Anasayfa » GENÇLİK » Sektörel Değil Sınıfsal Bir Bakış

Sektörel Değil Sınıfsal Bir Bakış

İşçi sınıfının emeğinin en kanlı biçimde el konulduğu sektörlerin başında gelen inşaatlarda ölümler devam ediyor. Ali Sami Yen stadının bulunduğu araziye yapılan Torunlar İnşaat’a ait rezidans, plaza, AVM şantiyesinde 10 işçinin 32. kattan asansörün yere çakılması sonucu ezilerek feci ölümü bizlere gerçekliğimizi bir kez daha hatırlattı. Bu cinayet, işçi öğrenciler ve genç işçiler olarak geleceğimize de ışık tutmaktadır.

Kapitalist Torunlar İnşaatın katil patronunun kendisini ve sınıfını aklamak için yaptığı açıklamalara bakmakta fayda vardır. Katliamın ertesi gününde basının önüne geçen Soma Holdingin katil patronu Gürkan Alp gibi konuştuğu açıklamasını kendi sınıf gözümüzden irdeleyelim. “Bu tür kazaların olduğu da sektörel bir vaka. Elbette bizim şantiyemizde olmamasını arzu ederiz.” İnşaat işçileri de maden işçileri gibi en çok kanını döktüğümüz işçi bölüklerinden olduğunu kanıksayınız. Çokta hesap sormayın. Ölen ölür, kalan sağlar sermayemizdir.

“1500 civarında işçi çalışan bir şantiyede her ne kadar eğitimler verilse de çalışanların aynı hassasiyeti göstermediğini de biliyoruz.” Siz işçilere ne kadar eğitim versek işe yaramıyor. Hepiniz cahil, ayak takımısınız. Ölümden kurtaracak eğitimi de versek gene başınıza buyruk davranıp ölüyor, işleri yavaşlatıp karlarımızı düşürüyorsunuz. Bize canlı lazımsınız diye eğitiyoruz ama o kadar çoksunuz ki biz napalım gene de ölenleriniz oluyor. Bizim karlarımıza hiç hassasiyet göstermiyorsunuz.

asansorden

“Bu olayda da kesinlikle böyle bir sorumsuzluğu ya da kazayı meydana getiren nedeni şirketimize mal etmelerine ya da şirketimizin bu anlamada bir leke almasına asla müsaade etmeyeceğiz.” Biz Torunlar İnşaat olarak 10 işçi öldü diye yeni Türkiye’de rantımızdan, karımızdan, itibarımızdan vazgeçmeyiz. Bunun için ambülanstan önce polisi getirerek sizlerin başından sopayı eksik etmeyerek yapacağımızı da anlamalısınız.

Bugün öfkeli ve kapitalizmin en iğrenç yüzünü gören işçi öğrenciler olarak Soma Faciası’nda Gürkan Alp’e duyduğumuz öfke ne ise bugün Aziz Torun’a karşı da aynı öfkeyi kusacağız. Sermaye kanadının açıklamaları bu şekilde ya Yeni Türkiye’nin devlet erkanı ne demektedir. Başbakan Ahmet Davutoğlu artık yaşanan bir işçi katliamından sonra duymaya alıştığımız açıklamaları yapmıştır.

Bir yana az bekleyin mutlaka birşeyler düşünürüz sizin için derken diğer yandan siz hiç merak etmeyin hesap soracağız sizin adınıza demektedir. “Kamuoyunun şunu bilmesini isterim, bu tür olaylarda bir an bile tereddüt etmeden gerekli her türlü araştırmayı, soruşturmayı yapar, bir daha böyle bir olayın yaşanmaması için her türlü tedbirini alırız.”,” Bizim için şehit hükmündedirler.” Her türlü tedbiri alırız derken ölen işçi ve işçi öğrenci kardeşlerinin hesabını soracak olan her işçi ve işçi öğrencinin öfkesini dindirmeyi hedeflemektedir. Ve biz soruyoruz Soma Holding patronuna utanmadan teşvik nasıl verdiniz? 22. Duruşması görülen İvedik-Ostim davası yıllardır neden sonuçlanmadı? Herşeyi yapacağını iddia eden sizler Esenyurt’ta yanarak ölen 11 işçiyi kusurlu gösteren bilirkişi raporunu görünce ne yaptınız? Ne sizlerin yönetici biziz demenize biz ne yaparsak o olur demenize boyun eğeceğiz, ne de şehitliğinize kanıp bununla avunacağız. Biz her ölümüzün peşine düşeceğiz. Sizlerden hesap soracağız.

Devlet ve sermaye ekseninde bu katliamlar her seferinde yeniden üretiliyor. Bizler acılarımızla ve öfkemizle baş başa kalıyoruz. Bizler ya acılarımızın ardından göz yaşı döküp ölüm vaktimiz gelene kadar sermayenin büyümesini sağlayacağız ya da sınıf kinimizle bizler, Soma’da kaybettiğimiz Cemal’in gözleri, Mecidiyeköy’de yitirdiğimiz Hıdır’ın elleri, Gezi’de yitirdiğimiz Ethem’in gövdesi olup dikileceğiz sermayenin de devletinin de karşısına.

www.sinifsiz.org

inşaat_m_

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*