Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Munzur Su’da örgütlü güce karşı tutum alındı

Munzur Su’da örgütlü güce karşı tutum alındı

Munzur Su AŞ ile DİSK/Gıda-İş Sendikası arasında sürdürülen Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde anlaşmaya varılamaması üzerine greve çıkan 33 işçi Munzur Su yönetimi tarafından işten atıldı. Munzur Su yönetiminin örgütlü güce karşı tutum aldığını belirten Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan, “Biz mücadelemizi sürdüreceğiz, yönetimin bu tavrını teşhir etmeye devam edeceğiz” dedi.

Munzur Su yönetiminin Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerini anlaşmak üzerine değil, süreci bitirmek ve anlaşmamak üzerine kurduğunu ifade eden Aslan, “Görüşmelerde üzerinde anlaşmaya varılan maddeleri daha sonraki toplantılarda yeniden tartışmaya ve görüşmeye açarak tutumlarını açık olarak ortaya koydular. Sözleşmedeki en asgari talepleri bile kabul etmemek üzere görüşmelere katılınca süreç tıkandı ve grev kaçınılmaz oldu” dedi.

SÖZLEŞME İMZALANSAYDI NE OLACAKTI?

Munzur Su fabrikasında yaşanan sürecin yeni olmadığına, on yıldır birikmişin toplamı olduğuna dikkat çeken Aslan “Bütün iş yerlerinde olduğu gibi düşük ücret, kötü çalışma koşulları, keyfi davranışlar ve işçilere verilen sözlerin hiç yerine gelmemesi olarak özetlenebilir. Çalışan işçilerin yüzde 70’i asgari ücret düzeyinde bir ücretle çalışıyordu. Hatta asgari ücret altında ücret alan işçiler vardı. Maaş dışında başkaca kazançları olmayan bir çalışma düzeni içinde çalışıyorlardı” diye konuştu.

Gıda-İş Genel Başkanı, sözleşme imzalanacağı takdirde işçilerin elde edecekleri hakları şöyle anlattı: “Başta ücretler, sosyal haklar, çalışma koşulları, her şeyden önemlisi örgütlü bir güç olarak mücadeledeki yerlerini alacaklardı. İkramiye, yakacak, gıda yardımı, 1 Mayıs tatili, mesai ücretlerinin artırılması, haftada 45 saat çalışma, zorunlu mesainin olmadığı bir çalışma düzenine kavuşacaktı.”

‘ÖRGÜTLÜLÜĞE TAHAMMÜLSÜZLÜK’

Tüm çalışanların işletme kurulurken, Munzur Su’yu kendi iş yerleri olarak gördüklerini ancak örgütlenince ve hak arayınca böyle olmadığını gördüklerini belirten Aslan, “Neden sendikaya üye oldukları sorgulandı, başka sendikaya geçmeleri istendi, işçileri bölmek üzere birçok girişimde bulunuldu. Ama bunu başaramadılar” dedi.

Munzur Su yönetiminin işçilerle tek tek sözleşme önerisi götürdüğünü hatırlatan Seyit Aslan, “İşçiler bu teklifi geri çevirdiler ve iş yerinde sendikalı ve toplusözleşmeli bir düzen istediklerini kararlılıkla söylediler. Munzur Su yönetiminin gerçek niyeti bu süreçte tamamıyla açığa çıktı. Asıl sorun işçilerin sendikalı olması ve örgütlü davranmalarına tahammül etmemeleridir. İşçileri karşılarında örgütlü bir güç olarak görmek istemiyorlar. Örgütsüzlüğü dayatıyorlar. Açıkça sendikayı iş yerinden tasfiye etmeye çalıştılar” şeklinde konuştu.

‘GREVİMİZ MEŞRUYDU’

Yönetimin işçileri işten atarken ‘kanunsuz grev, hürriyeti ihlal fiilleri’ gibi gerekçeler sunduğunu hatırlatan Aslan, on yıldır işletmenin varlığı için çalışan işçilerin hak arama mücadelesi içine girince, yönetim tarafından bir çırpıda gözden çıkarıldığına dikkat çekti. İşçilere iş sağlayan ve onlara aç ölmeden geçinecekleri bir ücret veren işletme yönetiminin, bunun karşısında işçilerden boyun eğmelerini istediğini söyleyen Seyit Aslan, “İşçilerin direncini kırmak için önce yedi işçiyi işten attılar. Sonra geri almak zorunda kaldılar. Şimdi ise tüm işçilere çıkış verdiler. Biz bu tutumu tanımıyoruz ve mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu grevimiz kanunsuz değil, meşru bir hak olarak kullandığımız bir araçtır” dedi.

