğer bölgelerde arkadaşlar da aynısını yapıyor. Bu güven mücadelemize de canlılık katıyor.

TİS’teki süreç nasıl devam ediyor, bundan sonra neler olabilir?

2006’dan bu yana işçi profilimiz yüzde 50 değişmiş durumda. Yaklaşık 1100 işçinin 500’ü 2006 sonrası işbaşı yapmış arkadaşlarımız. Genç işçiler açısından iş güvencesi ve çalışma koşullarının yani sendikal haklarımızın korunması fikri ön planda. Bu sözleşmede bizim taleplerimiz açık, net. Kabul edilemez de değil. Biz bu taleplerimiz için masaya oturduk ve bizim tavrımızı işverenin tavrı belirleyecek. Önce 2 saatlik daha sonra da 4 saatlik eylemlerimizle ciddiyetimizi gösterdiğimizi düşünüyorum.

(Basından – Evrensel / 27.06.11)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*