Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » İTB Başkanı : ‘İşçi ölümlerine karşı çıkanlar dış mihrakların taşeronu’

İTB Başkanı : ‘İşçi ölümlerine karşı çıkanlar dış mihrakların taşeronu’

 İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Çamur Ali Kopuz: ‘İşçi ölümlerine karşı çıkanlar dış mihrakların taşeronu’
İş cinayetlerine karşı can güvenliği mücadelemizi sürdüreceğiz
Dün yani 19 Eylül Cuma günü çok ilginç bir basın açıklaması haberi okuduk. İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Çamur Ali Topuz, Torun Tower’daki iş cinayetinde can veren 10 arkadaşımız için yapılan anma ve yas eylemlerine dönük bir açıklama yaptı. Okuduğumuz gibi aynen aktarıyoruz: 
 
“Türkiye her alanda olağanüstü saldırılarla karşı karşıya ve bazı odaklar tarafından hedef tahtasına oturtulmaya çalışılıyor. Bu odaklar, facialardan bile nemalanmaya çalışıyorlar. Dün Soma faciası üzerinden Türkiye’yi zayıf düşürmeye çalışanla, bugün asansör faciasını istismar ediyorlar. Her can kaybını bahane ederek meydanlara dökülenler, 7 ayda 1943 insanımız trafikte can verirken kılları bile kıpırdamıyor. Bunca insanın ölmesi sanki sıradan bir olay. Bu insan hakları savunucuları trafikte can veren insanlar için neden yollara dökülmüyorlar? Niye onlarla ilgilenmiyorlar? Bunların amacı insan haklarını savunmak değil mi? Millet olarak bu oyunlara dikkat etmeliyiz.”
 
Ali Kopuz’un açıklamaları işçilere ve hak aramaya karşı yapılan pervasız saldırıların bir parçasıdır…
Bu açıklamasıyla Ali Kopuz Haziran ayında yapılacak olan milletvekili seçimleri için AKP kurmaylarına göz kırpıyor olmalı. Çünkü açıklamaları Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’nin önde gelen diğer isimleri tarafından yapılan her hak arama eylemine dönük saldırılarda kullanılan dilin birebir aynısı…
 
Bu ülkede işçiler her gün madenlerde, inşaatlarda, fabrikalarda ve tarlalarda ölüyorlar. Çalışırken can güvenliğimizi istemek suç mu?
 
Diğer yandan ne Soma Holding ne de Torun Tower patronu mahkeme karşısına çıkmıyor ve ceza almıyorlar. Suç alt kademe şirket çalışanları ve uzmanların üzerine yıkılmaya çalışılıyor. Tabi olayın diğer bir yönü de bu şirketlerin iktidar partisi ile olan sıkı fıkı ilişkileri…
 
Peki Soma’da veya Mecidiyeköy’de sokağa çıkıp “sağlıklı ve güvenli çalışmak istiyoruz” ,“adalet istiyoruz” demek suç mu? Neden en büyük haksızlık olan iş cinayetlerine karşı ses çıkardığımızda polisleriniz bize saldırıyor?
 
Ali Kopuz “nemalanmak”tan bahsediyor. İş cinayetlerinden “nemalananları” görmek istiyorsanız oturduğunuz plazalara, rezidanslara, villalara bakın. Kalkıp aynaya bakın…
 
Ali Kopuz “taşeron”dan bahsediyor. Biz milyonlarca emekçi bu ülkenin gerçek yurtseverleriyiz. Sizlerin oturduğu plazalarda, rezidanslarda, villalarda olanların uluslararası sermayenin bu ülkedeki bekçileri olduğunu biliyoruz…
 
Bizler 2 yıldır her ay hazırladığımız iş cinayetleri raporunda trafik kazaları sonucu yaşanan iş cinayetlerine dikkat çektik. Tekrar bir hatırlatma yapalım. 
 
