Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » KMO’dan açıklama

KMO’dan açıklama

Kimya alanında son dönemde arka arkaya yaşanan kazalar, bu alanda var olan tehlikeleri bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu denli sık kazaların yaşanması ile işçi ölümlerinde diğer ülkelere göre en üst sıralarda olmamız paralellik göstermektedir.

Yasal mevzuatın uygulanmaması, yaptırımların yetersizliği, işçilerin örgütsüzlüğü ve uygulamalarda kamusal denetimin yapılmaması bu kazalara neden olmaktadır. Hal böyle iken, alınacak çok basit tedbirlerle kazaların, işçi ölümlerinin önüne geçilmesi mümkünken, bu yapılmamaktadır. Netice de düşük ücretlerle, iş güvencesinden yoksun, esnek ve uzun çalışma saatleri altında çalışmakta olan işçiler ölmekte ve yaralanmaktadırlar. Daha da kötüsü bu kazalar ve işçi ölümlerinden ders dahi çıkarılmamakta, aynı işletmede tekrar kazalar olmakta, yine işçiler ölmektedir. Ölümleri engellemek bu kadar basitken, bunlara “kaza, kader” denilerek, sonuçları kaçınılmaz, engellenemez gibi gösterilmektedir. Bizler bunun kazadan öte “cinayet” olduğunu söyleyerek, durumun vahametini başka bir şekilde de belirtmeye çalışıyoruz.

Son 10 günde üç fabrikada, özel olarakta boya sektöründe son 1 yıl içinde birçok fabrikada yaşanan yangın ve patlamalar dikkat çekiyor. Tuzla Boya ve Vernikçiler Sanayi Sitesi’nde yaşanan patlama ve yangın bu sektörün ne kadar tehlikeli olduğunu göstermektedir. Her ne kadar bu olayda işçi ölümü olmasa da, bir dahaki benzer bir olayda olmayacağı anlamına gelmemektedir. Gerçekleşen olay üzerine basında yer alan birçok haber durumun önemli boyutlarını ele almak yerine, yangın sonucu ortaya çıkan yangın gazlarının çevreye ve çevrede yaşayan insanlara etkisini ele almaktadır. Bu konu da çok önemli olmakla birlikte, çoğu toksik ve kolay uçucu olan bu kimyasallar üretim ya da kullanım esnasında bile kimyasalları üreten, depolayan, kullanan, soluyan ve temas eden işçilere de yeterli tedbirler alınmazsa zarar vermekte, bir yangın/patlama durumunda ölüm ve yaralanmaların olması da kaçınılmaz olmaktadır. Boya ya da boya hammaddeleri üreten, depolayan firmalarda çok sayıda yanıcı, parlayıcı/patlayıcı, toksik kimyasal maddelerin bulunması bu yerleri adeta patlamaya hazır bomba haline getirmektedir. Saha incelemelerimizde çoğu küçük ya da orta ölçekli olan bu firmalarda işçi sağlığı ve iş güvenliğine yeterli önem verilmediğini görmekteyiz. Yanıcı, parlayıcı-patlayıcı madde depolayan böyle işletmelerde, işçi sağlığı ve güvenliğinden sorumlu ve 6269 sayılı Kimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında Kanun’a göre istihdam edilmesi gereken personelin olması ve bu kişilerin yasal mevzuata ve bilim-tekniğe göre kimyasal maddeleri depolaması bu gibi kazaların önüne geçilebilecekken işverenler tarafından bu, mali bir yük getireceği kaygısıyla yapılmamaktadır. Ancak kazaların sonuçları irdelendiğinde yaşanan can ve mal kayıpları bununla kıyaslanamayacak kadar önemli ve büyük ölçektedir. Gerçekleşen bu patlama/yangınların getireceği sonuçların büyüklüğünü etkileyecek çok önemli nokta da itfaiye gibi acil müdahale ekiplerinin olaya, hızlı ve doğru bir şekilde müdahalesidir. Yaşanan tecrübelerden organize sanayi bölge/sitelerinde bile itfaiye teşkilatının yetersiz kalması, yanlış müdahalesini ve personelin eğitimsiz olduğunu ya da yetersiz ve yanlış eğitim aldığını görmekteyiz. Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak bu konuda her türlü katkıyı koymaya hazır olduğumuzu bir kez daha bildiririz.

Bu olayları azaltmak için, firmalarda yeteri kadar ilgili mühendislik dallarında eğitim almış kişilerin istihdamı, kamusal denetim, işçi sağlığı ve iş güvenliği bilincinin işçilere ve işverenlere yerleştirilmesi, tedbirler konusunda firmalara yaptırım uygulanması gerekmektedir.

Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak her zaman emeğin ve emekçinin yanında olan bizler, bu kazaların takipçisi olacağımızı bildirir, yetkilileri acilen göreve çağırırız.

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*