Anasayfa » DÜNYA » Koronavirüs Kapitalizminde Gündelik Yaşam ve Gündelik İletişim- Christian Fuchs (DP çevirisi)

Koronavirüs Kapitalizminde Gündelik Yaşam ve Gündelik İletişim- Christian Fuchs (DP çevirisi)

Christian Fuchs’un “Koronavirüs Kapitalizminde Gündelik Yaşam ve Gündelik İletişim” başlıklı yazısının (https://www.triple-c.at/index.php/tripleC/article/view/1167/1351) kısaltılmış çevirisidir.

C. Fuchs, Türkçe’ye de çevrilmiş bulunan “Dijital Emek ve Marx”, “Marx Geri Döndü: Medya, Meta ve Sermaye Birikimi”, “Sosyal Meyda: Eleştirel bir Giriş” kitaplarının yazarıdır.

Çeviri: Devrimci Proletarya

İnsanlar toplumsal varlıklardır. Toplumda toplumsal ilişkiler içinde ve aracılığıyla yaşarlar. İletişim, toplumsallığın, toplumsal ilişkilerin, toplumsal yapıların, toplumsal sistemlerin ve toplumun üretim ve yeniden üretim sürecidir. Toplumsal bir ilişkide, en az iki insanın birbirinin eylemlerini anlamlandırması vardır. Her biri diğerinin yaptığını yorumlar, ve bu en azından, yeni düşüncelere ve toplumsal sistemde potansiyel değişimlere yol açar. İnsanlar yüz yüze toplumsal ilişkilerden kaçınıyor ve bunun yerine aracı ortamlı toplumsal ilişkiler geçiriyor; burada iletişim WhatsApp, Telegram, Zoom, Skype, Panapto, Blackboarda Colloborate, Jitsi, Dicord benzeri telefon, sosyal medya, messenger ve video yardımı ile organize ediliyor. Sosyal mesafe iletişimden kaçınmak değildir, ama bulaş riski taşıyan yüz yüze iletişimin aracı ortam iletişimi ile ikame edilmesidir. Aracı ortam hem kaçınma hem yaşama stratejisi haline geliyor. Sosyal mesafe toplumsaldan ve diğer insanlardan uzaklaşma değildir, belli bir mesafeden iletişim kurmak ve toplumsallaşmaktır.

2020’de, milyarlarca insan toplumsal yaşamlarında radikal bir kopuş ve reorganizasyonu deneyimliyor ve uyguluyor. Modern toplumda, gündelik yaşamımızı belli toplumsal sistemlerde yer alan sosyal pratikler olarak organize ederiz; belli zaman periodlarını başkalarıyla birlikte belli amaçları gerçekleştirmek için tekrara dayalı olarak ve rutin bir tarzda geçiririz. Gündelik yaşamımızın kilit toplumsal sistemleri, ev, işyeri, ve eğitim kurumlarını (çocuk bakımı, okul, üniversite) içerir. Herkesin serbest zamanını geçireceği, başkalarıyla buluşacağı, bir yerden diğerine gideceği veya gündelik yaşamın diğer bağlamlarını organize edeceği kamusal uzamlar vardır. Bu uzamlar arasında parkları, oyun alanlarını, kafeleri, trenleri, otobüsleri, dükkanları vb sayabiliriz.

Emeğin ve etkinliklerin bölünmesi (işbölümü-bn) insanların günün belli zamanlarını belli uzamlarda geçirmesi anlamına gelir. Örneğin ofiste veya fabrikada Pazartesinden Cumaya 9.00’dan 17.00’ye kadar çalışmak gibi. Bu uzam ve zamanının, belli zaman periodlarının belli yerlerde geçirilmesine göre parsellendiği anlamına gelir. Kapitalist toplumun esnekleşmesi, küreselleşmesi, dijitalleşmesi, bireyselleşmesi ve neoliberalleşmesi, gündelik yaşamın uzam-zamanını dönüştürmüştür. Gitgide daha fazla insan, ev ve kamu alanları dahil, değişen uzamlarda ve değişen zamanlarda çalışıyor. Serbest zaman ile çalışma zamanı, oyun ve emek, tüketim ve üretim, ofis ve ev, vb arasındaki sınırlar bulanıklaştı. Çoğu insan için, bu eğilim çalışma zamanının artması ve sermaye mantığının geleneksel işyerinin ötesindeki alanlara genişlemesi anlamına geliyor. Gitgide daha fazla insan geçinebilmek için çalışmak zorunda kalıyor, ama bunu ancak güvencesiz (precarious) biçimlerde yapabiliyor.

Gündelik Yaşamın Uzam-Zamanında Radikal Dönüşüm

Koronavirüs krizi gündelik yaşamın uzam-zamanında radikal bir dönüşüm getirdi. Gündelik yaşamın fiziksel ve toplumsal uzam farklılıkları çöktü.İşyerleri ve okullar birdenbire, gündelik yaşam uzamı olarak evle bütünleşti. Neoliberalizm tarafından ilerletilen sosyal uzamların bulanıklaşması ve bütünleşmesi, en uç noktasına vardı. Kamusal yaşamın ara uzamları, serbest zamanlarımızı ve geçiş zamanlarımızı geçirdiğimiz kafeler, restoranlar, parklar, doğa, kamu ulaşımı, vb boşaldı, hayalet ilçeler ve hayalet uzamlar haline geldi.

Politikacılar koronavirüs krizi çerçevesinde iki temel politika seçeneğine karar vermeliydi; ya gündelik yaşama köktenci biçimde müdahale ederek vatandaşların çoğunluğundan evde kalmasını isteyecekti ya da gündelik yaşama minimal düzeyde müdahale edecekti. İlk seçenek insan yaşamlarını doğrudan iletişim ve doğrudan toplumsal ilişkileri mümkün olduğunca azaltarak korumaya çalışır ve dolayısıyla kaçınılmaz olarak bir ekonomik kriz yaratır. İkinci seçenek doğrudan iletişim ve doğrudan toplumsal ilişkileri devam ettirir, bir ekonomik krizden kaçınmak için insan yaşamlarını riske eder.  

Koronavirüs krizi gibi varoluşsal krizlerde, neoliberal politik stratejiler çoğu işletmenin açık kalmasını seçti. Aksine, sosyalist yönetim stratejileri ise vazgeçilmez olmayan, yani toplum yaşamsallık güvencesi için gerekli olmayan tüm işletmeleri kapatırdı. İkinci stratejide, insan yaşamı ve iyi olma hali, ekonomik çıkarların üzerinde yer alırdı. İlk stratejide ekonomik büyüme ve karlılık insan yaşamının üstüne konur.

