Anasayfa » GENÇLİK » KESK’ten basın açıklaması: Son sözü hep direnenler söyler

KESK’ten basın açıklaması: Son sözü hep direnenler söyler

KESK üyeleri, yaşanan polis saldırısını protesto etmek için dün saat 17:30’da Ankara Yüksel Caddesi’nde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Hükümete “Onurlu ve kararlı duruşumuzdan bir an olsun vazgeçmeyeceğiz” mesajı verilen basın açıklamasında şunlar ifade edildi:

“Dün insanca bir yaşam için gerici,ırkçı bir eğitime karşı çıkmak için alanlarda olan binlerce emekçiye polis vahşice saldırmıştır. Ama orada bulunan emekçiler gereken cevabı vermiştir. Sizler KESK’i masa başında kurduğunuz sendikalara benzetmeyin. KESK’in 22 yıllık mücadele hayatında nice hükümetler, nice Başbakanlar gelip geçti ama KESK burada meydanlarda hala mücadelesini sürdüyor.”

Daha sonra KESK Genel Başkanı Lami Özgen bir açıklama yaparak şunları ifade etti:

“Bilindiği üzere 4+4+4 kademeli kesintili eğitim yasa teklifi 27 Mart Salı gününden beri TBMM Genel Kurulunda görüşülmeye başlanmıştır. Ardından 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda değişiklik öngören yasa tasarısı ve Toplu İş İlişkileri yasa tasarısı Genel Kurula gelecektir. Uzunca bir süredir tüm kamuoyunun gündeminde olan bu düzenlemeler bir emek örgütü olarak elbette ki KESK’in de gündemindedir. Hazırlık aşamalarında görüş ve önerilerimizin hiçbir şekilde dikkate alınmadığı bu düzenlemelere karşı yasal ve meşru hakkımızı kullanarak basın açıklamaları yapmanın en doğal hakkımız olduğu da bilinmektedir.

Ancak AKP, 28-29 Mart tarihlerinde yapacağımız demokratik eylemimizi engellemek için yasakçı, tehditkâr ve baskıcı tutumuyla tüm Türkiye’de adeta sıkıyönetim ilan etmiştir. İçişleri Bakanı’nın yayınladığı genelgeyle tüm illerde adeta olağanüstü hal koşulları yaratılmış, kamu emekçilerinin eylemleri polis ablukasına alınmıştır. Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelmeye çalışan emekçiler, kimi zaman ‘kimlik kontrolü’ bahanesiyle, kimi zaman ‘Otobüste ceset torbası yok’ gibi ilginç gerekçelerle otobüsler bile gözaltına alınarak engellenmiştir. Ankara’ya girmeyi başaran arkadaşlarımıza Tandoğan’da tazyikli su ve gaz bombaları ile saldırılarak, arkadaşlarımızın bir araya gelmesi engellenmek istenmiştir.

Ankara’da 30 saat boyunca emekçilerden yönelen hiçbir şiddet eyleminin olmadığı alanlara panzerler eşliğinde tam techizatlı 7 bin polis yığılmıştır. En demokratik hakkımız olan Meclis önünde basın açıklaması yapmamız engellenmiştir. AKP’nin ileri demokrasisinin vazgeçilmezleri olan cop, tazyikli su ve helikopterlerden bile atılan gaz bombalarıyla yapılan vahşete varan polis saldırısında çok sayıda arkadaşımız yaralanmış, yerlerde sürüklenmiş, dövülerek gözaltına alınmak istenmiştir.

Yaralı arkadaşlarımızdan Eğitim-Sen İstanbul 1 No’lu Şube üyesi Volkan Selam, alnına insan boyu seviyesinde hedef gözetilerek sıkılan gaz bombası gelmesinden dolayı beyin kanaması geçirmiş ve hastaneye kaldırılmıştır. Sağlığı halen ciddiyetini koruyan arkadaşımızın tedavisi devam etmektedir.

Çenesine ve koluna darbe alan Genel Sekreterimiz İsmail Hakkı Tombul’un dişleri kırılmış, Tarım Orkam Sen Genel Başkanı Metin Vuranok, Eğitim-Sen Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Doğan Kaya, Eğitim-Sen Aydın Şubesi üyesi Hasan Atikara, Eğitim-Sen İstanbul 1 No’lu Şube üyesi Evrim Doğan, Eğitim-Sen İstanbul 7 No’lu Şube üyesi Ömer Açık, Eğitim-Sen Ankara 1 No’lu Şube üyesi Cevher Boztaş ve Yurdagül Boztaş polisin darp etmesi sonucu yaralanmış ve adli rapor almışlardır.

En temel demokratik haklarımızı kullandığımızda bile bizleri biber gazı, cop ve tazyikli su ile geriletebileceğinizi sanıyorsanız, büyük bir yanılgı içindesiniz. İnsanlık tarihi, zulüm ile iktidarını sürdürmek isteyenlerin sonlarının hep aynı olduğu göstermiştir.

AKP’nin büyük baskı ve gözaltı düzenine karşı, onurlu ve kararlı duruşumuzdan bir an olsun vazgeçmeyeceğimiz bilinmelidir. KESK hiçbir zaman mücadelesine rehberlik eden ilkelerinden geri adım atmamış, taleplerini her koşulda kararlılıkla sürdürmüştür, hiçbir baskı ya da zorbalık eşit, özgür ve demokratik bir ülke, insanca bir yaşam mücadelemizi engelleyemeyecektir. AKP iktidarının ülkemizin geleceğini kendi siyasal ve ideolojik amaçları doğrultusunda şekillendirme girişimleri karşısında son söz henüz söylenmemiştir. Çünkü sevgili Adnan Yücel’in dizelerinde de dediği gibi;

Düşlerin sonsuza koştuğu yerde
Sabrın çiçeklerini açtığı yerde,
Asla kapanmaz yaşanan defter.
Çünkü tarihin en güzel yerinde,
Son sözü hep direnenler söyler.”

Basın açıklamasına DİSK, Genel-İş, TTB, TMMOB ve İHD genel başkanları ve devrimci kurumlar katıldı. Eylem “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Karanlığa teslim olmayacağız” sloganlarıyla bitirildi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*