Anasayfa » GÜNDEM » Soma davası yarına ertelendi

Soma davası yarına ertelendi

Soma davası yarına ertelendi: Artık her sanık kendisinden sorumlu

301 madencinin hayatını kaybettiği katliamın davasının ikinci duruşması bugün Akhisar Bülent Ciğeroğlu Kültür Merkezinde oluşturulan mahkeme salonunda devam etti. Mahkeme heyeti madenci yakınlarının avukatlarının gündeme getirdiği aralarında menfaat çatışması bulunan birden fazla sanığı aynı avukatın savunması konusunda ki kararını açıklayarak bu sanıkların ayrı ayrı avukat tutmaları gerektiğini belirtti. Sanıklar yeni avukat tayini için süre istediler, bu nedenle mahkeme 16 Haziran’a ertelendi. İfade vermeyi bekleyen madenci aileleri uzun yoldan geldiklerini belirterek ertelemeye tepki gösterdi.

Bugünkü oturumda askerde bulunan sanıklardan Necati Karadeniz ve Harun Yılmaz’ın savunmaları alındı. 
 
Necati Karadeniz, maden mühendisi olduğunu emniyet ekibinde yer aldığını, gaz ölçümü ve tahkimat yapma görevlerinin olduğunu söyledi. Vardiya amirinin Hilmi Kazık olduğunu söyleyerek, iş güvenliği konusunda eğitim aldığını belirtti. 
 
Karadeniz ilk ifadesinde sıcaklık artışı hissettiğini ve bunu vardiya amiri Hilmi Kazık’a  söylediğini belirtmesine rağmen bu oturumda sıcaklık hissetmediğini söyledi. Gaz maskelerinin kontrolünün yapılıp yapılmadığını bilmediğini söyledi. 
 
Daha sonra Harun Yılmaz’ın ifadesine geçildi. Maden teknikeri olduğunu söyleyen Yılmaz,  2009 yılından beri ocakta çalıştığını bütün panolarda iş güvenliği personelinin bulunduğunu söyledi. Hazırlık işlerinden sorumlu olduğunu söyleyen Yılmaz, üretim baskısı olmadığını iddia etti. 
 
Yılmaz’ın savunmasının ardından mahkeme başkanı Aytaç Ballı, iş güvenliği sorumluları vardiya amirleri ve gaz izleme personeli arasında menfaat çatışması olduğunun mahkeme tarafından oy birliği ile kabul edildiğini belitti. Bu nedenle sanık avukatlarına hangi sanığın savunmasını üstlendiklerini sordu. Bir kısmı cevap verirken bir kısmı süre istedi. Açıkta kalan sanıklar da süre isteyince duruşma bir gün sonraya ertelendi.
 
‘TALEBİMİZ KABUL EDİLDİ’
 

Çıkışta açıklama yapan madenci yakınlarının avukatlarından ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, “Şirket avukat tutmuş avukatın parasını şirket ödüyor, ‘bu maden mühendisleri, teknikerler nasıl şirket aleyhine beyanat verecek’ dedik en başından beri. Mahkeme heyeti de ‘Birbirlerini kurtarmak için savunma yapabilirler’ diyerek bizim talebimiz olan doğru bir karar verdi” dedi. 
 
Ailelere destek olmak ve davayı takip etmek üzere dışarıda oluşturulan sendika ve siyasi partilerin stantları arasında yer alan KESK standında açıklama yapıldı. Burada konuşan KESK Genel Yürütme Kurulu Üyesi ve Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy, burada tarihi bir davanın görüldüğünü belirterek, “Başından beri takipcisiyiz. Gidişatı ile ilgili kaygılıyız. zamana yayılıyor. İşçi cinayetlerini fıtrat olarak gösterenlere karşı burada olmaya devam edeceğiz” dedi. Öğretmen Ayşegül Ersoy’un da sürgün edildiğini hatırlatan Atasoy, “Onunda yanında olacağız” dedi.  
 
Eğitim Sen Akhisar Temsilcisi Ramazan Dede’nin duruşma salonunun yan tarafındaki okuldan 10 plastik sandalyeyi duruşmaya gelen ailelerin oturması için bir saatliğine okuldan alması yüzünden hakkında inceleme ve soruşturma başlatıldığını belirten Atasoy, “Bu da insani değerlerin ne kadar ayaklar altına alındığını gösteriyor” dedi.
 
DAVANIN KAZANILMASI YA DA KAYBEDİLMESİ SAHİPLENMEYE BAĞLI
 

HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ise, davanın kazanılması ya da kaybedilmesinin  davanın sahiplenilmesine bağlı olduğunu belirterek, “Bu günden sonra sanıkların hepsi kendi bacağından asılacak. Şirketin  hepsinin avukatının parasını verip aynı ifadeyi vermelerinin yolu kapanmış oldu” dedi. Halkın sessiz kalması durumunda adaletin zenginden yana işlediğini belirten Kürkçü, “Şu an yer altında çalışan yüzlerce madenci bu davanın sonucuna göre daha iyi koşullarda çalışabilecek” dedi.
 
AİLELERİN ERTELEMEYE TAHAMÜLÜ YOK
 
Bugün konuşma sırasının kendilerine geldiğini düşünen  aileler yine konuşamadan evlerine dönmüş oldu. Özellikle küçük çocuğu olana kadınlar mahkemeye gelip gitmekte zorlandıklarını, bebeklerini emzirecek bir odanın bile olmadığını belirttiler. Bazıları ise çocuklarını evde bıraktıklarını bakacak kimse bulmakta zorlandıklarını belirtti. “Artık onların yalanlarını dilemekten bıktık, biz konuşmak istiyoruz. Biz her türlü zorluğa katlanırız yeter ki adalet sağlasın” dediler.

Soma ve Ermenek maden katliamlarının hesabı sorulmadan daha madenlerde işçi cinayetleri devam ediyor…

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin açıkladığı verilere göre 2015 yılında şu ana kadar 18 madenci yaşamını yitirdi…

Seyhan Dal

Nuri Ayyıldız

Ümit Cezm

Sinan Cin

Ahmet Arslan

Yusuf Çakıroğlu

Mehmet Ali Taşkın

Cengiz Çelik

Nevzat Candan

Mahmut Meydan

Mustafa Yaylı

Erol Uğur

Ergin Ceylan

Ömer Özcan

Engin Özcan

Hakkı Duran

Durmuş Cengiz

Zeki Ese

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*