Anasayfa » GENÇLİK » Liseli öğrenciler 12 Haziran’da buluşuyor

Liseli öğrenciler 12 Haziran’da buluşuyor

Elemeci ayıklamacı, hayatımızı çalan, paralı ve geleceği olmayan eğitim sistemine karşı sokaklara çıkıyoruz. 12 Haziran’da Kadıköy’de buluşuyoruz.

Elemeci ayıklamacı sınav sistemine karşı Anadoluda Yaşam Kooperatifi, Demokrasi ve Özgürlük Gençliği, Demokratik Yurtsever Gençlik, DEV-GENÇ, Dev-Genç Birliği, Dev-Lis, Dev-Lis, Devrimci Liseliler Birliği, Genç Sol, Liseli Hareket, Liseli Öğrenci Birliği, Mayısta Yaşam Kooperatifi, Liseli Kıvılcım, Öğrenci Birliği, Tüm İlerici Gençlik Derneği ve YDG‘nin örgütlediği bir miting yapılacak.

Öğrenci Birliği’nin mitinge çağrı bildirisi:

Hayallerimizi çalan sınav sistemine karşı eyleme!

Zııııııırrrr… Okula yine geç kaldım, koş koş koş. Gömleğim yırtılmış. Lanet olsun, herkes aynı giyinmek zorunda mı sanki, ikiz gibi.

Ooo müdür paraya kıymış güvenlikte tutmuş. Bu sur gibi du­varlardan atlamak, kameralardan gizlenmek mümkün sanki.

Yaşam alanlarımızdan biri olan ve günümüzün çoğu zamanını geçirdiğimiz liselerimiz artık çekilmez bir hale dönüştürüldü, dönüştürülüyor. Bilimsellikten uzak dersler, zorunlu din dersleri, en ufak ses yükselmede karşımıza çıkarılan disiplin cezaları, bizi zebralar gibi tek tipe sokan okul yönetmelikleri, her anımızı gözetim altında tutan kameralar ve güvenlik görevlileri okul hayatımızı F tipine çeviriyor.

Sıra dershanede, koş koş koş. A, B, C, D, E.. Cebir, üçgen, sayılar…

Sahi sayılar neyi bildirir bize: 1-Soner Semih Sipahi, 2-G.C. 3-Onat Akpınar, 4-Emre Türk­men, 5-Seren Buluç, 6-Çiğdem Ak, 10.. 20.. 30.. 40.. Paralı eğitim sisteminin kıskaç altına alarak katlettiği isimlerden sadece bir kaçı. Kapilizm sınav sistemiyle, madenleriyde, tersha­neriyle sermayesini daha da büyütmek için işçi-emekçilerin ve çocuklarının kanıyla besleni­yor.

Adeta bir yarış hipodromundaymışız gibi arkadaşlarımızla yarıştırılıyoruz. ‘Öyle ya her der­shane sırasında oturan bizim rakibimizdir.’ Ticarileştirilen eğitim sistemiyle beraber der­shane paraları yüzünden ailelerimizde en az bizim kadar sıkıntı içerisinde. Geleceğin işçi adayları olan bizler ev, okul, dershane çemberi içerisinde boğulurken, işçi-emekçi ailelerimiz de bizleri okula, dershaneye göndermek için seferber oluyor, yaşamlarını fabrikalarda birer ücretli köle olarak geçiriyor. ‘Paran kadar varsın, paran yoksa sen de bir hiçsin!’

Sermaye patronlarının temsilcilerinden biri olan Milli Eğitim Bakanlığı eğitim sistemindeki yeniden yapılandırılma doğrultusunda 2013 yılına kadar tüm düz liselerini meslek liselerine dönüştürecek. Fabrikaların arka bahçesi haline getirilen sermayenin ihtiyacına göre meslek liselerinde staj</b> ya da dönem ödevleri adı altında ara elaman olarak çalıştırılıyor, ücretli-ücretsiz köle olarak çalıştırılıyoruz.

Akşam oldu eve, koş koş koş… Biraz nefes almak istiyorum fakat ezberlemem gereken sınavlar geliyor aklıma. Bırakıyorum kitabı elimden ve düşünüyorum;

Bir lise yüksek duvarlarla çevrilidir. O duvarların da üstüne yükseltme amaçlı ek gri demirler koyulur. O demirlerin üzerine de fazladan kesici dikenli teller eklenmiştir.

Bir lise bugün bir hapishanedir. Oraya girmek, oradan çıkmak yasaktır. Öğrenci tek tip giyinir; kural-disiplin-yönetmelik vardır. Parayla beslenir, parası kadar okur. İstiklal marşı tek sırada okunur, konuşulmaz. İtaat esastır. Özgür düşünce yasaktır. Okul toplumdan yalıtılmıştır, kapısında demirden bir cezaevi kapısı vardır.

Burası emekçi mahallesinde bir devlet okulu: Bu lisede işçi çocukları okutulur. Okul döne­minde itaati, baş eğmeyi, büyüklerini saymayı, “varlığını sermayeye armağan etmeyi” öğrenmelidir işçi çocuğu. Para düzeninin, paranın hâkimiyet sisteminin dışına, başını önüne eğip rekabet sınavlarına hazırlanmanın dışına çıkmak yasaktır burada.

Peki, o yüksek lise duvarından bir tuğla çekilirse? O duvardan dışarıya bir slogan, bir haykırış yükselirse? Öğrenciler yüklenip o demir kapıyı yıkarsa? Bir kez olsun tek sıra halinde o İstiklal Marşı okunmaz, bir kez olsun geleceğin işçileri olan öğrenciler, işçi sınıfı mücade­lesinden yana aktif bir tutum-tavır alırlarsa?

Biz de düşler kuruyoruz. İçerisinde sınav kellimesi geçmeyen cümleler kurmak, not korkusu olmadan öğrenmek, karne korkusu olmadan yaşamak istiyoruz.

Düşler kuruyoruz. Eğitimin paralı olmadığı, okulda herkesin rengarenk olduğu, bilimsel deneylerle eğlenerek öğrenebileceğimiz okullar. “Diplomalı işsiz mi olacağım?” sorularının olmadığı herkesin severek çalışabileceği insanca bir yaşam.

Elemeci ayıklamacı, hayatımızı çalan, paralı ve geleceği olmayan eğitim sistemine karşı sokaklara çıkıyoruz. Bizi intiharlara sürükleyen ve her gün değiştirilen lanet sınav sitemini kafalarında parçalayana kadar sokaklarda olacağız.

Düşümüz de sen de varsın arkadaşım. Bu mücadelede sen de sesini sesimize kat. Tüm bu haksızlıkların karşısında sessiz kalarak kukla olma. Biz biliyoruz ki, bir araya geldiğimizde ne kadar güçlüyüz. 12 Haziran’da Kadıköy’de buluşuyoruz.

Elemeci, ayıklamacı sınav sistemine ve staj sömürüsüne son!
Köle değil öğrenciyiz!
Kukla olma Öğrenci Birliklerine katıl!
Kurtuluş Sosyalizmde!

Tarih: 12 Haziran Cumartesi
Yer: Tepe Nautilus/Kadıköy
Saat: 14.00

ÖĞRENCİ BİRLİĞİ
www.liselimeydani.net

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*