Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » Taksim 1 Mayıs’ından notlar: Meydan da kürsü de işçi sınıfının!

Taksim 1 Mayıs’ından notlar: Meydan da kürsü de işçi sınıfının!

6.30: Bir çok ilden otobüslerle erken saatlerde İstanbul’a gelip Şişhane kolunda toplanan Tekel işçileri, 1 Mayıs’ın ilk eylemini de Taksim’de yaptı. Taksim anıtı önüne gelerek “Hamdullah Uysal Ölümsüzdür” pankartını açan Tekel işçileri, Ankara direnişi sırasında trafik kazasında hayatını kaybeden Samsun Tekel işçisi Hamdullah Uysal’ı andı. “Hamdullah Uysal Ölümsüzdür”, “Yaşasın 1 Mayıs” sloganlarını atan Tekel işçileri, daha sonra Şişhane kolundaki kortejlerine döndüler. Bu yıl baharı erken getiren Tekel işçilerinin Taksim 1 Mayısının açılışını da yapmaları, Tekel direnişinde ölümsüzleşen Hamdullah Uysal’ı işçi sınıfının 1 Mayıs ölümsüzleri ile tanıştırmaları güçlü bir açılış oldu.

8.00: Şişli kolunda da ilk sloganlar yükselmeye başladı. Devrimci 1 Mayıs Platformu bileşeni olan siyasetler ile KESK ve DİSK’e bağlı sendikalar “Yaşasın 1 Mayıs” sloganlarıyla toplanmaya ve hazırlıklarını yapmaya başladı.

8.30: DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Şişli’deki DİSK Genel Merkezi’ne gelerek bina önünde toplanan işçilere hitaben kısa bir konuşma yaptı. Çelebi ”Çok sayıda işçi, emekçi, 1 Mayıs’ta yeniden buluşuyor. Şairin dediği gibi ‘güzel günler görecek çocuklar’ yaklaşımı. Taksim 32 yıl sonra güzel günler görecek. Bugün temel sorun işsizlik, yoksulluk, işten atılma gibi birçok sorun var. Bunların aşılması için Taksim’de çığlığımızı yükseltelim. Bütün emekçi halkın 1 Mayısını kutluyorum.” dedi. Çelebi, “Gazsız ve copsuz; barış, özgürlük ve mutluluk içinde 1 Mayıs kutluyoruz. 1 Mayıs’a bakış, 180 derece değişti. Demek ki olabiliyor, bunu işçi sınıfı başardı” diyerek neoliberal burjuva demokrasisinin reklamını yapmaktan ve “1 Mayıs’ın geçmişinin üzerine sünger çekelim” diyen Cumhurbaşkanı Gül ile aynı ağızdan konuşmayı da ihmal etmedi. Hangi barış? Emeğin sermaye ile barışı mı? Sefalet ve güvencesizlik birikiminin sermaye birikimi ile barışı mı?

9.00: Polis helikopterleri Taksim ve çevresindeki “gözlem” uçuşlarına başladı. Şişli, Şişhane, Dolmabahçe kollarında sendika, kitle örgütü, parti ve örgütlerin toplanışı sürerken Taksim Meydanı’nda oluşturulan kürsü ve ses düzeninin de hazırlıkları sürüyor. DİSK Genel Merkezi önünde toplanan DİSK üyesi işçiler de yürüyüş kolundaki yerlerine geldiler. Şişli kolundaki sendikalar içinde DİSK’ten Birleşik Metal, KESK’ten Eğitim-Sen kortejleri şimdiden kitleselliği ve görselliği ile öne çıkıyor. İşten Atmalar Yasaklansın Platformu da bu kolda yerini aldı. Şişhane kolunda, Türk-İş’e bağlı Tek Gıda İş, Yol-İş, Tez Koop-İş, Petrol-İş, Deri-İş, Demiryol-İş sendikaları pankart ve kitleleri ile kortejlerini oluşturmaya başladı. CHP, EMEP, ÖDP de bu kolda yer alıyor. 1 Mayısı şova dönüştürmek isteyen işçi düşmanı CHP korteji kitleselliği kadar pişkinliğiyle de dikkat çekiyor. Direnişteki İşçiler Platformu da Şişhane’de toplanarak yürüyüş kolunun önüne geçerek yürüyüşe başladılar. Dün Samatya Hastanesi şantiyesindeki direniş yerlerinden gözaltına alınan iki Samatya inşaat işçisi de İSKi işçileriyle birlikte buradalar. Bir grup Tekel işçisi de birazdan buraya gelecek. Direnişteki İşçiler Platformu topluca yürüyüş koluna hareket edecek.

