Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Paket paket “yasa”, sakın bu katliamları unutma!

Paket paket “yasa”, sakın bu katliamları unutma!

Sermayenin tıkanması ve sokakların kızışması denkleminden çıkan sonuç basit: Ekonomik Kriz ve Rejim krizi!

Bir yanda sermayenin yeniden yapılanma süreci: Türkiye kapitalizminin stratejik dönüşüm programıyla beraber sermayenin merkezileşmesini sağlama, sermayenin dokunmadığı -aile,eğitim, sağlık,kültür-sanat, bilim, ormanlar, sahiller, bahçeler, kentler- tek bir alan dahi bırakmama üzerine kurulan bu yeniden yapılanma sürecinin odağında yer alan sadece ve sadece kârdır. Onun için paketten işçi sağlığı ve güvencesi değil “iş güvenliği” çıkmaktadır! Kapitalizmin döngüsel krizlerinden birinin daha eşiğine geldiği bu noktada sermaye içinde hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı aşikâr ve tam da bu yüzden kendisini ve toplumu yeniden üretmek, krizi aşmak için ise azami kâr ekseninde şekillendirerek yol almayı düşünüyor. (http://devrimciproletarya.net/turkiye-kapitalizminin-stratejik-donusum-programi/)

Diğer yanda toplumsal-siyasal hayatı yeniden yapılandırma süreci: Neoliberal “dünya devletleri”, baskı “yasasını” daha da arttırarak ilerliyor. Geçtiğimiz sene, Dünya’nın pek çok yerinde ve Türkiye’de direnişler, sokak savaşları yaşandı, yaşanıyor. Bununla birlikte “burjuva demokrasisinin beşiği” olan ülkelerde de yabancısı olmadığımız baskı “yasaları” işletiliyor. Türkiye burjuvazisi de kendisine Avrupa’daki “iç güvenlik”meselesini örnek alıyor ve oradan esinlendiğini söylüyor. (http://www.ntv.com.tr/arsiv/galeri/abde-polisin-yetkisi-ne.html?position=10)

Türkiye’ye geri dönersek…

İşçi güvenliği-sağlığından ve “iç güvenlikten” sınıfta kalanlar, “iş güvenliği” ve “iç güvenlik” düzenlemesi yapıyor.

Yeniden yapılanma sürecinin yeniden ele alınış şekli itibariyle, toplumsal olarak büyük tepkiler toplayan iş cinayetlerine karşı ( Soma, Ermenek, Torunlar ve onlarcası ) “iş güvenliği” gibi kendilerince ileri sayılan düzenlemeler yapılırken bir yandan, bir yandan da toplumsal muhalefetin dalga sayısının ve yer yer boyunun arttığı geçen seneye bakıp 2015 için ise “iç güvenlik” maskesi altında, eylem ve mitinglere göz açtırmama ( bunun bir örneğini hemen geçenlerde Kent Mitingi’ni yasaklayan Valilik göstermiştir) devrimcilere baskılarını arttırması ( bunun bir örneğini AKA-DER‘li arkadaşlara ajanlık teklifi yapılarak göz korkutma girişimi, diğeri ise PDD (Proleter Devrimci Duruş) dergisi bürosuna baskınlar düzenleyerek göstermiştir) ve kitlelerin üzerinde korku kültürünü yaymak için üst ve ev arama (Pakette:Polisin şahıs ve araç aramalarında yetkisi genişletildi), gözaltında tutmanın keyfiliğini kolaylaştıracak düzenlemeler (Pakette: Polisin gözaltı süresi vali yardımcısı ve üs amirin denetiminde 24 saat olacak. Bu süre, savcı kararıyla 48 saate uzatılabilecek.) yapılırken, aynı zamanda devletin-burjuvazinin silahlı gücü polise, onların çıkarları ekseninde namlusu zaten işçi sınıfına çevrili silahını kullanma hususunda genişletilme getirildi. (Pakette: polisin, molotof karşı silahını kullanma yetkisinde düzenlemeler)

Bu paketlerden yeni ölümler çıkacağı aşikâr. Kapitalizmde işçi güvenliği, sağlığı ve insan canı kârdan sonra hatta en sonra geldiğini görmemek imkansız.

