Anasayfa » GENÇLİK » Sansür Geliyorum Demez (mi ?)

Sansür Geliyorum Demez (mi ?)

Sansür elbette geliyorum der!

Burjuvazinin daha rahat daha güvenli daha serbest hareket etmesini sağlamak için elinden geleni ardına koymayan AKP hükümeti, ne zaman tüm bilinçleri tahakküm altına almak istese ne zaman işçi sınıfının kazanılmış hakkına göz dikse ne zaman kapitalist sistemin işleyişini kolaylaştıracak bir iş yapacak olsa, sanki ölümüne düşmanmış gibi görünen muhalefetle kol kola girip yasa tasarılarını geçiriverdi.

Bunlardan birisi de 2007 de bugün konuştuğumuz İnternet Sansürüdür. 2007 yılında ilk sansür geldiğinde öne çıkan ve kitleler tarafından iyi bir şeymiş gibi algılanan ” çocuk pornografisine karşı yasa tasarısı”ydı, bu söylemin yanına da Atatürk ilke ve inkilaplarına karşı nefret söylemini de ekleyince CHP tarafından yüzde yüze yakın bir destek almışlardı. Ancak biz o günde biliyorduk ki burjuvazi ve onun hükümeti hiç bir zaman bu kadar iyi niyetli değildi!

2007 yılında geçirilen internet sansürünün bize getirdiği şeyler; 15 binden fazla sitenin kapatılması, bunların çoğunluğunun porno sektörünün dışında, alternatif haber siteleri, evrimsel biyolojiyi anlatan siteler, ateizme dair siteler, devrimci-demokrat haber ve politika üreten siteler, sendikalara ait siteler olduğunu göreceğiz. Devlet dairlerine gelen, kamuya açık alanlarda internet erişimi sağlayan yerlere gelen filtreleme yöntemiyle engellenen siteler ise 50 binin üzerinde.

tYine içeriksel olarak toplumsal muhalefetin çok yaygın olduğu siteler, özgür haber,anında bilgilendirme işlevi yapılan sosyal medya siteleri,politik siteler yer almaktadır.

Algılanan ile gerçekte olanın uçurumsal farkını 2007’den bu yana internet üzerinde ki sansür furyasını incelediğimizde karşımıza çıkan şey, burjuvazinin ve sözcülerinin asıl amacının çocuk pornosunu engellemek değil, çocuk pornosunu engelleyeceğiz şirinliğin de toplumu internet üzerinde abluka altına almak isteğinden başka bir şey görmeyeceğiz.

Burjuvazi toplumsal bilginin, toplumun en ücra köşesine kadar hatta enternasyonal olarak bilginin Dünyanın her köşesine yayılmasını engellemek adına yaptığı bu sansür politikası onların gerçek yüzünü ortaya çıkarmıştır !

2007’den 2014’e Sansür furyası daha da güçlenerek geliyor, kanun değişikliği teklifi verildi. Gezi sürecinde eylemcilerin sosyal medyayı çok etkin kullanması hatta sosyal medya üzerinden eylemcilerin canlı yayın yapması ( burjuva medyasının Gezi’ye sessiz kalmasını alt üst etti bu durum) ve anlık bilginin ülkenin dört bir yanına yayıp 70 ilin üzerinde gerçekleşen eylemlere doğrudan bilgi akışı yapılması, internetin ve sosyal medyanın işlevsel özelliğini çok net anladık. Burjuvazi de boş durmayıp Gezi sürecinden öğrenerek yürüyor.

th

Gelen kanun teklifi değişikliğinde yine burjuvazi bir “şirinlik” halinde, kanun teklifinde bulunan zatlar Twitter üzerinden ““5651 Sayılı Kanun’nda değişiklik teklifimiz toplumsal ihtiyaçlar & özgürlükler dengesi hassasiyetle GÖZETİLEREK hazırlandı” demekte. Yine kanun teklifi içinde; Halkın bir kesmini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama. Zararlı adledilen her içeriğin yayından kaldırılması, nefret söylemini engelleme vs. vs. gibi yine toplumun algısında şirinlikler yaratmak istiyorlar.

Burjuvazinin hükümeti yasa tasarısının içinde de geçen “Erişim Sağlayıcıları Birliği” adı altında toplayacağı kurum ve kuruluşlarla birlikte internet sansürünü merkezileştirerek çok çok hızlı müdahaleler gerçekleştirebilecekler artık.

Yine filtreleme yöntemiyle binlerce siteye erişim kısıtlanacak, yine binlerce site kapatılacak, içeriği silinecek sansüre maruz kalacaktır. Kamu alanlarına açık internet erişimi sağlayan yerlere, kamu sektöründe çalışanlara ise internet üzerinde ki tüm bilgilerini yine internette girdikleri tüm siteleri, okudukları her haberi, konuştukları her kelimeyi saklamak zorunluluğu getirilmiştir, fişlemenin en üst boyuta çıkacağı ise aşikardır.

Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak, olsa da aynısı olmayacak ! Burjuvazi internet üzerinde ki dersini iyi çalışmış, Gezi sürecinden dersini almış ve ona uygun yeni bir yapılanmaya girişiyor.

Bizler de dersimizi iyi çalıştık. Onların “toplumun refahı,huzuru,eşitliği” şirinlikleriyle yarattıkları bu algısal yanılmayı paramparça edip, İnternetimize, özgür haberleşme hakkımıza dokundurtmayacağız!

Onların asıl sansürlemek istedikleri; çocuklarının gemicikleri toplumun her köşesinde yankı bulmasın, sömürü sisteminin,işçi ölümlerinin,yolsuzluklarının üzerinde internette, sosyal medya da tek kelime edilmesin. Hak ve özgürlükler mücadelesi verilirken internette buna dair tek kelime geçmesin.

Burjuvazi kendi kırmızı çizgilerini çiziyor ve bunun dışına çıkmamızı istemiyor! Bizler bu çizgileri,sınırları,sansürleri paramparça etmekten başka seçeneğimiz yok!

Burjuvazinin kırmızı çizgilerine karşı yaşamın yeşil çizgilerini savunacağız!

 

www.sinifsiz.org

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*