Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » Metal TİS’leri sonuçlandı

Metal TİS’leri sonuçlandı

Türk Metal Sendikası ile Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) arasında 2010-2012 dönemine ait 160 iş yerini ve 120 bin metal işçisini kapsayan metal iş kolu grup toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri, sonuçlandı. Görüşmelerde sürpriz bir sonuç çıkmadı. Türk Metal Sendikası üzerine düşün görevi layıkıyla yaparak satış sözleşmesine imzasını koydu.

İmzalanan Toplu İş Sözleşmesi ile işçilere “çifte bayram” yaptıracak maddeler ise şunlarmış!
“- %0.18 enflasyona karşı, kat ve kat üstü olan bu sözleşme ile üyelerimizin sosyal yardımlarında %10 ve %15 arasında, birinci altı ay ayda işyeri ortalama saat ücretlerinde ise %5.35 oranında ücret artışı sağlanmıştır.
– Ücret zammının uygulanması ise her işyerinin ortalaması dikkate alınıp, %5.35’in Türk Lirası karşılığı olan rakam seyyanen ücretlere ilave edilecektir.”
Esnek çalışmayı dayatan maddeler konusunda ise bir açıklama yapılmadı. Sözleşmenin 1 Eylül 2010 tarihinden geçerli olmak üzere imzalandığı belirtildi.

Türk Metal Sendikası işçi sınıfıyla dalga geçercesine “Türk sanayinin lokomotifi olan işyerlerinde varılan anlaşma sonucunda, kırmızı çizgilerinden taviz vermeden yapılan anlaşma ile işçiler çifte bayram yaşadı. Her zaman olduğu gibi bu dönemde de Türkiye’nin en iyi sözleşmesini imzalamanın onurunu yaşayan Türk Metal Sendikası, alınan bu refah payı ile toplu iş sözleşmesi görüşmelerinden zaferle çıkmayı başarmıştır.” açıklamasını yaptı.

Türk Metal çetesinin Genel Başkanı Pevrul Kavlak ise
anlaşmanın ardından şu açıklamalarda bulundu:

“Türk sanayiinin omurgası olan otomotiv ve metal sektöründe imzalanan bu sözleşme, iş barışı ve endüstriyel barış açısından önem arz ettiği gibi hem metal sektöründe hem de Türk İşçi hareketinin bundan sonra da imzalayacağı diğer sözleşmelere de rehber olacaktır. Aynı zamanda metal işkolunda faaliyet gösteren gücü zayıf olan diğer sendikaların da imzalayacağı sözleşmelerin önünü açacaktır.

Türk Metal Sendikası bugünkü ekonomik koşullarda hiç bir taviz vermeden her türlü esnek çalışma talebini reddederek işin, işyerinin ve işçinin geleceğini güvence altına almıştır. Bu toplu iş sözleşmesinin bayram arifesinde imzalanması, metal işçisine ve ailesine çifte bayramı bir arda yaşatırken, elde edilen zafer üyelerimizin arasında büyük bir coşku ve sevinçle karşılanmıştır”.

Birleşik Metal İşçileri Sendikası ise sözleşmeyi yaptığı açıklama ile değerlendirdi. Açıklamada “Aynı oyunu sahneye koydular. Sözleşmeyi işçiden kaçırarak gece yarısı saat 02′de imzayı attılar. Varılan anlaşmaya her iki tarafın metal işçisinden duydukları korku sinmiştir.” denildi.
Birleşik Metal İş Sendikası TİS’de esnek çalışmanın dayatılması anlamına gelecek maddelerin grev nedeni olduğunu önden ilan etmişti.

Metal TİS’leri sadece metal TİS’leri değildir!

Metal sektörü tekelci burjuvazinin can damarlarından biridir. Bu yüzden MESS’in TİS stratejisi her zaman burjuvazinin bir bütün olarak işçi sınıfına saldırı stratejisi olarak hazırlanır. Bu sözleşme MESS ile sendikalar, Türk-Metal, Birleşik-Metal arasında görünüyorsa da; aslında, sınıfsal! Sermaye sınıfı ile işçi sınıfı arasında. Uzlaşmaz karşıt iki sınıfın, burjuvazi ile proletaryanın, ağırlıklı ve öne çıkan iki kesimi arasında. MESS ile Türk Metal arasında ki bu sözleşme bundan sonraki tüm sözleşmeler de işçi sınıfına saldırı için “rehber” olacaktır.

Bu durumu Kavlak şöyle dinlendiriyor, “Aynı zamanda metal işkolunda faaliyet gösteren gücü zayıf olan diğer sendikaların da imzalayacağı sözleşmelerin önünün açacaktır.”

Metal sektöründe kaynama artarak devam ediyor. Giderek ağırlaşan çalışma koşulları ve düşen ücretler Metal işçilerinde örgütlenme arayışlarını ortaya çıkartırken patronlar da işten atılmalara başvuruyor. İşçilerin cevabı ise direniş oluyor. Pasif direnişler yerini bugün için sınırlı kalsa da, işgal ve eylemli dayanışma eylemlerine bırakmakta. ÇEL-MER, MUTAŞ Demirçelik bunun örnekleri…

MESS patronlarıyla kolkola ihanet sözleşmesinin taslağını hazırlayan Türk Metal’e karşı öfkenin adı dün Bursa’da Bosch, Renault işçileriydi, bugün alttan alta kaynayan Ford Otosan işçileri…
İşte metal TİS’lerinde burjuvaziyi ve sınıf işbirlikçilerini rahatsız eden, ihanet belgesini bayram öncesinde gecenin ikisinde imzalattıran da bu.

TİS görüşmeleri sürerken MESS önünde protesto gösterileri, Boğaz Köprüsü‘nde trafiği kesmek, fazla mesaiye kalmama eylemleri ve çeşitli yerlerde kitlesel basın açıklamaları yapılmıştı. Fakat sendikaların kontrolunden çıkamayan bu eylemler imzanın atılmasına engel olamadı.

Sözleşmeye imzanın işçilere rağmen atılmasının önüne geçmenin tek koşulu işçilerin inisiyatifi ele almaları bunu sağlayacak örgütlenmeleri, işçi komite ve meclislerini, kurmamızdır.. Basınç alıcı eylemler değil hak alıcı eylemlere, grev, işgal blokaj, başvurmalıyız.


Burada görev sınıf devrimcilerine ve öncü işçilere düşmektedir. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz. İşçi sınıfının bulunduğu her yerde strong>komiteler ve meclisler kurulmalı. İşçi sınıfını ilgilendiren her konu özel olarak ele alınmalı ve işçilerin katılımı ile kararlar alınmalı ve hayata geçirilmelidir. Ancak bu şekilde işçi sınıfının kazanımları korunabilir ve üzerine yenileri eklenebilir.

TİS süreci bitmiş olabilir ama ortada uzlaşmaz iki sınıf oldukça, bu sınıfların savaşı da bitmeyecektir. Önümüzde asgari ücret belirleme görüşmeleri var, 657‘nin tasfiyesi var, esnek çalışma, bölgesel asgari ücret uygulamalarına geçme çabaları var.

Bize rağmen bizim kaderimizi belirleyen imzaların atılmasına kararların alınmasına karşı, kölece çalışmaya ve yaşamaya karşı, brileşelim, örgütlenelim inisiyatifi elimize alalım.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*