Anasayfa » BASINDAN » Peru: Madencilik Tekelini Hedef Alan Büyük Grev Devam Ediyor

Peru: Madencilik Tekelini Hedef Alan Büyük Grev Devam Ediyor

Peru’nun Arequipa bölgesinde 1.5 Milyar $ değerindeki Tia Maria bakır madeni projesine karşı halkın 27 Mayıs sabahı 48 saatlik genel grev başlatmasından 2 gün sonra Cumhurbaşkanı Ollanta Humala, gösterilerle başa çıkmak için yaklaşık 3.000 polis ve 1.000 askeri subayın görevlendirildiği Arequipa’nın popüler turistik bölgesi Islay ili için 60 günlük olağanüstü hal ilan eden kararnameyi imzaladı.

Yetkililer protestocuların mitinglerde afiş, bayrak veya müzik aletleri taşımasının mümkün olmadığını, şiddet için kullanılabilecek herhangi bir nesnenin mitinge getirilmemesi konusunda protestocuları uyardılar. İçişleri Bakanlığı yaptığı son açıklamayla güvenlik güçlerinin gereken durumlarda protestoculara ateş etme yetkilerinin olduğunu söyledi.

1

Olağanüstü halden iki gün sonra, Peru’nun güneyindeki maden bölgesine yapılan çağrıda 13 protestocu, yetkililerin izni olmadan özel mülkiyete girmek ve geçici yasaları ihlal etmekten tutuklandı. Son iki ay içinde Islay bölgesinde açığa çıkan uzun ve kanlı gösterilerde yetkililerin 60 günlük sıkıyönetim ilan etmesi üzerine en az beş sivil öldürüldü.

Bölge Ofisi şiddetli gösterilerle başa çıkmak ve bölgedeki tansiyonu düşürmek ve insan hakları için Birleşmiş Milletler’e çağrıda bulundu.

Peru hükümeti, ülkenin güneyinde ilerleyen grevlere ve kanlı gösterilere, korku yaymak için OHAL ilan edilen bölge sayısını artırdı. Acil önlemler kapsamında vatandaşların gösteri ve toplanma özgürlüğü kısıtlandı ve polise izin almadan insanların evlerini girme yetkisi verildi.  Çok-merkezli greve hazırlıklı olmak için Arequipa, Cuzco, Puno, Moquegua ve Cajamarca ‘da ordu birlikleri konuşlandırıldı.

Çeşitli radyo yazarları olağanüstü halin yürürlükte olduğu bölgelerdeki zulümden polisi sorumlu tutarak bölgeyi terkettiler. Islay’da ki eylemlerde yer alan gazeteciler ise, Radio Cable Vision’da olduğu gibi polis tarafından tehdit edilmek ve tutuklanmaktan korktukları için sadece müzikal radyo yayınları yaptılar.

4

Halk Tia Maria Maden Projesine Neden Karşı?

Protestocular su tabakası seviyesinin etkilenmesiyle kendi geleneksel ürünlerini yetiştiremeyeceklerini ve projenin çevreye ciddi zararlar vereceğini söylemişler, hükümet ise, protestocuların çevreye ciddi zarar veriyor dediği Tia Maria projesiyle ilgili şüphelere yanıt vermek üzere hafta sonu dört bakanını Islay’a göndereceğini açıklamıştır.

İnsan sağlığına olumsuz etkilerinin yanısıra Güney Bakır Şirketi’nin sicilinin bozuk olması toplumun endişelerini artırmış, maden şirketi ülkenin güneyindeki Tacna ilinin çeşitli bölgelerinde meydana gelen kirlilikten sorumlu tutulmuştur. Ayrıca, hükümetin 2008 yılında kurduğu çevre denetleme kurulu, standartları karşılamada başarısız olduğu gerekçesiyle 5 farklı konuda şirkete yaptırım kararı almıştır.

Çok zengin bir Meksikalıya ait olan Grupo Mexico, Alman Larrea Holding’e ait bir şirkettir. Firmaya ait maden projeleri, birden çok çevresel felakete neden olmuştur. 2014 yılı Ağustos ayında meydana gelen büyük felakette, Sonora’nın ana nehirlerine 40.000 metreküp asit dökülerek kirletilmiştir. Meksika Sonora’da meydana gelen felaket, dönemin çevre bakanı tarafından modern tarihin “en kötü afeti” olarak tanımlanmıştır.

Larrea şirketi 2006 yılında Meksika Coahuila’da, 69 madencinin ölümünden de sorumlu tutulmuştur. Grupo Mexico, maden projelerindeki büyük usulsüzlükler nedeniyle Endülüs ve İspanya’da çeşitli yasal sorunlar ile karşı karşıya kalmıştır.

