Anasayfa » GÜNDEM » Soma Raporu Son Bölüm

Soma Raporu Son Bölüm

Soma Maden Faciasi Sonrası Açılan Ceza Davası
 
Türkiye’nin, iş cinayetleri konusunda hiç de parlak bir sicilinin olmadığı herkesçe bilinmektedir. İş cinayetlerinin önlenmesi aşamasında gerek kamu gerekse işverenler üzerlerine düşen görevleri yerine getirmemektedir. İş cinayetlerinin yaşanmasından sonra yapılan ceza yargılamaları ve verilebilirse verilen cezalar da caydırıcı olmaktan oldukça uzaktır.
İş cinayetleri sonrasında açılan ceza davalarında, göstermelik olarak yargı karşısına çıkartılan şirket personeli çoğunlukla “taksir”le insan öldürme suçundan yargılanmaktadır. Soma Maden faciası sonrasında açılan kamu davasında ise, şirket üst düzey yöneticileri ve iş
güvenliği uzmanlarının “olası kast”la insan öldürme, diğer sanıkların da “bilinçli taksir”le insan öldürme suçunu işledikleri belirtilerek iddianame düzenlenmiştir.
Taksir; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, sonucun öngörülmemesine rağmen gerçekleştirilmesidir. Bilinçli taksir; kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde söz konusu olacaktır. Kişinin suçun unsurlarının (insan öldürme suçu açısından ölümün) gerçekleşeceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemeye devam etmesi halinde ise olası kasttan bahsedilecektir. Olası kast ve taksir arasında, tayin edilecek ceza miktarı açısından büyük fark bulunmaktadır. Olası kasttan ceza verilmesi durumunda, erteleme ve/veya hükmün açıklanmasının geri bırakılası gibi hükümlerin uygulanamayacak olması nedeni ile sanıklar açısından cezaevinde kalmak sonucu doğacaktır.
iste_soma_davasi_nda_yasananlar_h265642_2114e
Taksir ihtimalinde ise, ceza miktarında ciddi indirim yapıldığından, sanıklar ya para cezası ödemekte ya da çok kısa süreli verilen hapis cezaları ertelenmektedir. Uygulamada genellikle iş cinayetlerinde “taksir” olduğunun kabul edilmesi nedeni ile işverenler bir olayda bir işçinin ölmesi ve/veya iş cinayetlerinin sıklıkla yaşanmaması koşuluyla, işyelerinde iş cinayetlerinin olmasını göze almakta ve iş cinayetlerinin önlenmesi için maliyeti arttıracağı tartışmasız olan iş güvenliği tedbirlerini almak yerine “ceza” almayı tercih etmektedir.
Diğer iş cinayeti dosyalarından farklı olarak, Soma Maden Faciası dosyasında, sanıkların yaptıkları ve yapmadıkları eylemler neticesinde “ölüm”ün gerçekleşeceğini öngördükleri kabul edilerek iddianame düzenlenmiş olması, iş cinayeti yargılamaları ve sorumlulukların belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Yargılama sonucunda, sanıkların sorumluluk derecelerine göre “olası kast” ve “bilinçli taksir” ile insan öldürme suçunu işlediklerinin kabul edilmesi halinde, bu dosya diğer işverenler açısından da emsal teşkil edecek ve cezaların ağırlığı işverenleri iş güvenliği önlemi almaya yöneltecektir.
Soma’da Neler Oluyor?
Maden katliamı sonrası, gerek devlet erkanının konuya yaklaşımı gerekse de toplumun duyarlı kesimlerinin bu olayı “yardım edilmeyi gerektiren bir durum” olarak algılamaları nedeni ile Türkiye’nin çok çeşitli bölgelerinde yaşanan diğer iş cinayetlerinde veya maden kaza(!)larında gündeme gelmemesine rağmen, Soma Maden Katliamında hayatını kaybeden işçilerin yakınlarına çeşitli “yardım”lar yapıldı.
Yapılan resmi açıklamalarda kullanılan “fıtrat” açıklaması ile yapılan “yardım”lar bir araya geldiğinde bölgenin toplumsal yapısına da uygun olarak, bazı aileler yaşanılan faciayı “kader” olarak kabul edip evlerine kapandılar. Bazı aileler ise Soma’yı terk etti. Hatrı sayılır sayıdaki diğer aileler ise, facianın yaşanmasında devletin ve şirketin ne denli sorumlu olduğunu bilerek ve anlayarak özellikle ceza davası sürecinin takipçisi oldular.
Yardımların resmi mirasçılara yapılmasından dolayı gelinler ile kayın aileler arasında çok çeşitli sorunlar yaşandı. Bu süreçte yalnızlaşmayıp bir arada duran aileler, yaşanılan sorunları dayanışma ile ve birbirlerine destek olarak çözdüler. Faciaya kadar toplumsal hayattan nispeten uzak duran kadınlar, kısmen zorunluluktan kısmen de eşlerinin/oğullarının hayatını sona erdiren sorumlulardan hesap sorma bilinci ile hayata katıldılar. Bu süreç, Soma’lı kadınlar için kolay olmadı ama gelinen noktada bir çok kadının toplumsal hayata katıldığını, çalışmaya başladığını, sorumlulardan hesap sormak için ısrarla ve inatla yargılama sürecini takip ettiklerini söylemek mümkün.
Soma Davası Neden Takip Edilmeli
Soma Maden Faciası dosyası, hem sanıkların sorumluluklarının “olası kast” olarak tarif edilmiş olması nedeni ile hem de bu dosyada alınacak kararın işverenleri gerçek anlamıyla ve “bilimsel kurallara uygun” iş güvenliği önlemi almaya sevk etmesinin muhtemel olması nedeni ile önemlidir. Soma havzasında, madende çalışmaya mahkum edilmiş olan insanlarımızın, sağlıklı koşullarda çalışmasının sağlanabilmesi hepimiz için tarihsel bir sorumluluktur. Bunca acıya ve soruna rağmen davalarının takipçisi olan, devletin ve işverenin caydırma çabalarına rağmen davalarından vazgeçmeyen, tüm sorumlular yargılanıp ceza alana ve ailelerin gözlerinin içine bakarak
hesap verene kadar mücadele etmek azminde olan acılı insanlarla dayanışmak, Soma Maden Faciası dosyasını takip etmek için yeterli bir sebeptir.
Katliamı ve iş cinayetlerini gündemde tutmak, iş güvenliği önlemlerinin alınmasının takipçisi olmak, Soma Maden Faciası dosyası özelinde kamu görevlilerinin ve şirketin fiili patronu olan Alp Gürkan’ın yargılanmasını sağlamak hepimiz için tarihsel bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır.
Sosyal Haklar Derneği Soma Raporu

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*