Toplumsal uzam özgül yereller olarak yapılanmış ve ayrışmıştır. Bunlar uzam-zaman alanları, bölgeleri, istasyonlar, ve evler, sokaklar, şehirler, işyerleri, okullar, bakımevleri, parklar, dükkanlar, restoranlar, kafeler, kamu ulaşım araçları vb gibi yerlerdir. “Yereller etkileşim kuruculuğu (settings of interaction) sağlamak için kullanılan uzamlardır, etkileşim kuruculuğu ise bağlamını (contexuality) özgülleştirmek için temeldir. (…) Yerler, bir evdeki bir  odadan, bir sokak köşesine, bir fabrikanın atelyesine, kasaba ve kentlere, ulus-devletler tarafından işgal edilerek teritoryal olarak işaretlenmiş alanlara kadar çeşitlenebilir. Ama yereller, tipik olarak içinden yeniden-parsellenir, ve onların içindeki alanlar etkileşim bağlamını oluşturmak için kritik önem taşır.” (Giddens, 1984, 118)

Bir yerel belli bir zamanda kullanılan belli bir fiziksel veya virtüel uzamdır, tipik olarak rutin tarzda, tekrara dayalı olarak, belli bir amaç dönük toplumsal etkinlik ve iletişim içindir. Uzam-zamanı işaretlenmiş ve sınırları çizilmiş alanlar veya bölgeler formunda organize edilir, bunlar belli bir amacın olduğu etkinliğin ve iletişimin özgül tiplerinin fiziksel, mekana dair ve geçici bağlamlarıdır. Yereller insanların iletişim pratiklerinin yerleri ve fiziksel kurucularıdır. 

Koronavirüs krizinde, iş, serbest zaman, eğitim, kamusal alan, özel alan, arkadaşlıklar, aile için toplumsal uzamlar ve yerellerin hepsi ev yerelinde bütünleşmiştir. Ev aynı zamanda işyeri, aile ve özel yaşam uzamı, okul, bakımevi, serbest zaman uzamı, doğal uzam, arkadaşlarımıza bağlandığımız ve mesleki iletişimlerimizi kurduğumuz kamusal uzam, vbdir. Toplumsal uzamlar evde birleşiyor. Bu bütünleşmiş toplumsal uzamda, herbiri rutin biçimde özgül etkinliklere ayrılmış zamanı küçük dilimlere bölerek gündelik yaşamı organize etmek zorlaşabilir. Koronavirüs krizinde, ev gündelik yaşamın olağanüstü-yereli (supra-locale) haline gelmiştir. 

Gün zamanı çoğu birey için için çalışma zamanı olarak kullanıldığından, koronavirüs krizi sürecinde, aynı zamanda çalışma zamanı, eğlence zamanı, eğitim zamanı, aile zamanı, alışveriş zamanı, ev işleri zamanı, serbest zaman, bakım zamanı, psikolojik rahatlama zamanı vb olarak kullanılıyor. Toplumsal uzamların evde birleşmesine, özgül etkinliklere ayrılan zaman periodlarının birleşmesi eşlik ediyor. Sonuç, insanların olağan koşullarda farklı zamanlar, farklı yerler, farklı toplumsal rollerinin, tek bir evrensel, eğilimsel olarak ayrışmamış ve yapılandırılmamış bir yerelde, evde, bütünleşmesidir.

Bireyin Aşırı Yüklenmesi

Bu bütünleşme, çeşitli toplumsal rolleri aynı zaman ve aynı yerde yönetemeyen bireyin aşırı yüklenmesine kolayca yolaçabilir. Durum, koronavirüs krizin yol açtığı aşırı psikolojik yüklerle daha kötüleşir; aileri, arkadaşları ve kendileri için endişelenen bireyler, bir de kendilerinin ve başkalarının yaşamlarını riske etmeden nasıl alışveriş edip dışarı çıkacaklarını düşünmek zorundadır, aile üyeleri, anne-babaları ve arkadaşları fiziksel mesafeyi korumak durumundadır, ailelerinden ve topluluklarından karantinadaki yaşlı, zayıf ve hasta insanları desteklemeye zaman ayırmak durumundadır, vd. Bu tür krizlerde, zamanın önemli bölümü yaşamsallık zamanıdır, acil fiziksel, psikolojik ve toplumsal yaşamsallığı koruma etkinlikleri için kullanılan zamandır. Rutin etkinlikler, dikkate değer  zamanın ayrılmasını gerektiren görevlerle karşı karşıya gelir.  

Yaşamda kalma işi (survival work), koronavirüs krizinde gündelik yaşamı şekillendirir. Doğrudan iletişim sınırlandırılmış olarak, belli bir uzaklıktan iletişimi organize etmek için daha fazla zaman gerekir. Bireylerin doğru dürüst devam edemeyeceği ve “işlev göremeyeceği” zamanlar vardır, çünkü ölüm, hastalık ve gelecek korkularıyla başaçıkmak zorundadırlar. Kriz zamanında insanlar en yakın dostlarıyla yardımlaşmak ve dayanışmak için biraraya gelmeyi isterler. Koronavirüs krizinde ise, büyük grupların biraya gelmesi sakıncalıdır, çünkü bulaş, hastalık ve ölüm riskini artırır. Sosyal mesafe çoğu insanı psikolojik olarak yükler çünkü sevdiklerine fiziksel olarak yakın olamazlar. Aracı ortam iletişimi belli bir duygusal destek sağlayabilir ama, birbirine dokunma, hissetme, koklama, sarılma vd kapasitesinden yoksundur. Bir arkadaşınız veya yakınınıza web ekranından güzel sözler söyleyebilirsiniz, ama onun gözlerine bakamazsınız, ki bu empatik iletişimin önemli bir yönüdür. Koronavirüs krizi bakımın önemli bir yönü olan fiziksel yakınlığı ortadan kaldırıyor, bu da bireylere fazladan psikolojik yükler getiriyor. Aracı ortamlarda duyguları, sevgiyi, dayanışmayı, ve empatiyi iletmek yüz-yüze iletişimde olduğundan daha zordur. 

Ev işçileri, geleneksel olarak çoklu çalışma biçimleriyle uğraşmak zorundadır; bakım, eğitim, temizlik, yemek yapma, alışveriş yapma gibi işleri, aynı zamanda ve ev yerelinde yapar. Bir anlamda, koronavirüs krizi işi, sosyal etkinliği ve iletişimi ev yereline bağlayan radikal bir yığınsal evkadınlaşması sürecidir. Bu durum ev işçileri için ise uzun zamandır karakteristiktir. (Mies, Bennholdt-Thomsen ve Werlhof, 1988).

Bu tür bir durumda devletin aciliyet taşıyan faaliyetleri nasıl ele aldığı tayin edicidir. Devlet eylemlerinde neoliberal tarzdan sosyalist tarza kadar çeşitlenen bir yelpaze vardır. Neoliberal devlet eylemleri, işsizliğe ve işçilerin güvencesizliğine göz yumar ve yalnızca şirketleri kurtarmakla ilgilenir. İşçi sınıfının sosyal güvenliğini, geçimi, gelirini, kira ödemelerini, ve yaşamını korumaz/yerine getirmez. Sosyalist devlet eylemi ise, tersine, işçi sınıfının yaşamını, kriz sürecinde koşulsuz temel gelir, işçilerin ve freelance’lerin ücret ödemelerini devam ettirme, kiraları dondurma vd gibi yöntemlerle korur. 

