Anasayfa » İŞÇİ SINIFI » Kiralık Kölelik Yasasına Karşı Beyaz Yakalı İşçiler Toplantı Yaptı

Kiralık Kölelik Yasasına Karşı Beyaz Yakalı İşçiler Toplantı Yaptı

Beyaz yakalı, freelance çalışanlar ve işsizler. Beyaz yakalı işçilerin dayanışma mekanı olan Dünya Mekanda meclis alt komisyonundan geçen özel istihdam büroları ve esnek çalışmanın önünü daha da açacak kölelik yasasına karşı bir söyleşi gerçekleştirdiler.

Pazar günü İstiklal caddesinde bir araya gelen beyaz yakalıların etkinliğinde  birçok sektörden işçi katılımı vardı, Plaza Eylem Platformu, Biçda, Kaç bize gel, Umut-Sen’in yanı sıra çok sayıda. Yazar, Çevirmen, Avukat, Akademisyen etkinliğe katıldı.

Söyleşide ÇHD’den Mürsel Ünder konuşmacıydı.

Ünder şunları belirtti:

Uzaktan çalışma”ya ilişkin yeni bir düzenleme de var tasarı da, işçi işini evinden ya da bilgisayar üzerinden işyeri dışından yürütecek. Uzaktan çalışmanın usul ve esasları, işin niteliği dikkate alınarak hangi işlerde uzaktan çalışmanın yapılamayacağı, verilerin korunması ve paylaşımı gibi hususlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkartılacak yönetmeliklerle belirlenecek.

İsteyen firmaya 4 ayı geçmemek üzere, günlük veya saatlik kiralanacak, en fazla 2 kez uzatılabilecek ve 6 aya kadar yeniden aynı işyerinde çalıştırılamayacak.Getirilen bu süre sınırlamasını işverenler çok rahat bir şekilde hile ile aşabileceklerdir. 4+4 ay çalıştırma, daha sonra kendisinin kurduğu diğer işverende 4+4 ay çalıştırma şeklinde işverenin iki paravan şirketle yıllarca çalıştıracağı işçi geçici işçi statüsünde çok rahat çalıştırabilir, geçicilik meselesi kalıcı hale gelebilme ihtimali oldukça yüksek.
İş güvencesi ortadan kaldırılacak, bu durumun zamanla yaygınlaşarak kadrolu çalışmayı tamamen bitirme riski var. İşçi artık asıl işi yaptığı işverenin işçisi olmadığı için ve hep geçici çalışmaları olduğu için asıl işini yaptığı işverene işe iade davası açabilme veya iş güvencesinden yararlanabilmesi neredeyse imkansız hale gelecek,sadece kiralık işçi bürosuna belki dava açabilecek fakat bu durumda ilişkinin zaten geçici olarak tanımlandığı bir işyerinde iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi oldukça zorlaşacağından işveren açısından iş güvencesi ve işe iade sorunu da konusu bile edilemediğinden bu sorunda çözülmüş olacak.

Sefalette eşitlik; mevsimlik tarım işçilerini koruma bahanesiyle çıkarılan yasa hepimizi mevsimlik tarım işçisine döndürüyor. Geçici iş ilişkisi kurulması nedeniyle işçinin çalışma süresine bağlı olarak kıdem, ihbar tazminatı, hafta tatili, yıllık izin, genel tatil ve bayram ücreti alacağı söz konusu olamama ihtimali vardır.Kısa süreli çalışmaların süreklilik kazanması halinde doğum izni, doğum parası, evlenme, ölüm parası vb. yararlanabilmesi mümkün olamayacaktır.12742833_1679540338962477_3787261213294819317_n

Yasayla istatistiki olarak işsizlik oranı düşürülecek, istihdam arttırılacak fakat ne şekilde? Kısmisüreli çalışma, uzaktan çalışma, iş paylaşımı gibi hilelerle başka işçinin tam çalışma süresi işverenin isteğine göre ikiye üçe bölünecek. Sonucunda ne olacak? Çalışan sayısı artımı arttı, işsizlik oranı düştü mü düştü. Fakat ne karşılığında? Başka işçinin gelirinin düşmesi karşılığında, işverene dokunmadan ek bir yükümlük getirmeden zaten mevcut maaşıyla geçinemeyen işçi başka bir işçiyle birlikte paylaşmak zorunda kalacak. Sonra da hükümet yetkilileri bunu “Bazı insanlar hafta 2 gün çalışıp 5 gün çalışmak istemiyor, biz bu özgürlüğü sağlayacağız.” pişkinliğiyle açıklayabiliyor.

Ne Yapmalı?

Uzun yılların ve çok çetin mücadelelerin birikimi olan işçilerin tüm kazanımları sermaye tarafından birer birer ortadan kaldırılıyor. Bu duruma işçi sınıfı mevcut örgütlenme biçimi ve yöntemleriyle yeterince müdahale edemiyor. Ayrıca yeni düzenlemelere göre yeni örgütlenme biçimleri, direniş yöntemleri belirlenmesi gerekiyor. İşçi sınıfının yasa metinlerine geçen kazanımları sermaye tarafından bir çırpıda silinebiliyorsa benzer bir kararlılığı işçi sınıfının da göstermesi gerekir. Bu kapsamda metal işçilerinde veya birçok irili ufaklı işyerinde ortaya çıkan fiili mücadele yöntemlerinin geliştirilmesi ve taleplerini yasalardan değil meşruiyetinden alan bakış açısının yerleştirilmesi önemli.Ayrıca taşeron uygulamaları, sürekli işsizler, ev işçileri, kiralık işçiler şeklinde bölünen parçalanan bir yapıda işyeri-iş kolu sendikacılığı, TİS sürecine bağlı örgütlenme ve hak taleplerinin sorgulanması gerekiyor. İşsizleri, kamu çalışanlarını, kiralık işçileri, taşeron işçilerini ve tüm emek cephesinin birlikte örgütlenmesinin araçlarını yaratmak zorunluluğumuz var. Nasıl özel istihdam büroları avukatlar, profesörler, çaycılar, temizlikçiler, mühendisler ayrımı yapmadan bir portföy yaratıp ortak bir sömürü mekanizmasında öğütüyorsa biz işçilerin, emekçilerin de ortak patronlarına karşı ortak mücadele alanları yaratmak zorunluluğumuz var.” diyerek sözlerini bitirdi.

Doktora tezi için özel istihdam girişimcileriyle yaptığı söyleşiyi paylaşan diğer konuşmacı, girişimcilerin daha büyük şirketler karşısında rekabete tutunmak için elinden her geleni yapmak istiyeceklerini vurguladı.

Kaç Bize Gel gurubundan katılan konuşmacı, beyaz yakalıların bir arada örgütlenmesini sağlayacak, onları birleştirecek ve bunun için güçlü bir ses çıkartacak bir çalıştaya ihtiyaç olduğunu söyledi.

Söyleşide dikkat çeken bir konuda, özel istihdam stratejisinin ilk olarak bilişim sektöründe yaygınlaşacağı ve beyaz yakalıları çok büyük bir tehlike beklediği şeklindeydi.

Esnek çalışma ve daha çok kölelik olan kiralık çalışmanın taşeronu aratacağı vurgusu yapıldı. Özel istihdam bürolarının aynı zamanda örgütlenme krizini daha çok derinleşerek zorlaştıracağı ve bunun karşısında sınıf örgütlülüğünden başka çözüm yolunun olmadığı vurgulandı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*