Anasayfa » GÜNDEM » Kriz Derinleştikçe Sermaye Korkuyor

Kriz Derinleştikçe Sermaye Korkuyor

Ali Koç  ağzında ki baklayı ve korkularını açığa çıkardı. Daha önce “Kapitalizmin Vahşi” olmasından dert yanan bu sermaye sahibi zati muhterem aslında derdinin ne olduğunu bu kez çok açık ve net olarak dile getirdi.

ali-koc-rahm-154020d4

Ali Koç son olarak “eşitsizliği gönüllü olarak düzeltmezsek emin olun birileri zorla düzeltir” diyerek aslında asıl korkusunun işçi sınıfının ayaklanması olduğunu ortaya çıkartmış oldu. Ali Koç dahil olmak üzere burjuvaların en büyük korkusu işçi sınıfı ve kent yoksullarının isyanıdır. Son teknoloji güvenlikli villa ve holdinglerinin bir gün başlarına yıkılacağını, finanse ettikleri orduları ve polislerinin bile sınıf öfkesi karşısında duramayacağını iyi bilmektedirler.

“Bugün geldiğimiz noktada, iki sistem galip çıkmış: kapitalizm ve liberal demokrasi. Eleştiri olduğunda da doğal olarak bu iki sisteme eleştiri oluyor. Benim açımdan konunun temeli, kapitalizmin ortadan kaldırılması ya da yok edilmesi değil, kapitalizmin daha sürdürülebilir, eşitlikçi ve adaletli bir sisteme dönüşmesi.”

Ali Koç bu eşizliği yaratanın aslında “galip” geldiğini söylediği neoliberal kapitalizm ve onun süslü burjuva demokrasisi olduğunu iyi biliyor. Ancak sınıf çıkarları söz konusu olduğu için bu sevdadan vaz geçmiyor. Geçmeyecekte Ali Koç bir masal anlatıyor. Ancak korkularını iyi anlıyoruz, özellikle Gezi İsyanı sonrasında sermayenin korkularının daha da derinleştiği gerçeği ortada duruyor. Ali Koç daha sonrasında Metal Fırtına’da bizzat kendi fabrikalarında bunu yaşadı. Binlerce metal işçisinin görkemli direnişi bir çok burjuvanın olduğu gibi Ali Koç’unda korkularının açığa çıkmasına neden oldu.Ayrıca Kürdistan’da yaşanan güçlü direniş ve bu direnişin ana gövdesini kürt proletaryasının oluşturmasıda burjuvazinin uykularını kaçırmaktadır.

“Sosyal Açıdan Sürdürülemez Bir Ortamdayız” söylemi aslında en çok Gezi Direnişine bir gönderme özelliği taşıyor. Bu söylemler Türkiye Burjuvazisi içinde ki çatlakların ve rekabetinde derinleştiğinin bir göstergesi.

Ali Koç kendi fabrikalarında her türlü baskı ve zorbalığı uygulamaktan geri durmayan, fabrika içerisine polis sokma aymazlığını bile gösteren sermayenin koç başı bir holding patronu. Ancak oda biliyor ki çalışma alanında ki despotik uygulamalar, yada direnişler karşınında uygulanan baskı ve zor bir yere kadar işçi sınıfının öfkesini durdura billir. Ali Koç sözlerinin sonuna özellikle “radikal” unsurlar bu gibi durumlarda kitleler içinde hayat bulur meramını ekliyor. Çünkü doğru bir sınıf programı ve doğru bir politik komünist önderliğin sınıfın büyüyen öfkesini sosyalizme doğru çevireceğini biliyor.

Ali Koç kendi çocuklarının geleceğinden rahatsız ancak özel mülkiyet ve miras temelinde toplumsal bir ayaklanmanın ve bir sınıf devriminin tüm bu burjuva ilişkileri ortadan kaldıracağı gerçeği onu rahatsız ediyor.

Ali Koç öneri olarak daha yaşana bilir, “özgürlükçü” bir kapitalizm önerisinde bulunuyor. Ali Koç gibi sermaye sahiplerinin bu tarz önerilerde bulunması gayet doğaldır. Ali Koç hepsini kaybetmek yerine küçük ödünler verir ama daha fazlasını alırım derdinde. Ancak liberal reformist akımlarında bunun daha ötesine geçen bir bakış açısı yok. Asıl tehlikeli olan durum budur. Ayrıca sermaye yaşadığı birikim krizinin etki ve alanını daraltmaya çalışıyor. Kitleleri bir nebze olsun daha “rahat” bırakarak yeni bir ihtiyaçlar dünyasının da kapısını aralıyarak birikim krizini ortadan kaldırmaya çabalıyor.

İşçi sınıfı Ali Koç gibi burjuvaların korkulu rüyası olmaya devam edecektir. Asıl olarak bu korkularınnı gerçeğe çevirmek ve bu yüz yıla sosyalizm gerçeğini yazmak önemlidir. Sosyalizm dışında bütün çareler Ali Koç’un “özgürlükçü” kapitalizmine denek düşecektir. İşçi sınıfının temel sloganı ya barbarlık ya sosyazlim olmalıdır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*