Sosyalist kriz eylemi, insanların yoksullaşmadan, borçlanmadan, muhtaç olmadan bu krizde yaşaması için gereken zaman ve kaynaklara sahip olmalarını güvenceye alır. İnsanlara yaşamsal konularla uğraşabilmeleri için ihtiyaç duydukları yeterli zamanı tanır. Yaşamsal etkinlikler için gereken maddi fonları sağlar.

Neoliberal kriz eylemi ise, yoksullukta, sefalette, borçta, güvencesizlikte, evsizlikte, işsizlikte vb artışı, toplumu aciliyet koullarında sermaye çıkarları için yeniden organize etmek için serbest bırakır. Bu mantığın kaçınılmaz sonucu, neoliberal kriz yönetiminin, yaşamda kalma mücadelesi veren yoksulları, borçluları ve güvencesiz çalışan işçi sınıfını sermayenin devlet-örgütlü diktatörlüğüne köleleştirmesidir. Koronavirüs krizi, toplumun bir kopuşu ve varoluşsal krizidir; bir yanda sosyalizm ve dayanışmanın gelişmesi, diğer yanda kölelik ve faşist diktatörlük potansiyellerinin her ikisinin (çelişkin-bn) potansiyellerini içinde taşır.

Koronavirüs Krizinde Toplumsal Uzam, Gündelik Yaşam, ve Gündelik İletişim

Fransız filozofu Henri Lefebvre’in (1974/1991) uzam teorisine dayanarak, eleştirel teorisyen David Harvey (2005) toplumsal uzamın bir tipolojisini sunuyor (bkz. Tablo 1). Lefebvre’in algılanan, düşünülen ve yaşanan uzamları uzamın üç boyutu olarak kullanarak, Harvey fiziksel uzam, uzam temsilleri ve temsil uzamları arasında ayrım yapıyor. Lefebvre’in teorisine, mutlak, göreli ve ilişkisel uzamlar arasındaki ayrımları katıyor. Uzamlar, belli fiziksel sınırları olması anlamında, mutlaktır. İçlerine yerleştirilen nesnelerin birbirinden belli uzaklığının olması anlamında, görelidir. Ve bu neselerin birbiriyle ilişkili olması anlamında da, ilişkiseldir. Toplumda, insanlar bir toplumsal pratikler ve toplumsal yapılar diyalektiğiyle toplumsal uzamları üretirler ve yeniden üretirler. Tablo 1’deki kutular toplumsal uzamın belli bağlamlarını tarif ediyor. 

 Fiziksel uzam (deneyimlenen uzam)Uzam temsilleri (düşünülen uzam)Temsil uzamları (yaşanan uzam)
Mutlak uzamFiziksel yerelSemboller, haritalar, ve fiziksel yerel planlarıİnsanların yaşadığı, çalıştığı, iletiştiği sosyal uzamlar olarak yereller
Göreli uzam (zaman)Fiziksel bir yerelde insanlarFiziksel yerellerdeki insanlar tarafından kullanılan semboller ve yaratılan anlamlarToplumsal rolleri içindeki sosyal aktörler olarak insanlar
İlişkisel uzam (zaman)Bir fiziksel uzamdaki insan ilişkileritoplumsal yapı olarak dilToplumsal ilişkileri ve toplumsal uzamları üreten ve yeniden üreten iletişim pratikleri

Tablo 1: David Harvey’in (2005) toplumsal uzam tipolojisi

Tablo 2 toplumsal uzamların koronavirüs krizinde nasıl değiştiğini ve örgütlendiğini gösteriyor

 Fiziksel uzam (deneyimlenen uzam)Uzam temsilleri (kavramsal uzam)Temsil uzamları (yaşanan uzam)
Mutlak uzamOlağanüstü yerel olarak evEv olağanüstü yerelinin gündelik yaşam organizasyonu için nasıl kullanılacağına dair planlar ve stratejilerEgemen toplumsal uzam ve olağanüstü toplumsal uzam olarak ev; insanların yaşam ve faaliyetlerinin çoklu bağlamları burada aynı anda gerçekleştirir, mutlak uzamların evde bütünleşmesi
Göreli uzam (zaman)İnsanlar aslen bir yerelde kalır; evlerindeİnsanların ev olağanüstü-yerelinde kullandıkları semboller ve yarattıkları anlamlarİnsanların ev olağanüstü-yerelindeki toplumsal rollerinin bütünleşmesi 
İlişkisel uzam (zaman)Belli bir uzaklıktan ev yerelleri arasında iletişim teknolojileri ile kurulan toplumsal ilişkilerToplumsal yapı olarak dilİnsanların evdeki bütünleşmiş uzam ve bütünleşmiş zaman koşullarında iletişim pratikleri, uzam-zamanın iletişim teknolojileri yoluyla bütünleşmesi

Tablo 2: Koronavirüs krizinde toplumsal uzam

Koronavirüs krizinde, insanlar çoğunlukla evin fiziksel uzamına bağlıdır, bu yüzden gündelik yaşamı evden örgütleyebilmek için belli organizasyonal stratejiler gerekir. İnsanlar uzam-zamanı toplumsal uzamları ev olağanüstü-zaman-uzamında bütünleştirecek tarzda deneyimler, düşünür, yaşar ve böylelikle üretir. Koronavirüs krizinde iletişim teknolojileri gündelik yaşamın ev yerelinden örgütlenmesinde tayin edici bir rol oynar. 

Gündelik yaşam toplumun bütünselliği içindeki toplumsal pratiklere dairdir (Lefebvre 2002, 31) Gündelim yaşam toplumun “ara ve aracı düzeyi”dir (45). Lefebvre gündelik yaşamın üç boyutunu ayırdeder: ihtiyacın doğal formları, nesne ve eşyaların edinileceği ekonomik çerçeve, ve kültürel çerçeve (62). Dolayısıyla Lefebvre doğayı, ekonomiyi ve kültürü gündelik yaşamın üç önemli öğesi olarak görür. Eksik kalan, insanların herkesi bağlayan kural/yasa formlarını için kolektif kararlara ilişkin olan, politika boyutudur. Gündelik yaşamın eleştirisi, insanların yaşamlarını “ne kadar kötü yaşadıklarını, veya nasıl yaşamadıklarını” analiz eder (18). Lefebvre temel toplumsal değişim süreçlerinde, “gündelik yaşamın askıya alındığını, sarsıldığını veya değiştiğini” ileri sürer (109). Koronavirüs krizi gündelik yaşam pratiklerinin, yapılarının ve rutinlerini askıya alıyor, sarsıyor ve yeniden organize edilmesini gerektiriyor.  