‘BU TUTUMU TEŞHİR EDECEĞİZ’

İşçilerin işten atılmasıyla mücadelenin bitmediğini ifade eden Aslan, izleyecekleri hattı şöyle aktardı: “İşçiler geri alınıncaya ve Toplu İş Sözleşmesi imzalanıncaya kadar mücadelemiz sürecektir. Gelinen süreci tüm sendikalara, Dersim halkına anlatmaya devam edeceğiz. Yönetimin gerçek yüzünü teşhir etmeye devam edeceğiz. Asıl sorunun ekonomik olmadığı ve örgütlü güce karşı bir tutum olduğunu anlatacağız. Tüm sendikalardan ve demokrasi güçlerinden Munzur Su işçileriyle dayanışma içinde olmaları konusunda çalışmaları sürdüreceğiz.”

GREVE GÖTÜREN SÜREÇTE NELER YAŞANDI?

Munzur Su işçileri 10 Nisan 2010’dan itibaren Gıda-İş’e üye oldu. Üyelik işlemleri tamamlandıktan sonra yönetime 2011 yılında sözleşme yapılması için çağrı yapıldı. Dönemin yöneticileri işletmenin yeni kurulduğunu belirterek, önce iki yıl, sonra bir yıl olmak üzere üç yıl süre istedi. Sendika ve işçiler, yaptıkları toplantılar sonucu istenilen süreyi tanıdı. 2014’te yapılan görüşmede Munzur Su yönetiminin işletmenin sendikayı kaldırmayacağını ve sözleşme yapılmayacağını açıklaması üzerine dört gün süren iş bırakma eylemi yapıldı.

Sonrasında ise yapılan resmi görüşmeler dışında defalarca bir araya gelindi ve bir ilerleme sağlanamadı.
Hazırlanan toplu iş sözleşmesinde şirket yönetimi 80 günlük ikramiye hakkını 30 güne düşürdü ve işçiler 30 günü kabul etti. Ücretlerde istenilen artışlar kabul edilmedi ve asgari ücretin artış oranı üzerine artış oranının yüzde 30’u kadar ücretlere artış yapacakları belirtildi. İşçiler bu artışı ancak yılbaşlarında 250 TL gıda yardımı olduğu takdirde ve 1 Mayıs için 250 TL prim verildiği takdirde kabul edeceklerini ifade etti. Bu konuda bir ilerleme sağlanamadığı için işçiler 28 Ekim 2015 tarihinde üretimi durdurdu.
Grev süreci boyunca yönetimin “Sendikanın amacı işletmeyi kapatmak” şeklinde açıklamalar yaptığını hatırlatan Seyit Aslan, “Tek bir işçi bile çıkıp bizim sözleşme sürecinde engel olduğumuzu söylemez. Yönetimin bu söylemleri bütünüyle çarpıtmalardan ibarettir. Grev sürerken yönetim ve birkaç işletme ortağı iş yerinde işçilerle görüşmeler yaptılar, eğer bizim işçilere yanlış ve yanlı bilgiler verdiğimiz iddia ediliyorsa kendileri doğrudan işçilerle görüştüler, neden işçileri ikna edemediler çıkıp söylemeliler. Biz asla işletmenin kapanmasını istemiyoruz. Burada örgütlü çalışmak ve insanca bir ücret ve çalışma koşulları istiyoruz” dedi.
Yönetimin, sendikanın su tekellerinden destek aldığını söyleyecek kadar zavallı bir duruma düştüğünü dile getiren Aslan, “2014 yılında dört günlük iş bırakma sürecinde Şengal halkının yaşadığı acıyı bile istismar ettiler. Bizim grevimizi Şengal halkına su götürmenin önünde engelmiş gibi gösterdiler. Bizim yanıtımız eğer Şengal halkına su gidecekse biz çalışmaya hazırız oldu. Bunu kabul etmediler. Şengal halkına su göndermeyi bırakın bir daha bu durumdan bile söz etmediler” diye konuştu.

Fırat TURGUT
İstanbul

www.evrensel.net

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*