Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Polis saldırısında sakatlanan eğitim işçisi yalnız değil!..

Polis saldırısında sakatlanan eğitim işçisi yalnız değil!..

Eğitim-Sen Ankara 2 No’lu Şube Başkanı Dengiz Sönmez’in, 3-4-5 Haziran 2009 tarihlerinde gerçekleştirilen “Büyük Eğitimci Yürüyüşünde” polis copuyla darp edilmesi üzerine, sağ gözü görme yetisini yitirmişti.

Dengiz Sönmez’in konu ile ilgili yaptığı suç duyurusuna Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlik kararı verilmiştir.
Takipsizlik kararını protesto ederek sorumluların yargılanması talebiyle; KESK Adalet Bakanlığı önüne protesto yürüyüşü gerçekleştirdi.

Adalet Bakanlığı önüne gelindiğinde KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul bir açıklama gerçekleştirdi.Tombul yaptığı açıklamada şunları ifade etti;

”Eğitim Sen 2 nolu şube Başkanlığı görevini yürütmekte olan Dengiz Sönmezin gözünden defalarca operasyon geçirmiş,işlevini yitiren gözbebeği yerine ameliyatla iris takılmıştır. Aldığı darbe sonucu ortaya çıkan göz tansiyonu nedeniyle ömür boyu ilaç kullanmaya mahkum edilmiştir.Herşeyden önemlisi gözü büyük ölçüde görme yetisini kaybeden arkadaşımız çok sevdiği öğretmenlik mesleğinden malulen emekli olmak zorunda bırakılmıştır. Darp sonucu görme yetisini büyük oranda kaybeden arkadaşımıza dair haberlerin basında geniş yer almasının da etkisiyle olayın kamuoyuna mal olduğu ve haklı tepkilere yol açtığı bilinmektedir.Güvenlik güçlerine kask numarası takılması zorunluluğunun bu vahim olaydan sonra getirildiği de basına yansımıştır. Tüm bunlara rağmen,onlarca bir süre sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen yanıt ile son dönemde artan hukuk skandallarına bir yenisi eklenmiştir.

Diğer tasraftan yapılan polis saldırısı sabit olmasına rağmen soruşturmanın bu kadar uzun sürmesi ve bir sonuç alınmaması,benzer olaylarda olduğu gibi suçlu polisleri koruma refleksinin somut bir yansımasıdır. Sendikaların en demokratik eylemlerine bile tahamül edemeyenler,kamu emekçilerinen üzerine savaşa gider gibi biber gazı,cop ve tazyikli su ile müdahale ederek yaralanmalara,hatta ölümlere bile sebep oluyorken,bu suçu işleyenlerin hukuk adına korunmaya çalışılması kabul edilemez. Bir insanın gözünü çıkarmaya varan müdahaleyi ”orantılı güç”olarak değerlendirmek hangi hukukla bağdaşır? Bu vahşet orantılı güç ise orantısız güç nedir?

Polis copuna, vahşetine hukukun kalkan olarak kullanılmak istendiğini gösteren, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının utanç verici kararını kınıyoruz. Sincan 1.Ağır Ceza Mahkemesi’ne yaptığımız itiraz dikkate alınarak, Anayasa’ya , iç hukuk hükmündeki uluslar arası sözleşmelere ve usule aykırı savcılık kararı derhal kaldırılmalıdır. Olay hakkında etkin bir soruşturma yürütülmeli; failler ve sorumluların adalete hesap vermesi sağlanmalıdır.”diyerek sözlerini tamamladı.

Eylem ”Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz, Baskılar Bizi Yıldıramaz, Dengiz Sönmez Yalnız Değildir” sloganlarıyla bitirildi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*