Anasayfa » GENÇLİK » Sınıfsız’dan “Hoşgeldin” bildirisi

Sınıfsız’dan “Hoşgeldin” bildirisi

Ankara’da üniversitelerin kayıt döneminin başlamasıyla birlikte üniversiteli Sınıfsız okurları olarak bizler de henüz gençliğinin baharında binbir emekle kazandıkları ve hayallerle, beklentilerle dolu okullarına gelen üniversite gençliğine kendi alanlarında karşılaşacakları sorunlara yönelik bir bilgilendirme çalışması yaptık.
Üniversitelerde Gezi ruhunun Eylül ayında yayılması korkusu ile kayıtlar sırasında stand açmak rektörlük tarafından yasak ilan edilirken okullarda polisler arzı endama başladı. Bu yasaklara ve baskılara rağmen çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.
Bu çalışmanın startını Hacettepe Üniversitesi‘nde kayıt sırasında bildiri ve anket çalışması yaparak verdik. Anket çalışmamızın genel hedefi bu üst düzey emeklerle kazanılan üniversitelerin beklentilerimizi karşılayıp karşılamadığıyla ilgiliydi. Bizlerin de içinde olduğu büyük çoğunluğun Hacettepe gibi üniversitelerden beklentilerinin akademik ve sosyal kültürel tatmin olmasına rağmen bu durumun 3. ve 4. sınıfta yerini geleceksizlik sorununa dönüştüğünü gözlemleyebiliyoruz.
Bu durumun yeni kayıttaki öğrenciler için nasıl bir karşılığı olduğu konusunda yaptığımız anketlerde şimdilik sonuç yine beklentilerin yüksek oluşu. Ancak ders kayıtları sonuna kadar ODTÜ, Hacettepe ve Ankara üniversitelerinde devam edeceğimiz anket çalışması sonucunu burada sizlerle ilerleyen zamanlarda paylaşacağız.

Ankara üniversiteler kayıt günlerinde dağıttığımız bildiri ise şöyle:

“Hoş geldin!

Artık yeni bir yaşama kapı araladın. Sonunda üniversitelisin. Belki
istediğin üniversitede/bölümdesin ama büyük ihtimalle puanın yettiğince,
aile ve çevre basıkısından kaçabilecek bir bölüme fit oldun. Her nasılsa,
artık üniversitelisin ve farklı bir yaşamdasın.
Daha özgür, daha üretken olacak kendin ve toplum için birşeyler
yapacaksın. En azından sen öyle düşünüyorsun. Ya da “Aman ben bi okulu
bitireyim, bir işe girereyim de” diyorsun. Bir çoğumuzda senin gibi
düşündük ondan biliyoruz.
Önce kızmazsan biraz acıtalım. İlk elde bilimsel, toplumsal bir
eğitim beklentin suya düşecek. Ezberci eğitimin liseden sonra da peşini
bırakmadığını göreceksin. Toplum için insanlık için birşeyler üretmek mi?
Yook, oda yok maalesef. Hocaların her söylediği kitabı alacaksın, okumaya
çalışacaksın. Bir çok topluluğa gireceksin, sosyal olacaksın. Ama tek tek
bezdirecekler seni. “Sen buralarda yenisin galiba gel bakalım burada işler
nasıl gider gösterelim.” denilecek. Sonra sende şirketlerin projelerinde yer
alan hocaların ekibinde yer alabilirsen sevineceksin. Ya da memuriyet
hayalleri için KPSS odaklı çalışmaya vereceksin kendini. Bir yandanda
part-time iş arayacaksın.
Bu, ağırlaştırılmış bir kölece çalışmaya, kölece yaşamaya, kölece
yönetilmeye ebediyen mahkum olduğuna inanmaya başlayacaksın. Ve
hepsinden daha yıkıcısı: kölece düşünmeyi, rekabeti ve bireyciliği
özgürlük sanacaksın.
İşte “bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine
yaşam” özlemimizi böyle böyle alıyorlar. Yerine birbirimizi çiğneyerek
peşinden koştuğumuz piyasalaştırılmış özlemleri koyuyorlar.
Sonra bir gün, birdenbire, bir parkta birkaç ağacı kesmek
isteyecekler… Hem satılamayan iki ağacı kim ne yapsın? Yerlerine bir
AVM yapılsa, vitrinlerine baksak, fahiş bir Starbucks kahve fiyatına bir üst
sınıf yaşam özlemi satın alır, kendimizi ne güzel özgür hissederiz. Zaten
bunlar dışımızdaki meseleler. Oy verdiğimiz demokrasi, zaten bizi kendi
yaşamlarımız hakkında karar alma zahmetinden kurtarmak için değil mi?
Herşeyimizi kaybetmeye, önce özlemlerini kaybederek başlıyoruz.
Ve şimdi, yeniden isyan etmeye doğru adım atarken, önce özlemlerimize
sahip çıkıyoruz. Ve bu daha başlangıç. Özlemlerimiz büyüyecek.
AKP’siz, gazsız, polissiz, yasaksız, AVM’siz, tacizsiz… hava ve
yaşam sahası özlemlerimiz büyüyecek. Patronsuz, bürokrasisiz, sermaye
para ve özel mülkiyetin olmadığı, sınıfsız ve sınırsız bir dünya özlemine
doğru büyüteceğiz. Şimdi özlemlerimizi büyütmenin zamanı.
Çünkü daha büyük bir savaşım enerjisi, uğruna savaşacağımız daha
büyük amaçlardan doğar.

Bugünden başlıyoruz yarını sınıfsızlaştırmaya!”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*