Gezi’den bu yana Türkiye geçtiğimiz sene, son 5 yılın en kızgın geçen eylemli günlerini, işçi grevlerini, direnişlerini, uluslararası politika hamlelerine karşı sokakların tepkisini gördü. “Düzenledik” denilen şeyler, bakınız; iş güvenliği, bakınız; iç güvenlik! İşçi güvenliği, sağlığından ve “iç güvenlikten” sınıfta kalanlar, “iş güvenliği” ve “iç güvenlik” düzenlemesi yapıyor. Soma katliamını düşünün, sonra da Soma eylemini. Katliamın önünü açanlar, katliama saldıranlar. Torunlar inşaatında yaşamını yitirenler için yapılan eyleme olan saldırıları düşünün. Greif’i düşünün, sağlıklı çalışma koşulları hak talepleri arasındaydı ve özel timleriyle yapılan saldırıyı düşünün. Sonra polis kurşunuyla ölenleri, gaz fişekleriyle ölenleri düşünün. Berkin’in cenazesine saldıranlar, aynı katiller değiller miydi ? Ta kendileriydi! Dış politikalarını düşünün, Kobané’ye doğru yönelttikleri hamlelerle sokaklar ısındığında da polis silahlarını kılıfından çıkartmakta gecikmemişti.

İş cinayetlerine karşı sokaklara çıkanlar biz, cinayeti işleyenler de, sokaklardaki bizlere saldıran da onlar. Düzenleyen ? Düzenleyen de onlar!

Bu sorunları yaratanlar, bu sorunların “düzenleyicileri” olamazlar! Onlar bildiklerini en iyi şekilde yapıyorlar zaten; öldürüyorlar. İş cinayetlerinde, sokaklarda, meydanlarda!

Şimdi gelinen bu noktada; sermaye mutlak merkezileşme istiyor. Bunu yaparken de sokakları, muhalifleri, devrimci-komünistleri ama en çok da Gezi’den sonra tüm toplumu potansiyel eylemci ilan ederek, merkezi kontrol sistemiyle denetim altına almak istiyor.

Geçtiğimiz 1 Mayıs, Gezi’nin yıldönümü, Berkin’in cenazesi, Taksim’de yapılan hemen hemen tüm kitlesel eylemlere karşı polis saldırganlığı… Bunlar sokaklarda yeniden hakimiyet sağlama çabasıydı. Polisin konumlanışları, sokakları tutuş şekilleri, göz açtırmama üzerine kuruluydu.(Pakette: Maskeli eylemcilere ceza gelecek,düzenlenen eylemlerde verilen zararları bundan sonra eylemci ödeyecek.) Ve şimdi genişletilen “iç güvenlik” paketiyle beraber; gözetleyen, yer yer bunu açıktan veya gizli gizli müdahale ile gösteren, sosyal medyada denetimi daha da sıkılaştırma,(Pakette: Sanal ortamda nefret ve teröre çağrı da artık suç sayılacak.) kişisel bilgileri derleyip toplayan bir sistem geliştirerek, bu anlamda da bir merkezileşme sağlamaya çalışıyor.

Geri dönülemez bir eşikteyiz!

Kapitalizm küresel krizin eşiğinde, dört bir yandan azgınlaşarak saldırıyor,saldıracak. Bu demektir ki sınıf savaşı artacak, daha da kızgınlaşacak. Sadece Avrupa’da değil, sadece Türkiye’de değil Dünya’da… Sınıfa karşı sınıf sloganı hayatın her yanında karşılık bulmalı, buldurmalıyız. Kapitalizmin politikalarına karşı işçi sınıfının politikası, kapitalist talana-yağmaya karşı doğanın savunuculuğu, yoz kültürüne karşı, bizim kültürümüz, bilimine karşı üreticisinin ve yararlananının biz olduğumuz bilim…

Dünden daha açıktır ki “ya kapitalist barbarlık ya sosyalizm!”

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*