Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Sanal dünyadan sokağa özgürlük savaşımına!

Sanal dünyadan sokağa özgürlük savaşımına!

İnternet kullanıcıları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) 22 Şubat’ta aldığı karar uyarınca 22 Ağustos’ta yürürlüğe girecek olan internet sansür sistemine karşı 15 Mayıs günü saat 14.00′te eylemlere hazırlanıyor. Başlangıçta 14 olan il sayısı gitgide artarken eylem örgütleme çabaları Avrupa’da da yürütülüyor. 15 Mayıs’ta Türkiye’de 28, Avrupa’da 3 ilde gösteriler yapılması planlanıyor. YGS şifresine karşı protestolarda olduğu gibi facebook, twitter ve alternatif sözlükler üzerinden örgütlenmeye çalışılan eylemlerde temel talebi BTK’nın sansür kararının geri çekilmesi oluşturuyor.

Youtube, blogspot.com’a erişilememesi, domain adlarının yasaklanması ve toplamda 60 bini bulan siteye erişimin engellenmesiyle zaten bir yekun oluşturan internet sansürü, 22 Ağustos’ta kaynağından blokajla gerçekleştirilerek zirve yapacak. İnternet zaten her ülkede ve dünya ölçeğinde -farklı düzey ve biçimlerde, fakat özde aynı olan- tekelci kontrol ve denetim altında bulunuyor. Konvansiyonel ordularla gerçekleştirilen NATO tatbikatları gibi “siber terör”e karşı da ortak tatbikatlar yapılmaya başlandı. Wikileaks’in son açıklamaları da google, facebook vb. sitelerin Amerikan devletine bilgi aktardığını doğruladı. Intel’le bilgisayar üzerinden ve keylogger’la klavyeden takip sağlayabilecek bir donanımın yerleştirilmesi anlaşması yapıldığı da eski bir haber! Echelon gibi yazılımlarla internet içerisinden uydu gözetim, takip ve kontrol sistemlerine denk bir gözetim uygulanıyor.

İnternet, askeri teknolojilerin gelişiminden çıkışını aldı ve kapitalizmin zaman ve mekanın bildik parametrelerini altüst etme ihtiyacından doğdu. Ancak o kapitalizmin yarattığı burjuva toplumsallaşma ortamının kendisine tam karşıt yönde gelişmesinin de bir örneği oldu. Bu karşıt yöndeki gelişim, elbette ki tekelci kapitalist gözetim ve kontrol altında, ancak aynı zamanda onu yarma olanakları da yaratılarak gerçekleşip bir savaşım alanına dönüştü! İnternet, işyerinden erişilemiyorsa bile işten eve dönen emekçinin, bırakalım sınırları aşmayı çocuğunu bırakıp evinden çıkamayan bir emekçi kadının, işyerinde, bölgesinde, okulunda siyasal-sendikal çalışmalar yürüten işçilerin, öğrencilerin… toplumsallaşma ve örgütlenme aracı ve alanı olarak işledi. Bir yandan neoliberalizmin etki alanını derinleştirirken, kendi ilişki tarzı, dili vb.ni yaratırken; aynı zamanda düşünce ve hareketi kolektivize ve dinamize etmeyi olağanüstü kolaylaştıran ve eşanlılaştıran ağ tarzı yapısıyla, devrimci örgütlenmeler tarafından sadece dışsal olmayan tarzda değerlendirilmesinin imkanını yarattı.

İnternete erişim temel bir hak olduğu gibi; internet sansürü de sosyalist özgürlük ve demokrasi mücadelemizin doğrudan konusudur. Her kişinin seçimini kendisi yaparak istediği habere ve bilgiye ulaşabilmesi, birbirine görüş ve düşüncelerini iletebilmesi, siyasal, sınıfsal, toplumsal örgütlenme ve eylemlerin hazırlanabilmesi:Onların korkuları budur! BTK internet sansürünü, bu çürük elmayı “Güvenli Hizmet Paketi” şeklinde şekere bulamaya, tıpkı MOBESE’lerin “suçu önlemek için” diye gerekçelendirilmesi gibi, çocuklu aileleri filtreleme sistemiyle pornodan korumak gibi açıklamalarla paketlemeye çalışıyor. İstediği zaman “okyanus ötesi” ve berisinden seks kasetlerini internete düşürenler, şimdi kalkmış ahlak bekçiliğine soyunuyor. Gerçekte ise sansürün amacı, kitlelerin bilgiye ulaşabilmesini ve örgütlenmesini engellemektir! Kelepçeler plastikten sanala doğru taşınıyor!