Yaşanmış olan (le vécu)Yaşayan (le vivre)
bireygrup
Deneyim, bilgi, yapışBağlam, ufuk
pratikleryapılar
şimdimevcudiyet

Tablo 3: Lefebvre’in yaşanmış olan ile yaşayan arasında yaptığı ayrım (kaynak: Lefebvre 2002, 166, 216-218)

Yaşanmış olan gerçeklik düzeyinde, insanlar iletişim pratikleri yoluyla toplumsal nesneler üretir. Bunu yaşayanın koşulları altında yaparlar, yani insan pratiklerini, üretimi ve iletişimi olanaklı kılan ve kısıtlayan yapısal koşullar altında. Yaşanan yaşam düzeyi toplumsal yapıların, toplumsal sistemlerin ve toplumsal kurumların etkileşimini içerir. Tüm yapılar, sistemler ve kurumların, ekonomik, politik ve kültürel boyutları vardır. Birçok toplumsal sistemde, bu boyutlardan biri baskındır, böylelikle ekonomik, politik ve kültürel yapı/sistem/kurumları birbirinden ayırabiliriz. Yaşanmış olan yaşam düzeyinde, insanlar birbiriyle iletişim pratikleriyle iletişim kurarlar. Bu iletişim pratikleri, insan pratiklerini koşullayan ekonomik, politik ve kültürel yapı/sistem/kurumların üretiminin, yeniden üretiminin ve farklılaştırılmasının temelidir. Herhangi bir toplumda yaşanmı olan ile yaşayan diyalektiği vardır. Bu insan özneleri ve toplumsal nesneler diyalektiğidir.

 


Figür 1: Gündelik yaşam ve gündelik iletişim

İletişim araçları nesneler ve özneler ve insanlar arasındaki ilişkilere aracılık eder. Beş farklı iletişim tipini ayırdedebiliriz (tablo 4)

 Aracı teknolojinin rolüÖrnekler
Birincil iletişim teknolojileri


İnsan bedeni ve aklı; enformasyonun üretim, dağıtım ve erişimi için medya teknolojisi yokTiyatro, konser, performans, yüzyüze iletişim
İkincil iletişim teknolojileri


Enformasyon üretimi için medya teknolojisinin kullanımıGazeteler, dergiler, kitaplar, teknolojik olarak üretilen kültür ve sanat
Üçüncül iletişim teknolojileri


Enformasyonun üretimi ve tüketimi için medya teknolojisinin kullanımı var, ama dağıtımı için yokCDler, DVDler, teyp, kayıt, Blu-ray diskleri, hard diskler
Dördüncül iletişim teknolojileri


Medya teknolojisinin enformasyonun üretimi, dağıtımı ve tüketimi için kullanılmasıTV, radyo, film, telefon, Internet
Beşincil iletişim teknolojileri


Dijital medya teknolojileri, kullanıcı tarafından üretilen içerikInternet, sosyal medya

Table 4: İletişimin beş yöntemi

Şekil 2, gündelik yaşamın ve gündelik iletişimin koronavirüs krizi sırasındaki dönüşümünü görselleştiriyor. İnsanlar kendilerini yalıtıyorlar ve dolayısıyla doğrudan iletişim ilişkilerinden kaçınıyorlar. Bu durum yaşanmış olan düzeyinde, kapanmış bireyler ve küçük gruplarla gösteriliyor. Doğrudan iletişimin ve doğrudan toplumsal ilişkilerin yoğun ağları kaldırılmıştır. Yaşanmış olanın yapısal düzeyinde, ekonomik, politik ve kültürel boyutlar ayrı yereller olarak organize edilmez, ama evin toplumsal sisteminde bütünleşme eğilimi gösterir; ev ekonomik, politik ve kültürel yaşamın uzaktan organize edilip yapılandırıldığı bir olağanüstü-yerel formunu kazanır. İnsanlar zamanlarının çoğunu fiziksel yalıtım içinde geçirir, toplumsal yapı, sistem ve kurumlara uzaktan, ikincil, üçüncül, dördüncül, beşincil iletişim yöntemleriyle erişir ve organize eder. Birincil iletişim yöntemlerinin kullanılması, yani yüz-yüze iletişimden kaçınılır. Olağan koşullardaki insanlar ekonomi, politika ve kültürü özel fiziksel yerellerde gerçekletirirken, koronavirüs krizinde özel fiziksel yereller kalkmıştır. Bu sistemlerin yapısal toplumsal rolleri saklı tutulur: Evlerindeki fizik yerellerde olan birçok insan bu sistemleri iletişim ortamları yoluyla uzaktan organize etmeye çalışır. İnsanların yüzyüze iletişimi azalırken, aracı iletişim teknolojileriyle iletişimi artar.

     



Şekil 2: Koronavirüs krizinde gündelik yaşam ve gündelik iletişim

Koronavirüs Krizi Gündelik Yaşamın Seyrelmesi mi?

Koronavirüs krizinde, çoğu insan yalnızca küçük fizik mesafelerde dolaşıyor ve daha az şey naklediliyor, dolayısıyla gündelik yaşam daralıyor ve göreli olarak duruyor. Sokaklarda, kamusal alanlarda ve ara uzamlarda daha az sayıda insan daha az vakit geçiriyor. Aynı zamanda, evden yürütülen ve evden kurulan toplumsal etkinliklerin ve iletişim pratiklerinin sayısında kütlesel bir artış var. İnternet ve mobil telefon ağları maksimum kapasiteyle kullanılıyor. Kamusal alanlardaki toplumsal etkinliğin seyrelmesi evde ve yerelden toplumsal etkinliklerin katlanmasına karşılık geliyor. Koronavirüs krizi gündelik yaşamı küreselsizleştiriyor (deglobalizes) ve dolayısıyla yerelleştiriyor. 

Alman sosyoloğu Hartmut Rosa (2020b) koronavirüs krizinin “zorla seyreltme” anlamına geldiğini ileri sürüyor. “Gerçek fiziksel yaşamda kütlesel bir seyrelme var, bir yandan kişi susturulmuş ve dışlanmış hissediyor, ama diğer yandan yeni dayanışma formları keşfediyor” diye yazıyor (Rosa 2020b). Rosa koronavirüs krizinin getirdikleri hakkında oldukça iyimser. Bir yandan ontolojik güvence ve güven kaybıyla “ilişkilerin kuşkucu hale geldiği”ni, ve “büyüyen yabancılaşma”yı görüyor (Rosa 2020a). Diğer yandan, yeni rezonans fırsatlarını, insanların başkaları ve dünyayla yabancılaşmamış ilişkilere gireceği bir durum görüyor: “Zamanımız var. Birdenbire çevremizde olanları duyuyor ve deneyimliyoruz: Belki kuşları duyuyoruz, çiçekleri görüyoruz ve komşularımızla selamlaşıyoruz. Egemen olma ve kontrol altına alma yerine duyma ve yanıtlama, büyük bir şeylerin çıkabileceği bir rezonans (uyumlu-bn) ilişkisinin başlangıcıdır.” (Rosa 2020a)

Sosyalizm ya da Barbarizm

Korona virüs krizi kesinlikle insanların daha az doğrudan toplumsal ilişki kurması, biraya gelmesi, yerelde kalıp, daha az fiziksel mesafe kaydetmesi anlamına geliyor. Ama bu zorunlu ve kaçınılmaz olarak toplumsal yaşamın yok olması anlamına gelmiyor. Gündelik yaşamın hızı zaman birimi başına gerçekleştirdiğimiz deneyimlerin miktarına ilişkindir. Hiç hareket etmeseydik bile, birim zaman başına büyük çaplı enformasyon miktarının hızla işlendiği ve büyük sayıda kararların alındığı ve çok sayıda etkinliğin gerçekleştiği yüksek-hızlı bir toplumda yaşayabiliriz. Koronavirüs krizinin modern yaşamın hızını genel olarak yavaşlatma şansı olup olmadığı, öncelikle ve asıl olarak bir ekonomi-politik sorunudur. Hükümetlerin, insanların sürekli güvencesiz koşullarda çalışmasına bağlı olmadan yaşamasını gözetmek için tedbirler alıp almayacağına ve bireyin toplumsal uzam, zaman ve rollerin üstüste yığılarak aşırı yüklenmesinden korunmasına dair tedbirler alıp almayacağına bağlıdır. 