Direnişteki İşçiler Platformu dün yayınladığı 1 Mayıs bildirgesinde şunları vurgulamıştı: “Taksim’i özgürleştirdik, artık Taksim tartışmasız 1 Mayıs alanıdır. Sıra 1 Mayıs kürsüsünün gerçek sahipleri tarafından alınmasında. 1 Mayıs’ın ve 1 Mayıs kürsüsünün gerçek sahibi işçi sınıfıdır, öncü işçilerdir, direnişteki işçilerdir. Söz/kürsü sınıf hareketinin her kabarışında sınıfı arkasından vuran ihanetçi sendika bürokrasisinin değil, Tekel, İtfaiye, İSKİ, Samatya inşaat, Marmaray işçilerinin, Esenyurt belediye, ATV sabah işçilerinin …; Direnişteki İşçiler platformunun olmalıdır. 1 Mayıs kürsüsü, her seferinde sermaye devletinden icazet dilenen ve sermayeye değil işçi sınıfına barikat olanların değil, sınıf talepleriyle alanı dolduran işçi sınıfının olmalıdır.” Direnişteki İşçiler Platformu’nun bu çıkışı, Taksim 1 Mayıs’ının sendika ağaları tarafından karnavala dönüştürülmek istenmesine karşı önem taşıyor.

10.00: Şişli-Mecidiyeköy kolunda yürüyüş başladı. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ile konfederasyon yöneticileri ve Tarık Akan, Rutkay Aziz, Genco Erkal, Eşber Yağmurdereli, Halil Ergün ve Cem Özer’in de aralarında bulunduğu sanatçılar, kortejin başında yürüyor. Muazzam bir coşku ve kitlesellik var. Yürüyüş kolunun ön tarafı Harbiye’deyken Şişli’deki orta ve arka tarafları henüz yürüyüşe başlayamadı bile. DİSK sendikaları içinde hem diğer illerden hem de İstanbul’daki fabrikalardan pankartlarıyla gelen işçiler dikkat çekiyor. Eğitim-Sen kortejinde güvencesiz çalışmaya karşı ve TİS-Grev hakkı için ajitasyon konuşmaları ve sloganlar öne çıkıyor. Devrimci 1 Mayıs Platformu toplam 15-20 bin kişilik bir kitleselliğe sahip. Halk Cephesi korteji kitleselliğiyle dikkat çekiyor.

Devrimci Proletarya korteji Yeni Hayat Derneği kortejiyle birlikte yürüyor.. Devrimci Proletarya “Sermaye için değil İşçiler için demokrasi”, Yeni Hayat Derneği ise “Krize, Güvencesiz yaşam ve çalışmaya karşı Genel Grev Genel Direniş” pankartıyla yürüyorlar. “Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi”, “Kahrolsun Ücretli kölelik düzeni”, “Kahrolsun burjuva demokrasisi, yaşasın sosyalist işçi demokrasisi” Devrimci Proletarya kortejinde sık atılan sloganlar. Şişhane kolunda yerini alan Direnişteki İşçiler Platformu’nda İSKİ, Samatya, İtfaiye, Tekel işçileri yer alıyor. İSKİ işçileri “Taşerona Hayır” önlükleriyle yürüyorlar.

10.20: Rahşan Ecevit ve bir grup DSP’li çelenk bırakmak için alana girdi.

