Anasayfa » GÜNDEM » Kadınsan hiçbir şeysin, anneysen “cenet ayaklarının altında”

Kadınsan hiçbir şeysin, anneysen “cenet ayaklarının altında”

Bugün anneler günü, annelere yüklenen ağır yükün altında ses çıkarmadan geçirdikleri 364 gün dolaysıyla “ödüllendirildikleri” bir gün.

“Cennet annelerin ayağının altında” ve benzeri övgülerle aslında toplum kendi yükünü annelerin omuzlarına yüklemekle kalmıyor onlara bunun üzerinde bir değer olusturuyor. Kadınsan hiçbir şeysin ama anneysen “cenet ayaklarının altında” diyerek kutsanıyor annelik.

Anneler bu ağır yükten kurtulma ve bunu sorgulama yerine bu yükten ezilmekten hoşnut olma halini alıyor. Hayatta çocuk doğurmaktan daha değerli birşey olmadığı hissi yaratılıyor. Bu önemli şeyi de yanlız kendinin yapabiliyor olması değersizlestirilmiş kadından değerli anneye yumuşak geçişinide oluşturuveriyor.

Anne sadece çocugu doğurmakla kalmıyor, içgüdüsel duygudur pompalamasıyla onun en edilgen yardıma muhtaç aynı zamanda islevsiz döneminin de yükünü yüklenmiş oluyor. Çocuk, üretime hazır hale geldiğinde kapitalizm annenin elinde çekip alıveriyor. Ondan sonra çocuğa pompalanan annen değerlidir ama iş dışında kalan zamanlarında annene zaman ayır, ona hediyeler al, onu önemsediğini ona aldığın hediyelerle hissetir öyle bir hissetir ki o kendini değerli hisedebilmesinin yolu anneler günüyle tavan yapmış oluyor.

Neden net bir gün değilde Mayıs ayının ikinci pazarı. Anneler bu kadar değerliyse kapitalizm açısında anneler günü tatil olsun, ücretli tatil, o gün çocukları gitsin onlarla zaman geçirsin. Çok sırıtıyor artık bu sinsi yönlendirmeleriniz bay kaptalistler. Anneler günü, sevgililer günü, babalar günü, oturma günü kalkma günü vs. bunların hepsi tüketme organizasyonlarından başka birşey değil buna yeni biçimler eklenerek adeta günsüz günümüz kalmayacak diye korkuyorum. Doğum günü, ilk tanıştığımız gün, evlilik yıl dönümü, çocukların doğum günü, hepsini söyle bir düşünün ne kadar birbirine benziyor değil mi? Anneme hediye, babama hediye, esime hediye, çocuğuma hediye, arkadaşıma hediye, bunu çoğaltarak devam edebiliriz.

Bence bugün annelerin hediyeyle öpücükle vs vs ile kendilerinin yeniden yeniden değersizleştirilmelerine edilgen hale gelmelerine tepki koymalılar. Çocuk doğurmanın en zor iş olarak kabul edilmesi, annenin çocuk doğurmaktan kaynaklı yaşadığı fiziki tahribatın düzeltilmesi için sağlik desteği, çocuğun bakımının toplumsal bir zorunluluk olarak kabul edilmesi ve bunun ortamının oluşturulması, çocuğun kapitalistlerin ihtiyacına göre tek yanlı gelişimini sağlayan eğitim süreci anneden kaptalist tekellere geçişi yani engellenmeli. Doğayla, toplumla uyumlu bir gelişim ve eğitiminin bir kolektif faaliyet, bir toplumsal yeniden üretim zorunlulugu içinde yeniden dizayn edilmesinin ortam ve koşulunun oluşturulması olmazsa olmaz bir ihtiyactır.

Devrimci Proletarya okuru

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*