İnsanların koronavirüs kriziyle farkına vardığı, yaşamın, iyi olmanın, sağlığın ve yaşamda kalmanın kendinde-geçerli şeyler olmadığıdır. Bu kriz bireyin ve toplumun ölümle köktenci bir yüzleşmesidir. Ölüm korkusunun kolektif deneyimlenmesi, toplumda dayanışmanın yeni formlarını ve sosyalizmin öğelerini yaratabilir. “Viral enfeksiyon tehdidi yerel ve küresel dayanışmanın yeni formlarının tohumlarını da verir, artı, iktidarın kontrol edilmesi ihtiyacını netleştirir. (…) mevcut kriz küresel dayanışma ve elbirliğinin herkesin ve her birimizin yaşamsal çıkarı olduğunu gösteriyor” (Zizek 2020). Ama sağ-kanat demagoglar bu korkuları ideolojik olarak manipule etmeyi başarırlarsa, bu potansiyellerin gerçekleşmesi, tahrip olabilir ve faşist potansiyeler toplumu böler ve diktatörlüğü, soykırımı, insanlık-dışılığı ve kitle kıyımlarını gerçekleştirebilir. Koronavirüs toplumun gelecek perspektiflerini radikalleştiriyor. Ya sosyalizme ya da barbarizme doğru gitmekte olduğumuzu gösteriyor.

Koronavirüs, Risk Toplumu, Sınıf Toplumu

Koronavirüsü ve diğer riskler Prens Charles, Prens Albert, Boris Johnson, Rand Paul veya Tom Hanks gibi zengin ve güçlü olanları da vurabiliyor. Ama bu durum, Alman sosyologu Ulrich Beck’in iddia ettiği gibi, sınıfsız bir toplumda, statü ve sınıfın üstünde varoluşsal risklerin herkesi eşit etkilediği anlamına gelmiyor.

Zengin ve güçlü olanlar en iyi özel doktorlara ve hastanelere gidebilir, risklerden kaçabilir, ama yoksullar, işçiler, ve hergünkü insanlar özelleştirmenin ve evrensel metalaşmanın faturasını öder, ki bu ölüm risklerinin daha yüksek olduğu anlamına gelir. Koronavirüs krizi bir kez daha göstermiştir ki, risk toplumu öncelikle ve esasen bir sınıf toplumudur.

En kırılgan olanlar

Koronavirüs krizinde, en kötü vurulan ve en kırılgan olanlar çekilebilecekleri bir evi olmayanlardır; evsizler ve göçmen kamplarındaki sığınmacılar gibi. Bu kesimlerin kendilerini virüsten koruması çok zor. Koronavirüs krizinde, politikacılar bu kırılgan kesimleri ya elverişli korunaklar sağlayarak koruyacaklar ya da onlara destek vermeyecekler, ki bir çok kırılgan bireyin öleceği anlamına geliyor. Gelişmekte olan ülkelerde insanlar, çoğunlukla aşırı kalabalık yoksul mekanlarda yaşama ve suya, sabuna, hastanelere, doktorlara ulaşım olanaksızları sorunlarıyla karşı karşıya. Sosyal mesafe ve el yıkama gibi koruyucu önlemlerin bile gelişmekte olan ülkelerde organize edilmesi daha zor. Koruyucu maddi kurumlardan yoksunluk, bu yüzden yoksul ülke ve bölgelerdeki insanları özellikle etkilebilir ve zarar verebilir. 

Koronavirüs Krizinde İşçi Sınıfı

Koronavirüs krizinde yaşam ve çalışma radikal biçimde dönüştü. İşçilerin evden ve uzaktan çalışamayacak olan kesimleri var. Üretimin toplumsal uzamlarının ve doğrudan toplumsal ilişkilerin farklılaşmasına bağlılar. Örnekler kişisel hizmetler (aşçılar, temizlikçiler, garsonlar, çocuk bakım işçileri, vd), imalat emeği, inşaat emeği, tarım emeği, gıda işleme emeği, konfeksiyon emeği, şoförler, nakliyat emeği, birincil emek biçimleri, vd. 

Bu istihdam biçimlerin çoğu düşük ya da orta vasıflı ve düşük ücretli. Koronakrizinde bir çok işyerinin kapanmasıyla, doğrudan toplumsal ilişkilere ve iş yerlerine gitmeye dayalı düşük vasıflı ve düşük ücretli işçilerin işsiz kalma olasılığı yüksektir.

Koronavirüs krizinde, özellikle yüksek nitelikli beyaz-yaka işçiler çalışmaya evden devam edebiliyorlar. Bu hem işçileri hem de freelance’leri kapsıyor. Örneğin mimarlar, yöneticiler, bilim insanları, mühendisler, tasarımcılar, öğretmenler, akademisyenler, yazarlar, sanatçılar, analistler, danışmanlar, finans işçileri, pazarlama ve halkla ilişkiler işçileri, yazılım geliştiricileri ve diğer dijital işçiler, avukatlar, tercümanlar, sekreterler, çağrı merkezi işçileri, vd. Bu tür işçiler prensipte evden çalışabilirler. Çoğu ülkede, koronavirüs krizinde işini evden yapabilenlerin böyle yapması gerektiğine dair bir kural oluşturuldu.

Bu işçilerin karşılaşabileceği iki ana sorun var:

a) evden çalışmaya çabalarken toplumsal ve psikolojik olarak aşırı yüklenmeyle karşılabilirler; bakım emeği, eğitim emeği, ücretli-emek ve yaşamını koruma emeği ile çoklu etkinliklerin bütünleşmiş uzamında sıkışabilirler.

b) toplumun göreli bir kapanmışlığıyla, hizmetlere talep düşebilir, bu da bir çok evden çalışan için kaynakların azalacağı anlamına gelir.

c) evden atomize çalışmalarını fırsat sayan patronları tarafından iş yükleri artırılabilir (bu şık tarafımızdan eklendi-DP)

Hükümetlerin beyaz yakalı işçileri ve diğer işçileri koronavirüs krizi sırasında nasıl desteklediği tayin edicidir. Neoliberal stratejiler sermayeyi ve ekonomik büyümeyi birinci sıraya koyar, bu beyaz yakalı işçilerin evden normal kapasiteyle çalışabileceği varsayımına ve destek beklememesi gerektiği anlamına gelir. Sosyalist stratejiler ise, yaşamın korunması, sağlık, iyi olma hali ve sosyal güvenliği ilk sıraya koyar ve dolayısıyla beyaz yakalı işçileri ve diğer işçileri maddi yıkımın varoluşsal tehlikesiyle karşılamaktan maddi olarak da korur.

