Anasayfa » DÜNYA » Suriye’de Esad rejimi ve muhalif güçler

Suriye’de Esad rejimi ve muhalif güçler

Hama kentinde göstericileri gözaltına almak için getirilen otobüslerin yakılmasıyla başlayan olaylarda, güvenlik güçleri halkın üzerine ateş açtı. Burada 20 kişinin öldürüldüğü belirtiliyor. Kanlı rejimin güçleri, gördüğü tüm kalabalıkların üzerine ateş açmayı sürdürüyor. Humus’ta da şu ana kadar en az beş ölü olduğu bildiriliyor.

Şam’ın kuzey varoşlarında da göstericilere ateş açıldığı bildiriliyor, ancak bilanço bilinmiyor. El Cezire haber kanalına göre,Şam’ın kuzeyinde gerçekleştirilen gösteriye güvenlik güçleri ateş açarak karşılık verdi. Yerel kaynaklar Suriye ordusuna bağlı tankların ülkenin üçüncü büyük şehri Humus’a konuşlandığını açıkladı. Ateş açılan göstericiler arasında yaralı ve ölülerin olabileceği açıklandı.

Ülkedeki isyan dalgasının Şam’ın merkezine ulaşmasından çekinen Baas rejimi, şehir etrafında sıkı güvenlik önlemleri aldı. Şam kentinde yaşanacak herhangi bir muhalif gösterinin engellenmesine yönelik önlemler alan diktatörlük güçleri kent dışından gelen toplu taşıma araçlarının kente girmesini engellediler. Humus ve Banyas kentleri başta olmak üzere gerçekleştirilen gösterilere kadın ve çocukların da katıldığı aktarılıyor.

Gösterilerin öncekilere oranla daha düzenli bir şekilde organize edilmesi dikkat çekiyor. Göstericiler daha önceki cuma gösterilerine göre çok daha kalabalıklar ve atılan sloganlar da artık aynı ve ortak; Baasçı diktatörlüğün gitmesi ve özgürlük isteniyor. Suriyeli reform isteyen muhalifler geçtiğimiz cumayı ‘Meydan Okuma Cuma’sı olarak nitelendirdiler.

Gerici Baas diktatörlüğünün bir yandan şiddeti temel sindirme politikası olarak kullanarak, diğer yandan da emperyalistlerin ve MİT’in akıl hocalığında alelacele gerçekleştirdiği reformlarla büyüyen özgürlük mücadelesini “kontrol edilebilir” sınırlara çekme girişimi şimdilik mümkün görünmüyor. Hatırlanacağı gibi geçen haftalarda ülkedeki OHAL ve Devlet Güvenlik Mahkemesi kaldırılmış, Beşar Esad reformlar vaad etmişti.

Gerici rejim egemen sınıflara özgü o mesnetsiz demagojilerini sürdürüyor. Gösterileri Lübnan ve Irak’tan silah kaçıran çetelerin ve kaçakçıların teşvik ettiğini öne sürüyorlar. Ayrıca, ordunun aslında sivillere zarar vermediğini, yalnızca bu çeteleri bastırmaya çalıştığını iddia ediyorlar. Burjuvazinin kendi varlığını bir şekilde tehdit eden toplumsal muhalefet karşısında nasıl yalan ve yönlendirme biçimlerine başvurduğunu bir kez daha görmüş bulunuyoruz.

Oysa 50 yıldır diktatörlükle yönetilen bir ülkede başlayan gösterilerin toplumsal dinamikleri içerisnde emekçi kökenli genç bir kuşak da var. İsyan başladığı dönemden itibaren toplumun diğer kesimlerinde de karşılık buluyor. Soğuk Savaş döneminden kalma Suriye’yi istikrarsızlaştırma emperyalist projesinin bir parçası olan ve en kalabalık muhalefet örgütü olarak kabul edilen Müslüman kardeşler örgütünün bile gösterilere sonradan katılmaya başladığı biliniyor.

Sınırları belirsiz de olsa gelişen kitle hareketinin talepleri soğuk savaş artığı Müslüman kardeşerleri de aşıyor. Etkileri sınırlı da olsa devrimci ve demokrat akımların Suriye’deki varlığı biliniyor. Onların da gelişen gösterilerde yerel etkilerinin olmasına rağmen bütünü kucaklayacak ve önderlik edebilecek bir güçlerinin olmadığı anlaşılıyor. Her şeye karşın özgürlük isteyen her kitlesel girişim, programlarının merkezinde burjuvazinin kapitalist düzenine son vermek olan komünistlere inanılmaz olanaklar sunu

