Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Metal işçileri: “Her şeyin başı güçlü bir örgütlenmedir”

Metal işçileri: “Her şeyin başı güçlü bir örgütlenmedir”

Türk Metal Sendikası’nın örgütlü olduğu Bursa bölgesindeki fabrikalarda son bir haftadır sendika yönetimini hedef alan işçi eylemleri yaşanıyor. Renault, Tofaş, Coşkunöz, Mako gibi fabrikalarda gerçekleşen eylemlere 13 Nisan’da Bosch işçilerini kapsayan sözleşmenin göreceli olarak daha yüksek zam oranlarına sahip olmasının neden olduğu ileri sürülüyor. AlternatifSiyaset.Net olarak bir grup Bosch işçisiyle metal iş kolunda gelişen işçi tepkisinin nedenleri ve sürecin seyri üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle Bosch’taki durumu anlatabilir misiniz? Birleşik Metal İş ile Türk Metal arasında yaşanan yetki karmaşasının sebebi neydi? Birleşik Metal’in bu süreçteki tutumunu nasıl görüyorsunuz?

Yetki karmaşası Bosch işçilerinin belini büken işbirlikçi-dayatmacı toplu sözleşme düzenine karşı isyanından doğdu. İşçiler Türk Metal’den istifa ederek Birleşik Metal’e geçti. Birkaç gün içerisinde çoğunluk da sağlandı. Ancak baskı ve tehditler nedeniyle zaman içerisinde TM’ye dönüşler oldu. Buna rağmen direnmeye devam eden önemli sayıda işçi de kaldı. Fakat Çalışma Bakanlığı’nın keyfi şekilde yetkiyi TM’ye vermesinin ardından süreç tam bir çıkmaza girdi. Mahkemelerin de bu tutuma ortak olması sonrasında süreç TM lehine gelişti. Birleşik Metal’in bu süreçteki tutumunu yetersiz bulduk. Çünkü karşı cephe her türlü kuralsızlığı gösterirken BM hep yasalar içerisinde yol izleyen bir tutum gösterdi. Bu da işçilerin direnme gücünü kırdı haliyle.

Bosch’ta imzalanan sözleşme Türk Metal’in Mess’le imzaladığı TİS düşünüldüğünde çok daha yüksek zam oranına sahip, bu durum neden kaynaklanmakta? Türk Metal ve işverenin var olan işçi tepkisinden çekindiğini söyleyebilir miyiz?

Evet kesinlikle böyle. Bosch’ta TM yetkiyi ele aldı. Ama orada çetin mücadeleler içerisinden geçmiş işçiler kaldı. Bunların yanı sıra üç yılı bulan sürede zam alamayan Bosch işçilerinin kaybedecek bir şeyleri de kalmadığı için aşağıdan çok güçlü bir tazyik uyguladılar.

Bosch’ta imzalanan sözleşme aslında Türk Metal’in örgütlü olduğu tüm fabrikalarda Aralık ayından imzalan TİS’e karşı öfkenin olduğunu açığa çıkardı. Peki sizce Birleşik Metal İş’in 29 Ocak’ta aldığı grev kararı neden bu fabrikalarda etkili olamadı?

Aslında tüm bu fabrikalar grev sürecini ilgiyle izlediler, desteklediler. Ancak grevin kısa sürmesi, grev yasağının ardından mücadelenin kesintiye uğraması nedeniyle bu etki geçici oldu. Ancak bu sırada fabrikalardaki büyük eylemler TM üyesi metal işçilerini de etkiledi.

Neredeyse her TİS döneminin ardından Türk Metal’e karşı hareketlenmelerin ortaya çıktığını görüyoruz. Sizce bu hareketler neden sonuç alıcı olamıyor?

Bilinç, örgütlenme ve önderlik. Bunların yokluğunda tepkiler gelip geçici oluyor. Öfkenin üstesinden hızla geliyorlar. Ancak bu kez durum farklı.

Türk Metal’in Bosch işçileri ile eyleme çıkan işçiler arasında ikilik yaratmak adına “Bosch’taki kazanımları kıskanıyorlar”, “Sendikamızın başarısına gölge düşürmek istiyorlar” gibi söylemler geliştirdiklerini görüyoruz. Bu propagandanın Bosch işçisi üzerinde etkisi oluyor mu?

Doğrusu ilk anda vardı. Ancak şimdi mücadelenin bir düzey kazanması ile birlikte bu geride kaldı.

Türk Metale karşı tepki gösteren işçilerin talepleri neler?

Ücretlerde iyileştirme, temsilcilik başta olmak üzere seçimlerin demokratik bir tarzda olması, yani işçilerin tabandan oy kullanmasıyla yenilenmesi ve üçüncü olarak da bu süreçten dolayı işten atmaların olmaması.

Daha önce de iş yeri temsilcilerinin seçimle iş başına gelmesi talep edilmişti.1998’de TM bunu kabul etmişti sonra ne oldu?

Elbette tutmadı. Çünkü güçlü bir taban örgütlenmesinin olmadığı bir yerde bu ağa takımı için verdikleri sözlerin hiçbir hükmü yok.

TM’de sendikal demokrasiyi hayata geçirmenin yolu nereden geçiyor?

Son derece örgütlü bir işçi hareketineden geçiyor.

TM rahatsızlıklarını dile getiren işçiler karşısında geçmişteki tehditkar tutumu sürdürüyor mu?

Evet ama bu eskisi kadar prim yapmıyor. Çünkü güçlü bir birlikleri olan işçiler bunlar karşısında ezilmiyorlar. Yanıt veriyorlar ve psikolojik üstünlüğü ellerinde bulunduruyorlar.

Öte yandan bu süreç içerisinde saldırıların fiziki boyutlar kazanması muhtemeldir. Biz işçileri buna karşı hazırlıklı olmaya çağırıyoruz. Özellikle bu mücadelede belli bir yer tutan Metal İşçileri Birliği’ne yönelik saldırılar da muhtemeldir. Ancak bu saldırılar cezasız kalmaz.

Sizce sendikaların gerçek işçi örgütleri olması için ne yapılmalı?

Her şeyin başı işçilerin tabandan güçlü bir örgütlenme yaratmasına bağlı deriz yine. Çünkü bu olduktan sonra Bosch’ta görüldüğü üzere en anti-demokratik ağalık düzeninin sürdüğü bir sendikada dahi çok şey yapılabilir. Bugün metal işçisinin hareketiyle de bu yine kanıtlanmıştır.

Kaynak: http://alternatifsiyaset.net/2015/04/22/metal-iscileri-her-seyin-basi-guclu-bir-orgutlenmedir/

 

10945522_375748092613527_5041862014881252750_n

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*