Kritik Altyapı

Varoluşsal bir krizde toplumun yaşamsallığı için gerekli olan kritik altyapı işlerinin organizasyonu için bir dizi istihdam biçimi vardır. Bu temel işler, örneğin doktorlar, hemşireler, bakım işçileri, eczacılar, psikologlar, itfaiyeciler, kamu ulaşım işçileri, gazeteciler, gıda üreticileri, gıda işleme işçileri, gıda dağıtım ve nakliyat işçileri, süpermarket işçileri, postahane işçileri ve kurye işçileri, sanitasyon/temizlik işçileri, ilaç işçileri, tıbbi araç üreten imalat ve montaj işçileri, telekomünikasyon işçileri, acil durum işçileri, vd tarafından yapılır.

Kritik altyapı sektörleri işçileri, işlerinde daha yüksek hastalanma riski taşır, çünkü işleri daha fazla doğrudan temas içerir. Örneğin hastanelerde Covid-19 hastalarını tedavi eden doktorlar ve hemşireler. Hükümetlerin ve örgütlerin bu işçileri koruyacak ekipman, tedbir ve çalışma koşulları için yapılabilecek her şeyi yapması önemlidir. Koronavirüs krizinde özel bir sorun koruyucu ekipman eksikliğidir, sonucu da bir çok hemşire ve doktorun virüse yakalanmasıdır. Kritik konumdaki işçiler, toplumun ve insanlığın yaşamını korumak için gerekli dayanışmanın yüksek bir düzeyini sergiliyorlar. Onların kahramanlar diye alkışlanması yetersizdir. Emeklerinin kritik önemi yalnızca sembolik değil ekonomik ve toplumsal olarak da tanınmalıdır; sembolik olmayan yıpranma ücretleri, emeklilik avantajları, vd.

Özellikle aciliyet durumlarında, kilit işlevlerin piyasaya bağlanması başarısız olmaya mahkumdur, çünkü meta formu kar ilkesine göre işler, insanlık çıkarı için değil. Kilit işlevler kamu hizmeti değilse, işçi kontrolü ile birleşmiş kamu mülkiyetini geliştirmek, insanlığı sermaye birikim mantığının üstüne çıkarmak için gereklidir. ABD ve Britanya gibi ülkelerdeki neoliberalizm, sağlık hizmetinde kamu provizyonunu engelliyor ve bastırıyor. Sonuç, kaynak yoksunluğu (personel ve fizik kaynaklar dahil) ve sağlık hizmetine erişimin kısıtlılığıdır. Koronavirüs krizi gibi bir olağanüstü durumda, sağlık sistemlerinin etkisizleşmiş olması ölümlerin sayısını katlıyor. Evrensel sağlık hizmeti ve bunun kamusal mülkiyetinin herkese sağlık güvencesindeki kritik önemi açığa çıkıyor. Yazar ve aktivist Mike Davis (2020) bu bağlamda, koronavirüs pandemisinin, “gerçek bir uluslar arası kamusal sağlık altyapısının olmadığı koşullarda, kapitalist küreselleşmenin biyolojik olarak sürdürülemezliğini gösterdiğini” söylüyor. (…)

Koronavirüs, kamusal sağlık hizmetinin küresel bir hak olarak tanınması gerektiğini açık hale getiriyor.

Yaşlı, Zayıf ve Hasta Bireylerin Sosyal Mesafesi

Yaşlı insanlar ve kalp rahatsızlığı olanlar, kronik solunum hastalıklaları, diabet hastaları, kanser ve benzer hastalıkları olanlar koronavirüsten yaşamlarını yitirme riskine daha açık olanlardır. Bir çok hükümet bu yüzden risk gruplarının evde kalıp kendilerini izole etmesini öneriyor veya emrediyor. Ama bu, doğrudan toplumsal temasın azalmasıyla ortaya çıkan psikolojik yük sorununu gözardı ediyor. Yaşlı insanlar, dahası, dijital bölünmeyle de karşı karşıya kalıyor. Bu kesimin bilgisayar, internet, laptop, tablet, mobil telefon, sosyal medya vd dijital teknolojilere erişim için fizik, motivasyon ve becerileri genç kuşaklardan belirgin biçimde daha düşük. 2019 yılında AB’de, 16-24 yaş arası vatandaşların yüzde 98’i İnternet kullanıcısıyken, 65-75 yaş arası vatadaşların yalnızca yüzde 60’ı bu olanağa sahipti. 65-75 yaş aralığında olanların yüzde 31’i düşük, yüzde 2’si sıfır dijital beceriye sahipti.

Bu dijital bölünme veriyken, yaşlı insanların sosyal mesafeden yalnızlaşması ve depresyona girmesi özel bir risk oluşturmaktadır. Neoliberal stratejiler, destek önlemleri olmadan, emeklilere basitçe izolasyon yapmalarını söylerken, sosyalist bir strateji sosyal mesafenin psikolojik yüklerinide gözönünde bulundurarak gerekli önlemleri alır. Örneğin yüksek-risk gruplarının evlerine gıda tedariği, kullanım kolaylığı olan iletişim teknolojilerinin verilmesi, gündelik bakım olanakları, vd.

Koronavirüs Krizinde Çocuklar, Gençler ve e-eğitim

Koronavirüs krizinde, çoğu ülke kreşleri, ilk ve orta eğitim okullarını, üniversiteleri kapattı. Sonuç itibarıyla, çocuklar ve gençler evde anne-babaları ile birlikte kalıyor. Genel beklenti, eğitimin uzaktan e-mail, video-konferans, mesajlaşma sistemleri ve çeşitli e-eğitim teknolojileriyle sürdürülmesi.

İlk sorun, çocukların, özellikle de küçük çocukların, büyük ilgi istemesi, ki bu anne-babaların evden çalışması ile çelişiyor. Anne-babaların yalnızca işçi ve çocuk bakıcısı olarak değil, bir de öğretmen olarak etkinlikte bulunması gerekiyor. Sosyalist bir strateji, çocukların bakımını ve iyi durumda olmasını, çalışmanın üstüne koyardı. Toplumun varoluşsal bir krizinde, ücretler ödenmeye devam etmeli ve subvanse edilmeli, performans beklentisi olmamalı. Aciliyet durumları, toplumda ve hergünkü yaşamda ciddi kırılmalar demektir. Kimse yaşam, çalışma ve eğitimin normal biçimde sürmesini beklememeli. Bu yüzden, öğrencilerden eğitimsel performans beklentileri askıya alınmalı veya minimum düzeye çekilmeli. Bir seçenek, eğitsel materyalin ve desteğin sağlanması, ancak sınavların kaldırılması ve tüm öğrencilerin otomotik olarak (sınıflarını-bn) geçirilmesidir. 

