Anasayfa » GÜNDEM » Kahrolsun ırkçı-kapitalizm, kahrolsun göçmen düşmanları!

Kahrolsun ırkçı-kapitalizm, kahrolsun göçmen düşmanları!

İdlip’te sıkışan ve Rusya’ya karşı ABD-AB’den istediği desteği bulamayan burjuva Türk devletinin, Türkiye’deki Suriyeli göçmen ve mültecilere sınır kapılarını açacağı vaadi üzerine 100 binden fazla göçmen Yunanistan, Bulgaristan sınır kapılarına, Ege sahillerine yığıldı.

Sınırlara yığılan göçmenler arasında, Suriyelilerin yanısıra Afganlar, Pakistanlılar, Kafkasyalılar, Iraklılar, İranlılar, Afrikalılar, hatta göçmenlerin arasına karışıp AB’ye geçmeye çalışan kendi memleketinde mültecileşmiş Türkler de var.

Edirne’ye gidebilmek için de on binlerce Suriyeli göçmen İstanbul Vatan Caddesi civarında toplanıyor.

Suriyeli göçmenler, burjuva Türk devletinin de teşviğiyle ağır bir eziyet ve soygun altında tutuluyor. İstanbul-Edirne arası normalda 75 lirayken, otobüs, minibüs ve taksiler göçmenlerden 1500 liradan başlayan fiyatlar alıyor. 1 litrelik pet şişe su, göçmenlere 6-10 liraya satılıyor. Gıdalar 5-10 katı fiyatlara satılıyor. Bu fahiş yol paralarını bulamayan bir çok göçmen, son eşyalarını birkaç kuruşa kapatan diğer soygunculara vermek zorunda kalıyor.

Ege sahillerinden bot bulmak isteyenlere, delik deşik botlarla Yunanistan adalarına geçmek için transatlantik gibi fiyatlar isteniyor.

Sınırlarda bekleyen göçmenlerin bir çoğu ağır sağlık sorunlarıyla karşı karşıya. Tüm parasını yol soyguncularına verip, aç bekleyenler var. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, hastalar gece açık ve soğuk havada titriyor. Tuvalet ve diğer ihtiyaçlarını karşılayamayanlar var. Geçtikleri yollardaki tarlalardan çiğ lahana yiyerek açlığını gidermeye çalışanlar var.

Göçmenlerin geçtiği yollarda, onları taşlayan Türk ırkçıları da var. Göçmenler, kırık bir Türkçeyle “taş atmayın biz insanız” diye bağırıyorlar.

Türkiye-Yunanistan sınırını geçmeye çalışanlar, ya Meriç Nehrini yine fahiş fiyatlara kiraladıkları derme çatma kayıklarla, ya da yüzerek geçmeye çalışıyorlar. Tel örgülerden geçmeye çalışanlar, Yunanistan polisinin gaz bombaları ve plastik mermileri ile karşılanıyorlar. Son iki günde Yunanistan sınırında biri çocuk iki göçmen kurşunla yaralandı. Çanakkale Ayvacık’ta botla karşı kıyıya geçmeye çalışan biri çocuk 4 göçmen boğularak yaşamını yitirdi. Sivrice’den botla açılan 48 göçmeden en az bir çocuk botun batmasıyla boğularak yaşamını yitirdi. Bottaki diğer göçmenlerin akibeti bilinmiyor. Midilli adasında ise adaya çıkmaya çalışan göçmenlere ırkçı-faşist çeteler, demir çubuk ve bıçaklarla saldırıyorlar. Yunanistan kara sularında sahil güvenlik botunun tıkabasa dolu plastik botlardaki göçmenlere uzun namlulu silah doğrulttuğu, daha sonra değneklerle göçmenlere vurup geri ittiği fotoğraflar yayınlandı.

Medyada şu ana kadar 100 bin kadar göçmenin Yunanistan’a geçmeyi başardığı söylenmesine karşın, gerçek rakamın en fazla bin kişi olduğu, onların da insanlık dışı koşullardaki toplama kamplarında tutuldukları belirtiliyor.

Burjuva ırkçı-faşist Türkiye devleti, uluslar arası planda her sıkıştığında yaptığı gibi, iğrenç bir ikiyüzlülükle, yine milyonlarca göçmen hayatını topun ağzında sürüyor. AB ırkçı kapitalizmi her seferinde yaptığı gibi, yine “en iyi göçmen ölü göçmendir” politikasını uyguluyor.

Göçmenlerin yaşam ve uluslar arası hareket özgürlüğü için mücadelesi sınıf mücadelesinin bir biçimidir. Suriyeli göçmenlerle dayanışmaya!


Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*