İnternet sansürüne karşı tepkilere damgasını vuran, liberal özgürlük anlayışıdır. Okan Bayülgen, sabaha kadar süren ve inci sözlük, ekşi sözlük temsilcilerini de çağırdığı interaktif programında, çocuğunu elbette ki pornodan korumak istediğini, fakat bu yasak sonucu erotik sitelere giremeyeceğini söyleyip durdu. Çocukların pornodan korunmasının ailelere düşen bir sorumluluk olduğu, yasağa karşı tepki gösterenlerin temel ve kapitalizm dışına çıkmayan argümanlarından biridir. Sosyalizmde ise ne cinselliğin metalaştırılması, ne de tabulaştırılması olacaktır. Çocukların pornodan korunması da kapitalizmdeki gibi internete filtre koyan, ama çocukları bile seks köleliğine iten kapitalizme filtre koyamayan ailelerin değil bütün ilişkileriyle toplumun sorumluluğudur. Keza, Alternatif Bilişim Derneği’nin BTK’nın son açıklamasına yanıtı da, sivil toplumcu, liberal özgürlük felsefesi doğrultusundadır: “Biz de internetin güvenli ve nitelikli kullanımını istiyoruz! Sadece seçim zamanında yurttaşından oy isteyen yönetimler değil; yurttaşının her daim akıl ve vicdan sahibi olduğunu kabul eden, onun temel liberal haklarına anayasanın 17. maddesi gereğince saygı duyan, negatif hakların gerçekleşmesini pozitif hakların desteklenmesi ile temin eden yönetimler istiyoruz.

Ancak toplumun ve bireylerin mevcut neoliberal biçimlenişini yansıtan bu temel zayıflık, elbette ki internet sansürüne karşı kitlesel mücadelelerin içerisinde yer alınmasına ve içlerinin kapitalizme tam karşıt temelde, sosyalist özgürlük ve demokrasi talepleriyle doldurulmasına engel değildir. Öncekiler bir yana, Tunus’ta, Mısır’da, Suriye’deki eylemler, YGS eylemleri internetin dalgayı yayma ve örgütleme yönüyle gücünü gösterdi. Sadece ajitasyon ve propaganda aracı olarak değil örgütleme ve eylemleri örgütleme ve yayma, dalga dalga geliştirme aracı ve gücü olarak da ortaya koydu. Mücadelenin ve örgütlenmenin yeni biçim ve araçları, sosyalizm tarafından kucaklanmak, etkinleştirilmek, kitlelerin özdeneyim ve öfkeleriyle buluşmak ve doğru sloganlarla birlikte biçimlendirilmek zorundadır.

İşçi sınıfı devrimcileri, internet sansürüne karşı hareketin yayılmasında aktif bir rol oynayan ve YGS’den bu yana da dinamizmini sürdüren öğrenciler, işçiler, bilişim emekçileri, emekçi kadınların katılacağı bu eylemlerin mutlaka içerisinde yer almalı, örgütlenmesine katılmalı ve süreklileşmiş bir ilişki halinde sosyalizm bilinci yönünde bir kanal ve damar açmaya çalışmalıdırlar.

İnternet polisliğine son! İşyerinde, evde, sokakta, yatak odasında tekelci gözetim ve denetime son! Habere ve bilgiye özgürce erişim hakkı! Dört filtre dört hücre demektir! Devlet sansürüne, internet fişlemesine hayır! Küresel hapishaneye hayır! Mekanda, zamanda, yaşamda özgürlük! İnternet yasaklarını özgür irade ve eylemimizle parçalayalım!

Eylem tarih ve saati: 15 Mayıs saat 14.00
Eylem yerleri:

İstanbul: İstiklal caddesi Galatasaray
Ankara: Kuğulu Park
İzmir: Kıbrıs Şehitleri caddesi, Sevinç Pastanesi önü
Bursa: Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, Nilüfer Kent Konseyi önü
Kocaeli: Seka Park
Eskişehir: Adalar Migros önü
Adana: Atatürk Parkı
Mersin: Cumhuriyet Meydanı
Denizli: Çınar Meydanı
Aydın: Adnan Menderes Bulvarı, Atatürk Meydanı
Diyarbakır: Sanat sokağı
Gaziantep: Yeşilsu Meydanı
Hatay: Uğur Mumcu Bulvarı
Konya: Eski Fuar Meydanı (Kültür Park)
Antalya: Selekler Çarşısı önü
Çanakkale: Cumhuriyet Meydanı
Kütahya: Evkur önü
Kırklareli: İstasyonaltı Konser Alanı
Elazığ: Gazi Caddesi, Öğretmenevi Önü
Kayseri: Cumhuriyet Meydanı
Isparta: Belediye İş Hanı önü
Afyon: Anıt Park
Malatya: Postane Meydanı
Giresun: Gazi Caddesi, Debboy mevkii
Samsun: Cumhuriyet Meydanı
Ordu: Atatürk Parkı önü
Zonguldak: Madenci Anıtı
Muğla: Sınırsızlık Meydanı
Bodrum: Bodrum Kalesi önü
Köln: Kölner Dom önü
Amsterdam: Dam Meydanı
Viyana: Stephansplatz

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*