İkincisi e-eğitim tümüyle dolayımlı ve virtüeldir, etkisiz olmaya eğilimlidir ve organize edilmesi zordur. Bu yüzden, uzaktan virtüel eğitimin yüz-yüze eğitim kesitleriyle birleştirildiği karma eğitim biçimi, e-eğitimin genel bir standart olarak kabul edilir. Karma eğitim “yüzyüze ve on-line etkinliklerin tam kaynaştırılmasıdır.(…) Karma eğitim bireysel ve kolektif etkinliklerin, iletişim modlarının (sözlü ve yazılı), ve yüzyüze ve on-line kursları içerir, bunlar derslerin karma programını oluşturur” (Garrison 2011, 75-76). Karma eğitim “eğitim ve öğretimin niteliğinde kavrayışsal ve pratik bir sıçramadır. (…) Karma eğitimin büyük avantajı dönüştürücü olmasıdır, öğrenci topluluklarının geleneksel idealleri üzerine inşa edilir ve yüz yüze eğitime aşinadır” (Garrison 2011, 82).

Koronavirüs krizinde e-eğitim, çabucak sınırlarına dayanır ve sorunlara yol açar. Böylesine zorlu öğrenme koşullarında sınıf geçme, başarı ve başarısızlık ölçütlerini devam ettirmek, genç insanların kültürel ve toplumsal gelişimi açısından üretkenlik-karşıtıdır.

Koronavirüs Krizinde Küresel Kentler ve Kırsal Kesimler

Küresel kapitalizm bir yanda küresel kentler ile diğer yanda kırsal kesimler arasında bir güç uçurumu yarattı. Küresel kentler, sermayenin, emekgücünün, şirketlerin, bankaların, altyapının, şirket merkezlerinin, hizmet endüstrilerinin, uluslar arası finansal servislerin, telekomünikasyon şebekelerinin vb kentsel toplaşma merkezleridir. Örneğin New York, Londra, Tokyo, Paris, Frankfurt, Zürih, Sao Paulo, Mexico City, Hong Kong. “Ekonomi küreselleştikçe, merkezi işlevlerin görece az sayıda alanda, yani küresel kentlerde toplaşması artar” (Sassen 1991, 5). “Sermaye çevrimi maliyetlerini ve çevrim süresini minimize etme gereği üretimin birkaç büyük kent merkezinde yoğunlaşmasını hızlandırıyor, bunlar kapitalist üretimin atelyeleri haline geliyor.” (Harvey 2001, 245). Coğrafi genişleme, coğrafi yoğunlaşmayla el ele gidiyor (Harvey 2001, 246).

Küresel kentlerde zenginlik ve güç yoğunlaşırken, çoğu kırsal alanda insan ve altyapı eksikliği ortaya çıkıyor ve toplumsal sorunların bir başka kaynağı haline geliyor. Koronavirüs krizinde, küresel kentlerde aşırı nüfus yoğunlaşması ise, kırsal kesime kıyasla bir dezavantaja dönüşüyor. Küresel kentlerde doğal uzam ve erişebilir bahçe yoksunluğu var, bu da aileler ve bireyler için bu kentlerde karantina ve sosyal mesafeyi sürdürmeyi özellikle zorlaştırıyor. Bu, çocukları olan ama bahçesi olmayan küçük apartman dairelerinde yaşayanlar için özellikle çok zor. Dahası, yüksek nüfus yoğunluğu küresel kentlerde virüsün yayılmasını kolaylaştırıyor.

“Yüksek yoğunluklu insan nüfusları daha kolay hedef haline geliyor. Epidemilerde, örneğin, virüslerin yalnızca yoğun kent nüfusu merkezlerinde canlandığını ama seyrek nüfuslu bölgelerde hızla öldüğü, iyi biliniyor. İnsanların birbiriyle nasıl etkileştiği, hareket ettiği, kendilerini disipline ettiği, veya ellerini yıkama olanakları, hastalıkların bulaşmasında etkili oluyor” (Harvey 2020).

Koronavirüs krizinde, eşitsiz coğrafi dağılım, hastalık ve ölümlerin mutlak ve göreli sayısı açısından, kısmen ters orantılı. Kırsal kesimler tam donanımlı hastane yetersizliği gibi dezavantajlarına karşın, küresel kentlere oranla, koronavirüs bulaşma riskleri daha az olabiliyor.

Yazının bu bölümü, koronavirüs krizinde gündelik yaşam ve gündelik iletişimin bir dizi bağlamının analizine odaklandı. Pandeminin vurduğu toplumlarda uzam-zamanın organizasyonunda dikkate değer değişimlerin ana hatlarını çıkardı. Hergünkü insanların sağlığının ekonomi-politiğe ve hükümetlerin krize nasıl tepki verdiğine bağlı olduğunu gösterdi. Kriz strajelerinin bir yanda neoliberalizm diğer yanda sosyalizm kutupları arasında olabileceğini gösterdi.

(…)

“Şu anda, sosyalizm insanlığın tek kurtuluşudur” (Luxemburg 1971, 367)

Kaynaklar

Andersen, Kristian G. 2020. The Proximal Origin of SARS-CoV-2. Nature Medicine, https://doi.org/10.1038/s41591-020-0820-9

APA (Austria Press Agency). 2020. 153.100 mehr Arbeitslose seit 15. März. Wiener Zeitung, 25 March 2020, https://www.wienerzeitung.at/nachrichten/wirtschaft/oesterreich/2055625-153.100-mehr-Arbeitslose-seit-15.-Maerz.html

Beck, Ulrich. 1992. Risk Society: Towards a New Modernity. London: Sage.

Calisher, Charles et al. 2020. Statement in Support of the Scientists, Public Health Professionals, and Medical Professionals of China Combatting COVID-19. The Lancet 395: e42-e43, https://doi.org/10.1016/S0140-6736(20)30418-9

Cohen, John. 2020a. Mining Coronavirus Genomes for Clues to the Outbreak’s Origins. Science Magazine, 31 January 2020, https://www.sciencemag.org/news/2020/01/mining-coronavirus-genomes-clues-outbreak-s-origins#

Cohen, John. 2020b. Scientists “Strongly Condemn” Rumors and Conspiracy Theories About Origin of Coronavirus Outbreak. Science Magazine, 19 February 2020, https://www.sciencemag.org/news/2020/02/scientists-strongly-condemn-rumors-and-conspiracy-theories-about-origin-coronavirus#

Cyranoski, David. 2020. Mystery Deepens Over Animal Source of Coronavirus. Nature 579: 18-19.

Davis, Mike. 2020. In a Plague Year. Jacobin, 14 March 2020, https://jacobinmag.com/2020/03/mike-davis-coronavirus-outbreak-capitalism-left-international-solidarity

Fuchs, Christian. 2021. Social Media: A Critical Introduction. London: Sage. Third edition.

Fuchs, Christian. 2020a. Communication and Capitalism. A Critical Theory. London: University of Westminster Press.

Fuchs, Christian. 2020b. Nationalism on the Internet: Critical Theory and Ideology in the Age of Social Media and Fake News. New York: Routledge.

