Anasayfa » BASINDAN » Kapı önü fakültesinde “yaşam hakkı” dersi

Kapı önü fakültesinde “yaşam hakkı” dersi

Özgür düşünce karşısında üniversitelerin getirildiği içler acısı hali, muhalif öğrencisini, hocasını öğütmek üzere antidemokratik uygulamalarla bağışıklığı
güçlendirilmiş sistemi anlatmak için ne yazarsak yazalım… Bir ses kaydı daha dökülüyor ortaya, yeni disiplin yönetmeliğini eleştiren  YÖK başkanının kulakları bile ‘eşekli’, ‘herifli’ nasıl çınlatılabiliyor. Daha ne?

Mersin Üniversitesi’nin kapısında iki haftadır Kapı Önü Fakültesi kurulmasının başka bir hikâyesi var. Çiftlikköy kampüsü yakınındaki KYK Kız Öğrenci Yurdu’ndan iki arkadaşlarını birkaç ay içinde kaybettiler. İki genç kadın öldü. Ve geldiği yere bakın.  Önce ekimde Feride Özayağ, yurtta fenalaştı. İddiaya göre güvenlik görevlisi sabah 6’ya kadar ambülans çağıramayacağını söyledi. 3500 kadın öğrencinin kaldığı yurtta revir ya da sağlık görevlisi yoktu. Başka bir iddia da kimi rahatsızlıkları bulunan Feride’ye, önce gittiği Mediko-Sosyal tarafından yanlış ilaç verildiği yönünde. Feride için eylemler yapıldı okulda. İhmallerin araştırılmasını istiyorlardı.

Soruşturma yok garantisi

Aralıkta ise kampüste bir trafik kazası yaşandı. Dersten sonra yurda dönmek için ring aracından inip 20-25 dakika yürümeleri gerekiyor kadın öğrencilerin.
Işıksız, toprak bir yol. Bina aslen Akdeniz Oyunları için yapılmış, eksikleriyle yurda dönüştürülmüş, cami gibi diğer inşaatlar bitmeden de yoluna dokunulmayacağı söylenmiş.

Hem kaza hem taciz riski taşıyan bu yolda yürüyen beş arkadaş, üzerlerine hızla gelen otomobili fark ediyor. Dördü bir yana, teki, Bahar Salim kötü bir şansla şoförün direksiyonu kırdığı diğer yana kaçıyor. Bunları bana beş metre sürüklendiği aracın altından yakın arkadaşını elleriyle çıkaran Ayça Yanar anlatıyor. Hastanede ölüyor Bahar.  Sonra dediklerine göre okulda duygusal bir patlama yaşanıyor, eylemler yapılıyor. Yurt ve çevre koşullarının düzeltilmesi, ring seferlerinin artırılması, ölümlerdeki mesuliyetin kabul edilmesi için rektörle görüşme talep ediliyor. Fakat görüşmede bekledikleri alakayı bulamadıklarını anlatıyorlar. Evet, kağıt üzerinde suç. Bir grup öğrenci birkaç saatliğine rektörlük binasını işgal ediyor. Ortada iki ölüm var. Rektör yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Özdemir, ki yurt koşullarını bizzat görmüş, kartlı geçiş sistemi dışındaki taleplerin yerine getirileceğine dair kâğıt imzalamış. Demek bir şeyi anlamış, el yazısıyla taleplerin sıralandığı listeye tamam demiş. Bir madde de bu eylemden dolayı kimseye soruşturma açılmaması. İmzalı.

Lakin 67 öğrenciye Emniyet, 121’ine rektörlük tarafından soruşturma açılmış bile. Hatta yeni disiplin yönetmeliğinin getirdiği önleyici uzaklaştırma kararıyla 27 öğrenci şu an okula sokulmuyor. Yürütmeyi durdurma kararı için başvurmuşlar, netice beklenmekte. Özdemir, sadece yurtta kalanlara soruşturma açılmayacağına dair garanti verdiği gibi bir savunma yapmış. Fakat haklarında işlem yapılanlar arasında yurttan kadınlar da var. Ayça gibi.

Kapı Önü Fakültesi böyle açılmış. Destek veren öğretim görevlileri çadırda ders anlatıyor hakikaten. Diğer yandan, kaza mahaline uzak bir yerde 500 metre asfalt yapılması, bir-iki sokak lambası eklenmesi gibi küçük değişiklikler olmuş sadece.

Ölümlerin ardından oluşan hassasiyet örgütlü, örgütsüz, hatta farklı görüşlerden birçok öğrenciyi bir araya getirmiş. Ama nasıl oluyorsa mesela uzaklaştırılanların neredeyse tamamı, daha önce bir nedenden haklarında soruşturma açılmış, sol örgütlü kimlikleriyle bilinenler. Arkadaşını arabanın altından çıkaran Ayça da dahil.

‘Ama işgal suç’, ‘ama kamu malına zarar verdiler’… İnsanların can güvenliğinin sağlanmayarak yaşam, okuldan uzaklaştırılarak eğitim haklarının ellerinden alınması da suç diğer yandan.

Kapı Önü Fakültesi’nde bu ders de işlenecektir.

Pınar Ögünç/Radikal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*