10.25: Tek-Gıda İş Bitlis Şubesi üyesi 10 kişilik bir grup, pankartlarıyla otobüs duraklarının başındaki mevkide açtı. İşçiler “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek!”, “Ak ak dediler karanlığa gömdüler!” sloganlarını attılar. Medyanın derhal kameraları çevirdiği işçiler, Tekel direnişi sırasında bir trafik kazasında hayatını kaybeden Tekel işçisi Hamdullah Uysal’ın fotoğrafını gösterdiler. “Bu alan hepimizin. Türk-İş’in, DİSK’in değil. Önümüze geçmekten vazgeçin” dediler. “Yaşasın halkların kardeşliği!” “Yek gulan piroz be!”; “Yaşasın sınıf dayanışması!” sloganları atıldı. Bu sırada kürsüden “Alana giriş başlamadı. Bütün kortejler gelince yapılacak anonsla başlayacak. Tek Gıda-İş grubunun Şişhane’ye gitmesini istiyoruz” uyarısı geldi. Tekel işçileri bunun üzerine “Biz ne yapacaksak kendimiz yapıyoruz. 78 gün direndik” dediler ve “Her yer Tekel her yer direniş” sloganını attılar. Daha sonra aralarında “Pankartı toplayalım, daha sonra yeniden açalım” diye konuşarak pankartı bir süre sonra kapattılar. İşçilerden Remzi Çakar, “Taksim bizimle açıldı, şimdi bize Taksim’de yer vermiyorlar” dedi. Ankara’daki 78 günle ilgili sohbet ettiğimiz Tekel işçisi, kendilerinin 1-2 Nisan’da Ankara’ya geldiğini, ama Türk-İş yöneticilerinin kendilerini Türk-İş binasına sokmadığını anlattı. Direnişçi İşçiler Platformu’nun kürsü konuşması hazırlığı üzerine konuştuk. Tekel işçilerinin ve Direnişteki işçilerin dinamizmi ve sendika ağalarının barikatlarına tepkileri şimdiden sendika ağalarının karnaval türü 1 Mayısının sınırlarını zorlamaya başladı. Tekel işçileri, kürsüyü devralmaya hazır görünüyorlardı.

10.40: 68’liler Birliği Vakfı alana girdi. Bu sırada Gezi parkının merdivenleri tamamen dolmuş durumdaydı. Otobüs duraklarının önünde biri kadın dört kişinin tuttuğu, evde hazırlanmış “Unutulmadınız” pankartını üzerinde 1977 1 Mayıs katliamında ölen işçilerin adları yazılıydı. 1977 1 Mayıs’ına mı katıldığını sorduğumuz yaşlı emekçilerden biri soruyu yanındaki kadın arkadaşına yönlendirdi. Kadın emekçinin açıklamasına göre pankartı tutanlar Yunanistan’dan gelmişlerdi ve PAME üyesiydiler. Bu sırada kürsüden sürekli merdivenlere yönelik uyarı geldi. Merdivenlerin KESK’lilerin duracağı alan olduğu, boş tutulması gerektiği uyarısı yapıldı. Kürsüden sürekli 1 Mayıs marşı çalındı. Alanda az sayıda Türk bayraklı CUMOK’lular da bulunuyordu.

10.50: “Barışalım Yeter” yazılı oldukça canlı bir pankartla demokrat Ermeniler alana girdiler. Ellerinde tuttukları dövizlerden birinde “Gneri Khağagutyun Guzer” yazılıydı. “1, 1, 1 Mayıs, Barış isteriz barış” sloganları attılar. İçlerinden biri Agos gazetesinin ve Hrant Dink resimlerinin küpürlerini taşıyan bir dövizi kaldırıyordu. Bu kortejde yorumcu Leman Sam da vardı. Tükoder, Yaşasın 1 Mayıs pankartıyla alana girdi. Alan bu saat itibariyle üçte bir oranında dolmuş bulunuyordu. 1 Mayıs korosunun geldiği anonsu yapıldı. Sendikaların görevlileri, AKM önündeki 15-20 metrekarelik alanı çevirdiler ve boş tuttular.

10.55: Yaşasın 1 Mayıs pankartıyla İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nden bir grup alana girdi.

Bu saatten başlayarak oldukça uzun sürecek olan DİSK ve KESK’in alana girişi başladı. Aslında alana ilk girecek olanlar Hak-İş grubuydu. Fakat ortada önceden parça parça gelen işçi ve emekçiler dışında kollardan gelen bu saate kadar yoktu. DİSK ve KESK, Hak-İş ve Türk-İş’e karşı bir manevra yaparak bir anlamda “rol çalmış” oldular ve 1 Mayıs’la en az ilgisi olan sendikaları boşa çıkardılar. DİSK ve KESK’in alana girişi bitmek bilmedi. Kürsüden yapılan “Alana ilk olarak Hak-İş girecek, Türk-İş’i bekleyeceğiz, DİSK korteji yürüyüşü durdurun” uyarıları boşa düştü. Kontrol kaybı gerilimini sık sık yaşayan kürsü, bu tür durumlarda uyarıların yanı sıra sık sık 1 Mayıs marşı çaldı, şiirler okundu. Şiirlerden biri Adnan Yücel’in “Bitmedi o kavga…” idi. Bu sırada Hak-İş’in ilk kortejleri alanın Gümüşsuyu ucundan göründü ve pankartlar yerleşti. Kürsü, DİSK’i Gezi Parkına yönlendirmeye devam etti. Ancak fazla karşılık bulamadı.