Muhalefetin talepleri 

Kırk yıldır Suriyeli işçi ve emekçilerin tepesine bir kabus gibi çökmüş olan Baas diktatörlüğü, muhalefetin aşağıda görülebileceği gibi normal koşullar altında en rafine temel özgürlükleri bile tam olarak içermeyen sınırlı taleplerini acımasız bir biçimde bastırmaya çalışıyor. Dikkati çeken diğer bir nokta, beş haftadır yoğun bir şekilde başlayan gösterilerin, en büyük kentten küçük yerleşim birimlerine kadar, komiteler biçiminde bir örgütlenmenin temelinin ortaya çıkmasına yol açmış bulunması oluyor.
“Suriye Yerel Örgütlenme Komiteleri” adıyla yayımlanan bildiride talepler şöyle sıralandı:

-İşkence, cinayet, tutuklamalar ve şiddete son verilmesi.
-Devletin gösterilerde ölenler için üç günlük yas ilan etmesi.
-Ölümlerle ilgili soruşturma başlatılması ve bulgular ışığında adli sürecin işletilmesi.
-Tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması.
-Cumhurbaşkanının görev süresinin iki dönemle sınırlandırılması dahil Suriye anayasasında değişiklikler yapılması.

Suriyeli emekçilerin diktatörlükle hesaplaşması böylece yeni bir düzleme sıçramış bulunuyor. Emperyalistlerin ve Suriye burjuvazisinin elinde, emekçi tabanın eylemlerinin diktatörlüğü yıkmanın ötesine geçen taleplere doğru bir genişleme olasılığına karşı, emekçileri din ve mezhep temelinde bölme planlarının olduğu biliniyor. Ayrıca hareketin talepler bütünü itibarı ile sadece demokratik sınırlarla hareket etmesi, emperyalistlerin ideolojik-politik, hatta Libya’da olduğu gibi askeri müdahalesine açık bir alan bırakmış oluyor. Gerici burjuva diktatörlüğüne karşı ancak işçi sınıfının devrimci programı temelinde hareket edilerek kesin sonuca ulaşılabilinir. Diktatörlükler işçi ve emekçilerin sosyalist talepleriyle ortadan kaldırılarak gerçek özgürlükler dünyasına, hakedilmiş onura ulaşılabilir.


Suriye’deki Muhalif Hareketler

Komünist Parti
1924 yılında kurulan Komünist Parti, ülkedeki ciddi faaliyetleri ve muhalif tutumuyla biliniyor. Özellikle de 1958 yılında Mısır ve Suriye’nin Baasçı temelde birleşmesine karşı çıkan Komünist Parti’nin yöneticileri ve üyelerinin çoğu, iki ülkenin birleşmesinin ardından tutuklanmıştır. 1969 – 1972 yılları arasında ciddi iç çekişmeler yaşayan parti ikiye bölündü. Komünist Parti’nin şimdiki lideri Avukat Riyad et Türk’tür. Ülkede demokrasi çağrısı yapan en önemli şahsiyetlerden birisi olarak bilinmektedir. Suriye’nin Mandelası olarak da isimlendirilmektedir. Eylül 2001’de tutuklananlar arasındaydı.  Kasım 2002 yılında tekrar hürriyetine kavuştu. Türk, Hama Katliamı’ndan sonra Hafız Esad yönetimini yaşananlardan sorumlu tutmuş ve Esad’ı diktatör olarak nitelendirmiştir. Revizyonist Sovyetler birliği döneminin “kapitalist olmayan yol” politikasının Suriye’deki uzantısı olarak özetle tanımlanabilir.

Müslüman Kardeşler
Hareket emperyalizmin Yeşil Kuşak projesinin Suriye uzantısıydı. Bugün gelişmekte olan halk hareketinin talepler itibarı ile gerisinde kaldığı biliniyor. 1942 yılında Dr. Mustafa es Sibai tarafından kuruldu. Şimdiki lideri Riyad el Şakfa’dır. Cemaatin/Partinin kökleri 1928 yılında Mısır’da Hasan el Benna tarafından kurulan Müslüman Kardeşler’e dayanmaktadır. Parti 1962 yılına kadar ülkede parlamentoya girmiş ve hükümetlere ortak olmuştur. Şubat 1982 yılında yaşananların ardından Müslüman Kardeşler, Suriye siyasi hayatından tamamen silinmiştir.

Hafız Esad yönetimi, 1980 yılında yürürlüğe giren 49 numaralı kanun maddesiyle Müslüman Kardeşleri ülkede yasaklı örgüt ilan etti. Aynı kanun maddesi gereği, Müslüman Kardeşler’e eğilim gösterenler idamla cezalandırıldı. Beşşar el Esad’in eski yardımcısı Abdulhalim Haddam tarafından oluşturulan Milli Kurtuluş Cephesi’ne katılan Müslüman Kardeşler, 2009 yılındaki İsrail’in Gazze saldırısından sonra cepheden ayrıldığını ilan etti ve Esad’a muhalefetini askıya aldı.

