Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Sosyal paylaşım ağlarına özel mülkiyet giyotini!

Sosyal paylaşım ağlarına özel mülkiyet giyotini!

İnternetteki sosyal paylaşım ağlarına, bir özel mülkiyet giyotini daha iniyor: Kültür Bakanlığı’nın hazırladığı yeni yasa tasarısıyla, internette özel mülkiyet hükümranlığı olağanüstü genişletiliyor.

Tasarıya göre, kapitalist şirketler tarafından yayın ve gösterim hakkı özel mülkiyet olarak tescil ettirilmiş her türlü film, program, müzik, oyun, kitap, makale, fotoğraf, resim gibi fikri ürünlerin internetteki sosyal paylaşım ağlarında parasız paylaşılmasını yasaklanıyor. Parasını ödeyerek indirenler bile, bunları sosyal paylaşım ağlarında parasız paylaşamayacak. Paylaşırsa, tüm internet paylaşım ağlarını takibe alan bilgisayar programları tarafından ilk seferde uyarılıp fişlenecek, 3. seferde 50 bin liraya varan para cezalarına çarptırılacak.

Tasarı, ABD ve AB’de, fikri-eserlerin parasız kullanımı ve paylaşılmasını, yüzde 95 oranında engelleyen “fikri özel mülkiyet” yasalarını örnek alıyor. Kapitalist şirketlerin kar için ürettiği (elektronik olarak kopyalanabilir) ürünlerin, parasız kullanım ve paylaşılmasını, özel mülkiyete karşı işlenmiş suç kapsamına sokuyor. Bunu, korsan çoğaltma ve satışla eşdüzeyli tutuyor. Polise, (hatta trafik polislerine) ev ve arabalardaki kişisel bilgisayar, i-pod, cep telefonu, müzik-video seti gibi elektronik cihazlarda kaydedilmiş film, müzik gibi eserlerin “parasıyla mı indirildiği” yoksa “parasız başka yerden mi kaydedildiği”ni sorgulama yetkisi veriyor.

Türkiye’de internet üzerindeki mevcut fikri özel mülkiyet yasası, fikri eserleri parasız yayınlayan sitelere erişim yasağı konulması biçimindedir. Örneğin Nazım’ın tüm yapıtlarının özel mülkiyetini ele geçiren Yapı Kredi Yayınları, internette Nazım’ın şiirlerinin toplu yayınlanmasına yayın yasağı koydurdu. Bugün hiçbir şiir-edebiyat sitesinde bile, Nazım’ın toplu şiirlerini veya her hangi bir kitabını bulmak olanaklı değil. Fikri özel mülkiyet yasası gereğince, “tanıtım amacıyla” en fazla 6-7 şiirinin yayınlanabilmesine/parasız okunmasına izin veriyor. Mevcut “fikri mülkiyet” yasasının giderek genişletilmesinin sonucu, şu an yaklaşık 6 bin civarındaki, film, müzik, kitap sitesinin yasaklanmış olmasıdır.

2-3 ay içinde yasalaşması hedeflenen yeni tasarı ise, internette de özel mülkiyet ve meta egemenliğini azamileştiriyor: Artık, “beğendiğiniz” bir film, program, müzik, kitap, resim, fotoğraf, makale, karikatür, hatta belli bir fikir veya bilgi, eğer “fikri özel mülkiyet”, yani yararlanılması paraya tabi olarak tescil ettirilmişse, parasız paylaşmanız da “yasa dışı” ve “suç” kapsamındadır.

İnternet: “Sosyal paylaşım demokrasisi” mi?

İnternet uzunca bir süre, özgürlüğün sözde mutlak biçimi gibi sunuldu. Kitlelerin “saf demokrasi” hayalleriyle burjuva sivil toplumun bir parçası haline getirilmesinde önemli rol oynadı. Ama bugün internet demokrasisi de çürüyen burjuva iç yüzünü daha bir açıktan kusmaya başladı: Sermayenin internette de kitlelerin etkinliğini azami piyasalaştırması temelinde demokrasi! Azami metalaştırma demokrasisi! Sevdiği bir filmi, Nazım’ın bir şiir kitabını parasız paylaşmanın bile suç olduğu özel mülkiyet demokrasisi!

