Anasayfa » GENÇLİK » Mart’ın 16 sında 7 Can, Haziran’da 8 Can

Mart’ın 16 sında 7 Can, Haziran’da 8 Can

“Çitler kesilir birer birer
Cop ve bomba halt edilirler…”

1978 yılının 16 Martı’nda 7 devrimci ve ilerici öğrenci katledildi. O dönem sermayenin faşist rejimiydi bu katliamı gerçekleştiren. 2013 yılının Haziran ayında başlayan o görkemli direnişte biri bir kaç gün önce yaşamını yitiren Berkin Elvan olmak üzere 8 Genç katledildi. Bu günse sermayenin geri tipte güdük burjuva demokratik rejimidir bu katliamı gerçekleştiren.

Rejim tipi değişse de kapitalist sermayenin katliam alışkanlığı hala devam etmektedir. Kapitalizm hala biz gençleri ve çocukları öldürmeye devam etmektedir.

16 Mart 1978 Beyazıt’tan topluca çıkış yapmak isteyen devrimci ve ilerici öğrenciler o dönemin üniversitelerden sorumlu komiserinin kitleyi zorlaması ile ön kapıdan savunmasızca çıkmıştır.

İlk olarak bomba sesi duyulur Beyazıt Meydanı’nda ardından ardı ardına silah sesleri, dışarıda bekleyen faşistler içlerinde bulunan MİT elemanları yönlendirmesi ile bu katliamı gerçekleştirdiler.

Tarihe 16 Mart yada Beyazıt katliamı olarak geçen bu katliamda, Hukuk ve İktisat Fakültesi öğrencilerinden Hatice Özen, Baki Ekiz, A. Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt olay yerinde, Cemil Sönmez kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirir.

Daha sonra açığa çıkan belgelerde o dönem yapılan bu katliamın devletin bilgisi dahilin de yapıldığı. MİT’in emniyete yazı yazarak faşistlerin böyle bir saldırı yapacağından bilgisi olduğu ortaya çıktı.

Nasıl da tanıdık geliyor. Sermaye devletinin Hrant cinayetinde de bilgisinin olduğu ayan beyan ortadayken, yada Ali İsmail’in, Ethem’in katilleri ortada ve olaylar gayet açık netken devletin bunları koruma ve kollama gerçekliği. Yada Berkin’i vuran polisin aslında sermaye devletinin kayıtlarında ve arşivinde var olduğu gerçeği.

16 Mart yada Gezi direnişinde yaşanan bu katliamların açığa çıkarılmasının ve sorumluların yargılanmasının Berkin’in cenazesinde olduğu gibi yüz binlerin sokak eylemlerinden ve sokakta yaratılacak bir iraden çıkacağı gerçeği gözümüzün önündedir.

Katliamlara sesiz kalmak, sus pus olmak ancak ve ancak yeni katliamların yaratılmasından başka bir işe yaramayacaktır. Biz komünist gençler tabi ki gerçek bir adaletin ancak ve ancak sosyalist bir işçi demokrasisinde var ola bileceğinin bilincindeyiz. Ancak bu günümüzde yaşanan katliamlardan hesap sormayı öteleyen bir tutum takınmamızı sağlayamaz bize düşen görev bu yaşanan katliamlar karşısında sesimizi ve eylemimizi daha güçlü ve gür bulunduğumuz her alanda var etmektir.

Bugün 16 Mart katliamı davası zaman aşımına uğramıştır. O dönemde de açılan davalar sonuçsuz kalmıştır. Ve bu katliamı yapan ekibin içinde olan eli kanlı katil Çatlı bu katliamdan sonra daha yüksek görevlerle ve rütbelerle donatılmıştır. O dönem öğrencilerin katledilmesinde birinci dereceden sorumlu olan komiser ise yine terfi ile ödüllendirilmiş ve başka bir çok katliamın baş mimarı olmuştur.

Sermaye bu günde davaları uzatmakta yada göstermelik kararlar vermektedir. Ethem’in katiline de yine terfi gibi bir tayin hediyesini sunmuştur. Baş tada dediğimiz gibi yönetim şekli değişse de değişmeyen tek şey kapitalist iktidarın katliamcı ve katil olduğu gerçeğidir.

www.sinifsiz.org

Bu yazı 17 Mart 2014 Günü Sınıfsız.org sitesinde yayınlandı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*