Anasayfa » GENÇLİK » Öğrenci eylemleri üzerine burjuva hükümet, muhalefet ve medya komedisi

Öğrenci eylemleri üzerine burjuva hükümet, muhalefet ve medya komedisi

Öğrenci eylemleri ve polisin öğrencilere saldırısının yankıları, durumu kurtarmaya çalışan burjuva siyaset ve medyasında tam bir komediye dönüştü.

Başbakan Erdoğan diyor ki:

“Öğrenciler, bir siyasi partinin çatısı altında belli bir ideolojinin mensubu olarak burada toplanmak suretiyle, -burada protesto değil bakın söyledikleri şey anlamlı- ‘biz de bu toplantıya girmek istedik’ diyorlar. Davetli olan toplantılar vardır, halka açık toplantılar vardır. Sizi böyle bir toplantıya davet mi ettik de geliyorsunuz? Bizim şimdi gençlerle de toplantımız olacak ama biz kusura bakmayın elinde sopayla, taşla, molotofkokteyli ile yumurtalarla gezen gençlerle toplantı yapmayız. Bunu çok açık, net söyleyeyim. Biz düşüncesiyle, fikriyle, entelektüel zemini oluşturmaya, güçlendirmeye katkı sağlamak isteyen gençlerle ülkenin sorunlarını konuşuruz.”

Bu da ne demek denirse, birincisi, başbakana yumurta atacaklara “belli bir ideolojinin mensubu olmama” sınırı getiriliyor. İkincisi, yumurta atmak isteyenlerin önceden Başbakan’dan bunun için randevu almaları gerektiği söyleniyor. Ve üçüncüsü, yumurtayla gelmemeleri isteniyor!!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu diyor ki:

“Yürüyüş yapıyorlar. Vay sen misin yürüyüş yapan. Coplar, biber gazları, tekmeler yani eksik olan tank ve tüfek. Onlar da olsa yani tam savaş ilan edilecek. Hangi anlayış bu? Bu mudur demokrasi? O genç kızın polis copları altında tekme tokat dövülmesini ve fotoğrafları acaba Recep Bey dünyaya nasıl anlatacak.”

CHP’nin de derdi, tabii bunlara bu ülke işçi ve emekçilerinin ne diyeceği değil, emperyalist burjuva devletlerin buna ne diyeceği? Doğrudur, demokrasi onlardan geldiğine göre, hesabı da onlara verilir!!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli diyor ki:

“Coplanan ve yerlerde süründürülen öğrenciler, haklarını aramaktan başka bir kaygısı olmayan işçilere yönelik sert müdahaleler, eğer gelişmiş bir demokrasinin göstergeleriyse, diyebileceğimiz sadece ‘olmaz olsun böyle demokrasi anlayışı’ olacaktır. Manzara vahimdir, her yönüyle endişe ve utanç vericidir. İşte böylesi bir karanlık Türkiye tablosu varken, Başbakan Erdoğan’ın yabancı ülkelerde demokrasi ve özgürlük savunucusu haline gelmesi tek kelimeyle münafıklık alametidir.”

Bu da “demokratik muhalefet” partisi MHP! Bu olaydan çok utanmışlar. Ama neden utanmışlar? Demokrasi ve özgürlüğün lafzından bile, hem de olacak şey değil, yabancı ülkelere yapılan lafzından bile utanmışlar!!

Burjuva medyadaki liberal kalemşörler de, ilk gün polis zorbalığını eleştirecek gibi oldular. Sonra muhtemelen Hükümet’ten bir ayar yediler, ve öğrencilerin “orantısız protesto”sunu eleştirmeye koyuldular. Tüm liberallerin üstüne atladığı da AKP medyasının ortaya attığı, en yeni neoliberal slogan, “dayak yemek eylem değildir” oldu.

Bu dahiyane buluş ise, beylik burjuva sınıf diktatörlüğü kafasının neoliberal-postmodern ifadesi oluyor: Polisin suçu yok, o görevini yapıyor. Siz eyleminizi polisten dayak yemeyecek ve onu “zor durumda” bırakmayacak biçimde yapın.

Yani: Eylemlerin sınırını da polis ve devlet belirler!!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*