Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » ‘Mevsimlik kadın işçiler tacize uğruyor’

‘Mevsimlik kadın işçiler tacize uğruyor’

Sosyolog Mabahat Sipçik, mevsimlik kadın tarım işçilerinin çok çalıştığını, bununla birlikte en çok da ezilen ve sömürülen kesim olduğunu belirterek, “Çoğunlukla genç kadın işçiler, erkeklerin tacizine maruz kalıyor. Kadınlar bunu çoğu zaman kimseye anlatmıyorlar” dedi.

Derik Belediyesi Peljin Kadın Evi, mevsimlik işçilerin sorunlarına ilişkin yaptığı araştırmanın sonuçlarını kadınevinde düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı. Sosyolog Mahabat Sipçik, araştırmayı Kürtçe ve Türkçe olarak kitaplaştırdıklarını belirterek, “Ağırlıklı olarak mevsimlik kadın işçilerle yüz yüze yaptığımız görüşmeler sonucu çarpıcı sonuçlara ulaştık. Önümüzdeki süreçte bu bilgiler doğrultusunda alternatif çözümler geliştireceğiz. Psikolojik ya da sosyolojik olarak insanlar için mevsimlik işçiliğin ne olduğu, ekonomik döngünün hangi evrelerinde yer aldıkları ve buna bağlı olarak gelişen tahakküm ilişkileri (aracı, işçi, kadın, genç), son olarak da diyalektik ilişkiler ve kuşak arası çatışmaları anlamaya çalışmak ve ileride alınabilecek önlemler için şimdiden yol almak, bu çalışmanın temel gayesidir”

‘Aileler çocuklarını yanlarında götürüyor’

Yapılan araştırmada, mevsimlik işe giden ailelerin yüzde 81’i çalışmaya gittikleri yerlere çocuklarını da götürdüklerini vurgulayan Sipçik, “TÜİK verilerine göre, 6-17 yaş grubunda 958 bin çocuk çalıştırılıyor, bunların 320 bini tarım işçisi konumunda. Çalıştırılan çocuklar da tıpkı anneleri gibi ücretsiz aile işçisi konumundadırlar. 81 aileden 51’i okullar kapanmadığı halde çocuklarını da kendileriyle işgücü olarak çalışmaya götürmekte. Ailelerde çocuklarla da yapılan görüşmeler sonucunda çocukların hemen hemen hiçbirinin mevsimlik işe gitmek istemedikleri görülmüştür. Çocuklar, okul döneminde işe gitmek zorunda kaldıklarını ve bu nedenle sürekli derslerinden geri kaldıklarını, işe gitmeyen arkadaşlarıyla eğitim seviyesinde aralarında çok büyük bir farkın olduğunu belirtmişlerdir. Yine Derik’teki okullarda yaptığımız bir araştırma sonucunda daha eğitim-öğretim dönemi sona ermeden çoğu öğrencinin aileleriyle mevsimlik işe gittiği görülmüştür” dedi.

‘Dışarıda mevsimlik, evde daimi işçi kadın’

“Saha araştırmamızın uygulandığı mevsimlik tarım işçilerinin yüzde 59,0 gibi büyük bir oranını kadınların oluşturduğu görülmektedir” diyen Sipçik, “Mevsimlik tarım işçiliği özellikle kadın ve çocuklar için hayatı çekilmez hale getirmektedir. Bilindiği üzere üretimin hemen her aşamasına aktif bir biçimde katılan kadınlar, paylaşım süreçlerine dahil olamamakta ve yoksulluktan en fazla etkilenen kesim haline gelmektedir. Mevsimlik kadın tarım işçileri en çok çalışan ve bununla birlikte en çok da ezilen ve sömürülen kesimdir. Eğitim düzeyleri en alt seviyede olan kadınlar, çoğu zaman erkeklerden daha üretken olmalarına rağmen daha düşük ücretlerde çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Bilindiği gibi kayıt dışı ekonomide kadınların oranı azımsanmayacak düzeydedir. Tarım sektöründe çalışanların büyük bir oranını kadınlar oluşturmaktadır, fakat kazanılan gelir evin reisi olan erkeğe verilmektedir ve bu da kadınları ücretsiz aile işçisi konumuna düşürmektedir. Kadınlar çoğu zaman gittikleri işteki yevmiyelerinin veya kazançlarının ne kadar olduğunu bile bilmemektedirler” diye konuştu.

‘Taciz maalesef burada da gizleniyor’

Sipçik, bütün bu sıraladıkları sorunların üzerine büyük bir sorun teşkil ettiği halde fazla değinilmeyen ve üzerinde durulmayan “taciz” gerçekliği olduğunu dile getirerek, “Maalesef bu tür gerçeklikler toplum tarafından sahip olunan geleneksel normlardan ötürü çoğunlukla gizli tutulmaya çalışılıyor. Yaptığımız araştırma esnasında aldığımız bilgilere göre çoğunlukla genç kadın işçiler, kimi zaman hem orada yaşayan erkekler tarafından hem de yine kendileriyle aynı alanda çalışan erkek işçiler tarafından tacize maruz kaldıklarını ve bunu çoğu zaman kimseye söyleyemediklerini dile getirdiler” dedi.

Sipçik, nihai amacın insanların ortaklaşabilmeleri ve göçün engellenmesi için politikaların hayata geçirilmesi olduğunu ifade ederek, “İstihdamın artırılması ve güvenceye kavuşturulması üretim ilişkileri ile ilgili olmakla birlikte, Deriklilerin ekonomik bağımlılıklarının küresel kapitalist sistemle ve ulusal ekonomiyle gayet iç içe olduğu görülecektir. Çözüm de tam bu noktada başlamaktadır. İstihdam kolektif üretim biçimleriyle sağlanabilir ve emek toplumsal güvence altına alınabilir. Açılacak olan tarım kooperatifiyle üreticiler cinsiyet ayırımı olmaksızın ürettiklerinden hak ettikleri ekonomik girdileri sağlayabilirler. Ayrıca mevsimlik tarım işçilerinin kendi iç örgütlülüklerini geliştirmeleri kısa vadede aracıların etkilerini azaltacak ve işçiler bir nebze de olsa emeklerinin karşılığı konusunda pazarlık şansı bulacaklardır. Bahsi geçen kolektivizmi geliştirmek ilçede kültür haline gelen göçün önüne geçebilecek ve ekonomik ihtiyaçların yeterlilik düzeyinde sağlanmasını getirecektir. Uzun vadede amaç mevsimlik göçün yapısal bir sorun olmaktan çıkarılması ve minimum düzeye çekilmesidir” diye konuştu.

Mardin – DİHA / Emek Dünyası