Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Toplama kampı

Toplama kampı

sıgınmacılar

Milyonlarca Suriyeli sığınmacının dramı, kendileri için dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürülen Türkiye’de dehşetli bir yağmaya dönüşüyor. Sermaye ve devleti, bu milyonlarca çaresiz insanı amansız yağmalamayı, krizi fırsata çevirme olarak kavrıyorlar. Yüzlerce çocuk kaçırıldı, binlercesi merdiven altı kan ter atelyelerinde sömürülüyor, kadınlar satılıyor, nitelikli işgücünü yağmalama planları devrede, … Artıdeğer havuzu, oy deposu, cinsel meta,…

Kamplara, yıkıntı evlere, bodrum katlarına yığılan sığınmacıların yaşamsal ihtiyaçları, sermaye düzeninin azami kar ihtiyacına toslayıp kırılıyor. Emperyal toplantılarda, “Biz bu mültecileri yıllarca kamplarda barımaya, boş buldukları apartmanların bodrum katlarına mı mahkum edeceğiz?” (Erdoğan, NATO toplantısı) pazarlığı, konut tekeli TOKİ’de yerli yerine oturuyor: “Sayın Cumhurbaşkanı, Suriyelilere de TOKİ konutu verilebileceğini söyledi. Ahıskalılara verildiği gibi, Suriyelilere de borçlandırma suretiyle elimizdeki konutlardan verilebilir. Bedeli neyse o fiyattan uzun vadeli ödeme koşullarıyla verilebilir. Yani kimseye bedava konut verilmeyecek!” (TOKİ Başkanı Ergün Turan)

“Nitelikli iş gücüne sahip Suriyelilerin Türkiye’de iş gücüne katılıp Türkiye ekonomisine katkı sunmaları veya kendi ayakları üzerinde durmaları, bizlerin de bundan faydalanması var olan mekanizmayı harekete geçirme konusunda Cumhurbaşkanımızın beyanı oldu. Hükümetin de bu noktada kararlığı var. Nitelikli Suriyelilerin Türkiye ekonomisine katkı sunmaları önemli.” (Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci)

İnsanlık sorunu kuşkusuz. Ancak, sürülen ve yağmalanan milyonlarca insanı seyreden, sahiplenmeyen, lanet ki yer yer dışlayıp düşmanlaşan sınıfımızın, işçi sınıfımızın da sorunu. Liberal gerici yardımseverlikten değil, sınıf dayanışmasından söz ediyoruz. Sömürühanelerde, mahallelerde dayanışmayı örgütlemek, örnekler oluşturmak yol açıcı olacaktır.

Rekabet içinde çürüyen, birbiriyle didişerek güçten düşen bir sınıfa değil, sınıf düşmanıyla savaşım içinde gelişen, geleceği kurucu, dayanışmacı bir sınıfa ihtiyacımız olduğunu anlatabilmeli, gösterebilmeli, yaşatabilmeliyiz.

İşçi sınıfımız iktidarda olsaydı, Türkiye, sığınmacılar için toplama kampı ve yağma alanı mı olurdu, yoksa özgürlük ve kendini geliştirme alanı mı?

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*