Anasayfa » GÜNDEM » Özgür Günlere Merhaba Pikniği Yapıldı

Özgür Günlere Merhaba Pikniği Yapıldı

İstanbul’da İşçi Meclisi ve Sınıfsız okurları tarafından düzenlenen “Özgür Günlere Merhaba” pikniği 21 Haziran Pazar günü Heybeliada’da gerçekleştirildi. Değişik sektörlerden işçiler ve işçi öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen piknikte yaklaşık 40 kişi vardı.

Kapitalist sistemin hepimizi sıkıştırdığı, zamanımızı, yaşamımızı ve kısaca insana dair her şeyi metalaştırdığı bir dönemde biraz olsun kendi ihtiyaçlarımıza zaman ayırmak adına bir araya geldik.

Sabahın ilk saatlerinde birbirimize gülümseyerek merhaba dedik. Şehrin gürültüsü ve kirliliğinden bir an önce uzaklaşmaya çalışıyorduk. Vapur yolculuğunda kahkahalarımız ve umudumuzla pikniğe doğru yol aldık, vapur yolculuğundaki enerjimiz gün boyu sürdü.

Küçük misafirlerimiz daha ilk saatlerden itibaren neşemize neşe kattılar. Sabah piknik alanında buluşarak el emeğimizle hazırlayıp getirdiğimiz ve kolektif olarak alınan yiyeceklerle kahvaltımızı hep birlikte hazırladık. Kimse çay çağrısına karşılık vermeyince kahvaltımızda çayın eksikliğini hep birlikte duyumsadık.

Kahvaltının ardından kimimiz voleybol oynarken, kimimiz uçurtmalarını kapıp ya da yapıp gökyüzüne uçurdu, kimimiz bisikletlerle doğayı keşfe çıktı. Bazılarımız da sohbet etmeye koyuldu. Kaçamak yapıp gezenler de gözümüzden kaçmadı ya da denizin çekiciliğine dayanamayıp suya atlayanlar.

Akşam yemeği için kolektif bir şekilde hazırlığa koyulduk. Yemeğimizi yedikten sonra hep birlikte küçük bir etkinlik gerçekleştirdik. Temel olarak “zaman” ve “cinsiyet” ya da “kadın” konularını ele aldığımız etkinliği gruplara ayrılarak “yarışma” olmayan bilgi yarışması formunda yaptık. Burada temel olarak klasik bilgi yarışması formatından çıkmaya çalıştık; kapitalizmin bizlere dayattığı bireysellikten uzak, tek ve mutlak doğruların kabul edilmediği, buna alternatif olarak grup içinde kolektif düşünme yeteneğini geliştirip kendi doğrularımıza veya yanlışlarımıza buradan tartışarak ulaşmaya çalıştığımız bir format oluşturduk. Sorularımız tek cevaplı olmazken cevaplar da kimi zaman teorik kimi zaman tiyatral oldu. Yarışmamızın jürisi bazen yarım puan verirken, bazen 45 bin puan verdi, bazense 20 bin puan geri aldı. Sonuçta ise kolektif düşünme ve beraber iş yapma yeteneğimiz kazanmış oldu.

Son olarak ise kadın konusunda münazara yapıldı. Bir arkadaşımız cinsiyetin performatifliği sorununu bize açtı ve mevcut cinsiyet rollerinin burjuva toplumun “ahlak yargılarına” göre mi dayatıldığı yoksa doğuştan mı geldiği dramatize edilerek tartışıldı. Elbette orada bulunan herkes burjuva ahlak düzeninin yargılarına karşı insani olanı savunuyordu ancak münazara gereği bu “ahlakçı” kesimde bulunan arkadaşlarımız da iyi rol yaptı. En son ise bu rollerin bizlere dayatıldığı ve suni olduğunu vurgulayarak etkinliğimizi noktaladık.

Pikniğimizi bitirmeden önce de Almanya’da grevde olan sağlık işçilerinin direnişini selamlamak adına kağıtlara yazdığımız Almanca mesajla onlara iletmek üzere fotoğrafımızı çektirdik.

Bizi en çok sevindirenlerden biri ise burjuvazinin beş yıldır tutsak ettiği devrimci avukat Cevdet Bayır’ın aramızda olmasıydı.

Ayrılırken herkes kolektif olarak zamanda ve mekanda kısmen de olsa özgürleştiğimiz bu etkinlikleri yinelememiz gerektiğini belirtti.

 

 

_DSC0040

_DSC0041

_DSC0043

_DSC0046

_DSC0054

_DSC0060

 

_DSC0069

_DSC0102

_DSC0140

_DSC0141

_DSC0145

_DSC0147

_DSC0153

_DSC0167

_DSC0203

_DSC0209

_DSC0210

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*