11.00: Aralarında İskenderun Çelik-İş’in de bulunduğu Hak-İş şubeleri alana girdi. Hak-İş, “bezenilmiş” bir “Yaşasın 1 Mayıs” pankartı da taşıyordu. KESK bu sırada kürsüye yakın mevzilendi ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı. Kürsü, sloganları 1 Mayıs marşıyla bastırmaya çalıştı.

KESK kürsüye doğru ilerliyor. DİSK arkada kalsa da, KESK’lilerin gelişi devam etti. Tekel işçileri bir kez daha pankartlarını açtılar. Kürsüden “DİSK kürsü önüne, KESK Yolu açsın” duyuruları ve “İşte Taksim, işte 1 Mayıs” sloganları atıldı.

11.00: Alan doluyor. 1 Mayıs 1977 katliamını yaşamış olan işçi ve emekçiler “1 Mayıs 1977’de Taksim’deydik” pankartıyla alana girdiler. Bu sırada eski revizyonist TİP lideri Behice Boran’ın adını taşıyan “Behice Boran 100 yaşında” yazılı flamalarıyla birkaç yüz kişilik bir grup da alanda göründü. KESK hala alana girmeye devam ediyor. İspanyolca bir pankart da uzaktan göründü.

Kürsüden şiirler okunmaya devam edildi. Kürsü alan doldukça kontrol konusunda tedirginliği arttı. Şiir ve marşlarla dikkatleri toplamaya çalıştı.

Bir kadın emekçinin elinde Union Syndical Opera dövizi vardı. Yurtdışından gelen bir opera sanatçısı olma ihtimali var.

Eğitim-Sen’in muhtelif şubeleri, DİSK fabrika kortejleri gelmeye devam ediyor. DİSK’e bağlı Birleşik Metal şubeleri, bölge ve fabrika adlarıyla kortej oluşturmuşlardı. Trakya şubesi, İstanbul 1 No’lu, Anadolu Motor işçileri, Areva, direnişteki Akkardan, Arfesan, Sarkuysan, Çayırova işçileri, Legrand, Procast, Yücel Boru işçileri ayrı ayrı fabrikalarının adları ve DİSK-Birleşik Metal yazılı pankartlarla alana girdiler. Bu sırada artık alan dolmuştu. Kürsü, gelenlerin Gezi Parkına yönlendirilmesi uyarısını yaptı. Birleşik Metal üyesi işçilerden biri, “Katillerin de bayramı kutlu olsun” yazılı bir kukla taşıyordu. Bir KESK’li ise “Tebdili mekanda ferahlık vardır” yazılı bir döviz.

11.35: KESK ve DİSK üyelerinin girişi bitmiyor! Birleşik Metal’den Güven Elektrik, RSA, Konvekta işyerlerinden işçiler alana girdiler. Sular İdaresi önündeki minibüsün üzerinde bulunan mini kürsüden de hoşgeldiniz anonsları yapılıyor.

Biri Eğitim-Sen, diğerleri Harb-İş üyesi birkaç emekli işçiyle sohbet ediyoruz. Eğitim-Sen’li olan 1977 1 Mayıs’ına katıldığını, Gümüşsuyu tarafına çekildiklerini söyledi. Daha sonrası ise, muhafazakar yaşam tarzının egemen olduğuna ilişkin ulusalcı “muhalif” görüşler… Sendikalardan çok işçilere kızgındılar, AKP’ye oy verdikleri vb için… Buna rağmen, hepsi de alanda bulunmaktan, o an’dan son derece mutluydular.

12.30 Memur-Sen’e Hoş geldin anonsu yapıldı.

13.00: Devrimci 1 Mayıs Platformu ortak pankartı alana girdi. Arkalarda bir yerlerde İstanbul ODTÜ Mezunlar Derneği pankartı gözüküyordu. Marmara Üniversitesi Çocuk Hakları Klübü, “Çocuk köleliğini durdurun” yazılı el yapısı küçük bir pankart taşıyordu. Otobüs duraklarının önünde basının ilgisi gay ve lezbiyenlerdeydi. “Alışın” yazılıydı pankartlarında.