Tunus ve Mısır’da yaşanan devrimlerin ardından Müslüman Kardeşler, Suriye yönetiminin halka karşı takındığı uygulamalara devam etmesi durumunda sivil itaatsizlik ilan ederek, sokağa çıkma tehdidinde bulunmuştu. Müslüman Kardeşler’in yöneticileri 1982 yılından bu yana sürgünde yaşıyor.

Milli Kurtuluş Cephesi
Suriye rejiminden ayrılan Beşşar el Esad’in eski yardımcısı Abdulhalim Haddam’ın girişimiyle, Müslüman Kardeşler’in yanı sıra milliyetçi ve liberal muhalif gruplar tarafından Belkiça’nın başkenti Brüksel’de oluşturuldu. Cephe Esad yönetimini barışçıl yollarla değiştirmeyi hedeflemekteydi. Müslüman Kardeşler Milli Kurtuluş Cephesi’nden 2009 yılı Nisan ayında farklı gerekçelerle ayrıldı.

Adalet ve Kalkınma Hareketi
2006 yılında Londra’da imzalanan ‘Şam Deklarasyonu’ ile sürgündeki muhalif gruplar tarafından oluşturuldu. Hedef Suriye halkı tarafından kabul görmeyi sağlamaktı.

Hareket, özgürlükler ve yönetimin barışçıl yollarla el değiştirilmesinin sağlanmasını hedeflemektedir. Ayrıca olağanüstü halin kaldırılması, ülkede siyasi partilerin kurulması, sürgündekilerin ülkeye geri dönmesinin sağlanması ve siyasi suçluların serbest bırakılmasını istemektedir.

Reform Partisi
Suriye asıllı Amerikalı Ferid el Ğadiri tarafından 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından ABD’de kuruldu. Ğadiri, partisini Baas ve Müslüman Kardeşler’in alternatifi olarak sunmaktadır. ABD ile yardımlaşarak Esad yönetimini düşürmeyi ve ardından İsrail ile iyi ilişkiler kurmayı hedeflemektedir. Suriyeliler Amerika ile işbirliği içinde olduğu için Ğadiri’nin partisine fazla rağbet göstermedi.

Milli Demokratik Birlik
Beş sol partiden oluşmaktadır. Bunlar: Arap Demokrat Sosyalist Parti, Komünist Parti, Sosyalist Demokratik Baas Partisi, Arap Devrimci İşçi Partisi ve Arap Sosyalist Partisi.

Arap Sosyalist Hareketi
Bu hareket kendi içinde ikiye bölündü. Bir grup iktidardaki Baas partisine katıldı. Diğer grup ise muhalefette yer aldı. Hareketin liderliğini Abdulgani Ayyaş yürütmektedir. Bu hareketin yıldızı ellili yıllarda Suriye’deki bütün devrimlere katılan ateşli siyasetçi El Karzemi Ekrem El Havrani zamanında parlamıştı. Hareketin ikiye bölünmesi ve El Havrani’nin Mısır lideri Cemal Abdunnasır’a açıktan muhalefeti, Suriye’de hareketin zayıflamasına neden oldu.

Arap Sosyalistleri Birliği
1964 yılında kuruldu. Nasiri olarak bilinen Arap milliyetçiliğini hedefleyen Arap Milliyetçiliği Hareketi, Sosyalist Birlik Hareketi, Arap Birliği Cephesi ve Suriye Sosyalist Birliği’ni bünyesinde topladı.

Devrimci İşçi Partisi
Tarık Ebu el Hasan liderliğinde kuruldu. Marksist bir parti. Fazla bir bilgi yok.

Komünist İşçi Partisi
Yetmişli yılların ortalarında kuruldu. Seksenli yıllarda gizlice faaliyetlerine devam etti. Baba Esad bu partiye karşı çok sert baskı uyguladı.

Suriye Kürtleri Tarafından Kurulan Partiler

Modernite ve Demokrasi Partisi
Laik ve liberal Kürt partisidir. Suriye yönetimi tarafından tanınmamaktadır. 1996 yılında kurulan partinin programında baskıya karşı direniş, kültürel köklere inme ve Suriye’de siyasi hayatı demokratikleştirme hedefleniyor.

Kürt Demokratik Birlik Partisi
1970 yılında Suriye’de kuruldu. Suriye yönetimi tarafından tanınmamaktadır. Kürt Demokratik Partisi’nin bir uzantısı olarak kabul edilmektedir. Suriye’de Kürtlere karşı uygulanan devlet baskısının kaldırılmasını ve Kürtlerin yaşadığı bölgeleri, ülke birlik ve bütünlüğü içinde idare etmeyi hedeflemektedir.

“İnsan haklarına saygılı, demokratik, katılımcı ve kanunun üstünlüğünün hâkim olduğu bir Suriye’yi” hedeflemektedir. Ayrıca ülkede Kürtçe medyanın yayın yapmasına izin verilmesini istemektedir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*