Galton, Francis. 1909. Essays in in Eugenics. London: The Eugenics Education Society.

Garrison, Randy D. 2011. E-Learning in the 21st Century. A Framework for Research and Practice. New York: Routledge. Second edition.

Giddens, Anthony. 1984. The Constitution of Society. Outline of the Theory of Structuration. Cambridge: Polity.

Harvey, David. 2020. Anti-Capitalist Politics in the Time of COVID-19. Jacobin, 20 March 2020, https://jacobinmag.com/2020/03/david-harvey-coronavirus-political-economy-disruptions

Harvey, David. 2005. Space as Keyword. In Spaces of Neoliberalization, 93-115. Stuttgart: Franz Steiner Verlag.

Harvey, David. 2001. Spaces of Capital. Towards a Critical Geography. New York: Routledge.

Kopecki, Dawn. 2020. WHO Officials Warn US President Trump Against Calling Cornavirus the “Chinese Virus”. CNBC, 18 March 2020, https://www.cnbc.com/2020/03/18/who-officials-warn-us-president-trump-against-calling-coronavirus-the-chinese-virus.html

Lam, Tommy Tsan-Yuk et al. 2020. Identifying SARS-CoV-2 Related Coronaviruses in Malayan Pangolins. Naturehttps://doi.org/10.1038/s41586-020-2169-0

Lefebvre, Henri. 2002. Critique of Everyday Life. Volume II: Foundations for a Sociology of the Everyday. London: Verso.

Lefebvre, Henri. 1974/1991. The Production of Space. Malden, MA: Blackwell.

Li, Xiang et al. 2020. Bat Origin of a New Human Coronavirus: There and Back Again. Science China Life Sciences 63: 461-462, https://doi.org/10.1007/s11427-020-1645-7

Luxemburg, Rosa. 1971. Selected Political Writings of Rosa Luxemburg. New York, NY: Monthly Review Press.

Luxemburg, Rosa. 1916. The Junius Pamphlet. In Rosa Luxemburg Speaks, 371-477. New York: Pathfinder.

Mangan, Dan. 2020. Trump Blames China for Coronavirus Pandemic: “The Worls is Paying A Very Big Price for What They Did”. CNBC, 19 March 2020, https://www.cnbc.com/2020/03/19/coronavirus-outbreak-trump-blames-china-for-virus-again.html

Mies, Maria, Veronika Bennholdt-Thomsen, and Claudia von Werlhof. 1988. Women: The Last Colony. London: Zed Books.

Rosa, Hartmut. 2020a. Interview. Philosophie Magazin, 18 March 2020, https://philomag.de/auf-einmal-sind-wir-nicht-mehr-die-gejagten/

Rosa, Hartmut. 2020b. Interview. TAZ, 25 March 2020, https://taz.de/Soziologe-Hartmut-Rosa-ueber-Corona/!5673868/

Sassen, Saskia. 1991. The Global City. Princeton, NJL Princeton University Press.

Sprunt, Barbara. 2020. Bernie Sanders on His Campaign: “It’s Going to Be A Very Steep Road”. NPR, 27 March 2020, https://www.npr.org/2020/03/27/822171139/bernie-sanders-on-his-campaign-it-s-going-to-be-a-very-steep-road?t=1585500234287

Wallace, Alfred Russel. 1889/2009. Darwinism. Cambridge: Cambridge University Press.

Wallace, Rob, Alex Liebman, Luis Fernando Chavez and Rodrick Wallace. 2020. COVID-19 and Circuits of Capital. Monthly Review 72, https://monthlyreview.org/2020/03/27/covid-19-and-circuits-of-capital/

World Health Organization (WHO). 2020. WHO Announces COVID-19 Outbreak a Pandemic. WHO, 12 March 2020, http://www.euro.who.int/en/health-topics/health-emergencies/coronavirus-covid-19/news/news/2020/3/who-announces-covid-19-outbreak-a-pandemic

Ye, Zi-Wei et al. 2020. Zoontic Origins of Human Coronavirus. International Journal of Biological Sciences 16 (10): 1686-1697.

York, Ashley. 2020. Novel Coronavirus Takes Flight From Bats? Nature Reviews Microbiology 18: 191.

Zhou, Peng et al. 2020. A Pneumonia Outbreak Associated With a New Coronavirus of Probable Bat Origin. Nature 579: 270-273.

Žižek, Slavoj. 2020. Monitor and Punish? Yes, Please! The Philosophical Salon, 16 March 2020, http://thephilosophicalsalon.com/monitor-and-punish-yes-please/

About the Author

Christian Fuchs

Christian Fuchs is co-editor of the journal tripleC: Communication, Capitalism & Critique, a critical theorist of society and communication, and author of many books and articles. @fuchschristian; http://fuchsc.nethttp://www.triple-c.at

[1] Data source: https://en.wikipedia.org/wiki/2019%E2%80%9320_coronavirus_pandemic_in_mainland_China

[2] Data source: WHO, https://www.who.int/emergencies/diseases/novel-coronavirus-2019, accessed on 30 March 2020.

[3] https://www.youtube.com/watch?v=2XRc389TvG8

[4] Translation from German: „Zwangsentschleunigung”.

[5] Translation from German: „Dem steht eine massive Verlangsamung im realen physischen Leben gegenüber. Wo man sich einerseits stillgestellt und ausgeschlossen fühlt, andererseits plötzlich neue Formen von Solidarität und neue Formen von Zugewandtheit entdeckt“.

[6] Translation from German: „Beziehungen werden suspekt“.

[7] Translation from German: „wachsende Entfremdung“.

[8] Translation from German: „Wir haben Zeit. Wir können plötzlich hören und wahrnehmen, was um uns herum geschieht: Vielleicht hören wir wirklich die Vögel und sehen die Blumen und grüßen die Nachbarn. Hören und Antworten (statt beherrschen und kontrollieren): Das ist der Beginn eines Resonanzverhältnisses, und daraus, genau daraus kann Neues entstehen“.

[9] Data source: Eurostat, https://ec.europa.eu/eurostat

[10] Data source: https://en.wikipedia.org/wiki/Misinformation_related_to_the_2019%E2%80%9320_coronavirus_pandemic, accessed on 27 March 2020.

[11] Data source: https://www.alexa.com/siteinfo/breitbart.com, measured as a 90-day trend, accessed on 27 March 2020.

[12] Data source: https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_most-listened-to_radio_programs, accessed on 27 March 2020.

[13] https://www.breitbart.com/clips/2020/02/24/limbaugh-coronavirus-being-weaponized-to-bring-down-trump/

[14] Ibid.

[15] https://www.youtube.com/watch?v=Yp3EBJFKnGo

[16] Ibid.

[17] https://www.politifact.com/factchecks/2020/feb/27/rush-limbaugh/fact-checking-rush-limbaughs-misleading-claim-new-/

[18] Data source: https://www.facebook.com/Breitbarthttps://twitter.com/BreitbartNewshttps://www.instagram.com/wearebreitbart/https://www.youtube.com/channel/UCmgnsaQIK1IR808Ebde-ssA

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*