13.15: Mustafa Kumlu kürsüye çıkma talihsizliğinde bulundu fakat birkaç mırıltıdan sonra sesi kesildi. Direnişteki İşçiler Platformu’ndan işçilerin kürsü işgali, Devrimci 1 Mayıs Platformu’nun alana girmesiyle birlikte, KESK üyelerinin de katıldığı “Kahrolsun sendika ağaları” sloganları, Kumlu’nun fişini çekti. Bu arada kürsüden hemen susturulan “Kurtuluş yok tek başına” sloganı geldi.

Devrimci 1 Mayıs Platformu bileşenleri, alana sırasıyla girerken ortamı da sloganlarıyla canlandırdılar. İlk giriş yapan BDSP’lilerin ağırlıklı olarak attığı “Kahrolsun sendika ağaları!” sloganları oldu. Kürsüdeki Direnişteki İşçiler Platformu ve Tekel işçilerinin işgali ve sendika ağalarına karşı ajitasyonlarını boğmak için uzun süre ve döne döne 1 Mayıs marşını çalmak zorunda kaldı.

13.50: Devrimci Proletarya alana girmişti. Bu arada kürsüden yapılan kayıp çocuk ve yetişkin anonslarında da artış oldu. Alan hıncahınç doluydu.

Kürsüdeki mücadele, sıkça yapılan “Kürsüyü boşaltıyoruz” duyurularıyla kendini ele verdi.

Alandaki işçi ve emekçilerin Kumlu’nun sözlerine karnının tok olduğu ve onu konuşturmayacakları, aynı zamanda direnişçi işçilerin söz alma kararlılığından vazgeçmeyecekleri anlaşılınca, kürsü konuşmacısı Sami Evren oldu. Sami Evren ajitatif selamlamasından ve tarihe yaptığı atıftan sonra güvencesiz çalışmanın kalkması ve demokratik anayasa talebi başta olmak üzere talepleri sıralayan bir konuşma yaptı. Sami Evren’in Tekel’e atıf yaptığı yerde “Her yer Tekel, her yer direniş” sloganları yükseldi.

Daha sonra DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin konuşacağı duyuruldu. Ardından ise Tekel ve diğer direnişçi işçiler adına bir konuşmanın yapılacağı anonsu yapıldı.

Çelebi, selamlamalarını yaptıktan sonra faşistler tarafından katledilen Kemal Türkler’in 1977 1 Mayıs’ındaki sözlerini tekrarladı. “Bu alanın adı 1 Mayıs alanı olarak değişsin mi?” sözlerini tekrarladı. Çelebi’nin sorusu alandaki işçi ve emekçilerce gür bir sesle yanıtlandı. Bu arada “İşçiler kürsüye” sloganları devam ediyordu.

Çelebi, işçi sınıfına yönelik saldırıları tek tek saydıktan sonra, herkesin demokrasiden söz ettiğini, oysa darbeciler yargılanmadan, 1977, Çorum, Maraş katliamlarının failleri bulunmadan Türkiye’nin yeni bir sayfa açamayacağını söyledi. Bu sözleri alan içerisinden “Faşizme karşı omuz omuza” sloganlarıyla yanıtlandı.

Çelebi’nin uzayan konuşmasından sonra Direnişçi İşçiler Platformu adına konuşma yapıldı. Bu sırada kürsü işçiler ve devrimciler tarafından kısmen ele geçirilmiş durumdaydı. Direnişçi işçiler adına yapılan konuşma, coşkuyla dinlendi.

Uluslararası sendika konfederasyonlarından gelen 80 temsilci adına Türkçe yapılan konuşmalarda ise, Taksim’in önemi ve coşkusu vurgulandı. Barıştan söz edilerek “Anaların gözyaşının ulusu yoktur” denildi.

Daha sonra 1 Mayıs marşı tekrar çalındı ve toplu olarak söyleme çağrısı yapıldı. Mitinge katılan kurumlar eksikli bir tarzda sayıldı. Grup Yorum’un sahne alması ve çekilen halayların ardından Devrimci 1 Mayıs Platformu’nun hazırlayıp çeşitli siyasal parti ve örgütlerin imza koyduğu metin kürsüden okundu. Çav bella ile miting sonlandırıldı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*