Tarihçi Antonio Zapata, tarım ve ihracata yönelik madencilik arasındaki çelişkilerin ülke tarihinde uzun bir sicili olduğunu söylüyor. 16. Yüzyıldan başlayarak, odağında ihracata yönelik madencilik olan Peru, Güney Amerika’da bulunan en büyük maden rezervlerine sahip. Ne var ki, Peru bir tarım ülkesi olarak da uzun bir geleneğe sahip ve çok sayıda insan tarım sektöründe çalışıyor. Mineral fiyatlarında yaşanan son dönemdeki artış sonrası bakır, çinko, altın ve gümüş çıkarma işlemleri yoğunlaşmış buna bağlı olarak toplumsal çatışmalar artmıştır.

Özellikle madencilik ve tarım arasındaki çekişme nedeniyle, sayısız çatışma meydana gelmiştir. Vatandaş olarak hakları ayaklar altına alınan insanlar devlet ve büyük şirketlere karşı öfke duymaya devam ediyorlar.

Zapata “Peru’da faaliyet gösteren önemli sosyal hareketler varken, onların düşünceleri ülkenin siyasi kurumlarına yansıtılmıyor.  Bunca devlet müdahalesi ve baskının ardından sorunlar daha da artacaktır.  Bu durumda çatışmalar duracağına şiddetlenerek hükümeti bile düşürebilir. Çatışmaların olduğu bölgeler düdüklü tencere gibiler. Bir süre sonra başka koşullar yeniden patlamaya neden olabilir “dedi.

2

Olağanüstü Hal İlan Edilmesi Protestoları Durdurmadı

Peru’nun güneyinde Güney Bakır Şirketinin, Tia Maria maden projesine karşı devam eden protestolar kapsamında düzenlenen grev, olağanüstü hal uygulamasına meydan okudu.

28 Mayıs tarihinde Islay ilinde madencilik projesine karşı devam eden protestoların 68. günü kutlandı. Özellikle Juliaca kentinin Puno bölgesinde işyerleri ve okullar kapatıldı, yollar bloke edildi.

Puno’dan greve katılan Adolfo Choque, “Protestolar kendiliğinden bir eylem olarak başladı. Burada lider yok, ama grevin sürdüğü tüm bu zaman boyunca pek çok grup ortaya çıkmıştır. Bizler bu şekilde tüm Puno bölgesi için besin kaynağı olabilecek üretimi, doğal kaynakları ve insan haklarını savunarak Islay ilindeki tüm kardeşlerimizi destekledik.” dedi.

Yürüyüşe katılanlardan Jesus Quito “Bizler bir dizi insan hakları ihlalleri yaşıyoruz. Polisler evlerimize giriyor, insanları gözaltına alıyor ve sayısız zulüm ediyorlar. Bizler Tambo Vadisi’nde neler olduğu hakkında konuşmak için uluslararası topluma çağrıda bulunuyoruz” dedi.

Marcona-1024

Sağ Partiler Hükümete Çağrıda Bulundu

Bu arada Lima içindeki ulusal sermayenin siyasi uzantısı Haysiyet ve Demokrasi partisi sorunları gidermek için 27 Mayıs’ta bir basın toplantısı düzenledi. Parti, sağa taşınan Humala ile eski iktidar partisi yetkililerini bir araya getirdi.

Sivil toplum örgütleri ve parti temsilcileri durumun kötüleşmesinden hükümeti sorumlu tuttular. Onlar madencilik projesinin askıya alınmasını ve olağanüstü halin kaldırılmasını talep ederek içişleri bakanına istifa çağrısında bulundular.

Haysiyet ve Demokrasi partisi kongre üyesi Claudia Coari “Hükümetin projeyi askıya almak yerine polis ve ordu göndermesi sorunların daha da büyümesine neden olacaktır. Bu durumda daha fazla kan dökülecektir ve daha fazla ölüm olacaktır. Hiç kimse bunu istemiyor. Meydana gelebilecek tehlikelere karşı başkanı uyarmak için bu açıklamayı ve basın konferansını düzenliyoruz” dedi.

Protestoları düzenleyenlerde süresiz grevin devam edeceğini ve grevin diğer bölgelere yayılarak büyüyeceğini düşünüyorlar.

3

Madencilik Firması ‘Tazminat’ Vereceğini Duyurdu

Yerel halkın 23 Mart’tan beri protesto ettiği Güney Bakır firması başkanı Óscar González Rocha, Arequipa Islay’daki çiftlikler, okullar ve sağlık sektöründe ki zararları telafi etmek amacıyla 3.200.000 $ fon oluşturma teklifinde bulundu.

Kanal N’nin verdiği habere göre, González Rocha şirketin yerli çiftçilerin yaptığı protestolar sonucunda zarar gören felaketzedeler için minimum 1 milyon $ lık tazminat paketi oluşturma sürecinde olduklarını söyledi. Ayrıca kurbanlar ve yaralılar için kullanılmak üzere hastanelere yönelik bir fon tayin edeceklerini ve olaylarda zarar görmüş evlerin onarımına yardımcı olacaklarını belirtti.

Haber: isyandan.org

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*