Tüm sosyal paylaşım ağları, bir yandan Terörle Mücadele ve Türk Ceza Kanunlarının, diğer yandan fikri özel mülkiyet yasalarının kıskacı altına altına alınmış durumda. Ve kıskaç her geçen gün daralıyor: Bir mail ya da tweet nedeniyle, internet kullanıcıları işten veya okuldan atılabiliyor, soruşturmaya uğruyor, tutuklanabiliyor. 20 bine yakın site Terörle Mücadele Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Fikri Mülkiyet Kanunu nedeniyle erişime yasaklanmış durumda. Ve şimdi ikinci büyük yasaklar dalgası kapıda: Sosyal medyaya ve sosyal paylaşım ağlarına hem siyasal planda yeni bir siyasal yasak ve sınırlandırma yasası, hem de ekonomik planda yeni bir fikri özel mülkiyet yasası gündemde!

İnternetin, “sosyal paylaşım demokrasisi” olduğu yanılsamasının kaybolmaya başlaması, internetteki sermaye egemenliğinin zaten internetin gerçek sosyal paylaşım için kullanılabilmesinde en büyük ayak bağı olarak hissedilmeye başlamasının, ve dolayısıyla zaten öyle olduğunun ve gittikçe daha fazla öyle olduğunun bir ifadesidir.

İnternetin dev çaplı toplumsal niteliği, kaçınılmaz olarak katılımcı-paylaşımcı yığın demokrasisine, ürünlerin meta olmaktan çıkarılmasına doğru tarihsel bir eğilim taşıyor. Fakat karşısında, internette de her türlü doğrudan katılımı engelleyen, toplumsal-kültürel ürünlerin parasız sosyal kullanım ve paylaşım hakkını bile yasaklayan sermaye diktatörlüğünü bulmaktadır.

İnternette fikirsel-kültürel üretimin de dev çaplı toplumsallaşması eğilimi ile, burjuva özel mülk ediniş biçimi arasındaki bağdaşmazlık keskinleşmektedir. Burjuvazinin bindiği bir dalı daha, kitlelerin sosyal paylaşım ağlarındaki soluk borusunu da kesmeye yöneldiği yerde, çatışma kaçınılmazdır.

Kahrolsun özel mülkiyet! Kahrolsun meta egemenliği!

Burjuvazi, her türlü üretimin kapitalist meta üretimi, her türlü ürününün (ancak bireysel olarak parayla edinilebilir) meta olduğu bir dünya yaratmakla kalmadı. İşçiye emek gücünü meta olarak yeniden üretmek ve patronlara satmak dışında yaşam hakkı tanımıyor. Hiçbir toplumsal etkinlik ve ilişkiye meta biçimine alçatmak dışında bir varoluş hakkı tanımıyor. Sağlıktan eğitime, bilgiden fikirlere, sanattan spora, çocuk oyunlarından hayallere, çiçeklerden dağda kendi halinde akan suya kadar, diyor bize, ancak paranız kadar bireysel olarak yararlanılabilir metalar olarak varolabilir. Yılışık biçimde gülerek devam ediyor: Metalar dünyası ne kadar büyürse, insanlar dünyası o kadar küçülür. Ve siz soluk almak için bile benim fahiş fiyattan pazarladığım metalara köle olmakla kalmaz, onları satın alabilmek için de, emekgücünüzü ve hatta kişiliğinizi meta olarak pazarlamak zorunda kalırsınız. Sonra ciddileşip ekliyor: Metaları bir kez satın aldıktan sonra başkalarıyla parasız paylaşmanızı da yasaklıyorum. Metalar paylaşılmaz, paylaşılsaydı meta olmazlardı. Beğendiğiniz bir filmi, e-kitabı satın aldıktan sonra bile istediğiniz gibi kullanamazsınız. Arkadaşlarınızla parasız paylaşamazsınız. Yalnızca benim adıma reklamını yapıp onların da satın almasını sağlayabilirsiniz. Sizi metaların gücü adına yalnızlığa ve köleliğe mahkum ediyorum.

Kapitalist meta üretim ve egemenlik ilişkileri dışında, her türlü toplumsal etkinlik, ilişki ve paylaşımın yasak olduğu bir dünya! Bu bir bilim-kurgu filmi değil, kapitalist dünyanın ta kendisidir.

Fakat bu kapitalist dünyanın ufak bir kusuru var: Kapitalist meta biçimi dışında hiçbir ilişki bırakmaması, uzlaşmaz sınıf karşıtlığını her türlü toplumsal ilişkiye yayması ve bu temelde yıkılacak olmasıdır. Dev çaplı toplumsallaşan niteliği ve ihtiyaçlarıyla meta kabuğuna sığmaz hale gelen işçi sınıfı, meta varoluş biçimine başkaldırmadan, onu yıkmadan soluk bile alamaz.

Kahrolsun özel mülkiyet! Fikri özel mülkiyet yasa ve tasarıları derhal kaldırılmalıdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*