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı’nın açıklamasına göre 2014 yılının ilk yedi ayında 1943 yurttaşımız yaşamını yitirdi… 
 
İşçi sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak 2014 yılının ilk yedi ayında 1113 işçinin yaşamını yitirdiğini açıklamıştık… Yine bu iş cinayetlerinin 215’ini trafikte direksiyon sallayan tır, otobüs, taksi vb. şoförler ile servisle ya da kendi imkanlarıyla işe gidip gelirken can veren işçilerin oluşturduğunu belirtmiştik…
 
Bu hususta ilk altını çizmemiz gereken acıların kıyaslanamayacağı gerçekliğidir. Trafik kazasında da iş cinayetlerinde de yaşamını yitiren bizim insanlarımızdır ve nasıl bir zihniyetin bu iki acıyı zıt bir durum gibi algılatmaya çalıştığını merak ediyoruz…
 
Diğer yandan trafik kazaları veya cinayetleri bir işçi ve halk sağlığı sorunudur. Neden?
Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu yılın ilk yedi ayında gerek şoför olarak çalışan gerek işe giderken ya da gelirken trafikte can veren en az 215 işçi arkadaşımız var. Oransal olarak baktığımızda iş cinayetlerinde ölen her yüz işçinin 19’u trafik nedenli ölüyor. Yine oransal olarak baktığımızda trafikte ölen her yüz kişinin 11’i de işçi…
 
Tanker, tır, otobüs, taksi vb. araçların karıştığı trafik kazalarında şoför arkadaşlarımızın yanında birçok yurttaşımız da can veriyor. Örneğin Lice’de LPG yüklü tankerin patlaması sonucu 2 yolcu otobüsü ve araçlar da yanmış ve 34 kişi ölmüştü. Yani bir iş kazası/cinayeti sonucu toplu yurttaş ölümü de gerçekleşmişti. Bu anlamda trafikte çalışma koşulları ve araç kuralları halk sağlığını ilgilendiren çok önemli bir sorundur.
 
Trafik kazaları / cinayetlerine devletin yaklaşımı aynı iş cinayetlerinde olduğu gibidir: Sorunu bireyselleştirmek. Nasıl iş cinayetlerinde “eğitimsiz işçi, kazaların büyük çoğunluğu işçi kaynaklı, bireysel koruyucu önlemler alınmalı” gibi sorunun kaynağı olmayan ve kendi sorumluluklarını gizleyen bir yaklaşım sergileniyorsa, “iş kazaları azalıyor” gibi söylemlere başvuruluyorsa durum trafiğe bakışta da aynıdır. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP kurmayları olmak üzere sorunun muhatapları trafik kazalarını / cinayetlerini bireysel hatalara indirgemekte ve kazaların azaldığını savunmaktalar…
 
Oysa bu durumun gerçek nedenlerine bakarsak tır, otobüs ve servis sürücülerinin günde 16-18 saate varan çalışma saatleri, dinlenme ortamından uzak oluşları, araç bakımlarının yaptırılmaması… Yine işçilerin patronlar tarafından uygun araçla getirilmemesi, kapalı kasa kamyonetlerde, traktörlerde taşınmaları ya da hiçbir araç tahsil edilmeyip kendi imkanları ile işe gidiş-gelişlerini sağlamalarının istenmesi… Yine uygun yapılmayan duble yollar, kavşaklar, yüksek hızlı tren hatları… Trafik kazalarının / cinayetlerinin ana sebeplerini oluşturmaktadır… (Tabi bu noktada ulaşım için yapılan 3.Köprü, duble yollar, tren hatları, havaalanları vb. inşaatlarında can veren işçilere değinmiyoruz bile.)
 
Ulaşımın “iş süreçlerinin bir parçası” olduğunun altını çiziyoruz…. 2014 yılının ilk yedi ayında maliyet hesabı gözönüne alınarak can güvenliği hiçe sayılan ve trafik kazası adı altında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden en az 215 işçinin tamamının ve 1943 yurttaşımızın çoğunun faili sermaye ve devlettir… 
 
Son olarak Ali Kopuz’a anlayacağı dilde açıklayalım. Mecidiyeköy’de Torun Tower’da katledilen işçi arkadaşlarımızı anmak için sokağa çıktığımızda trafik kazaları / cinayetleri için de sokağa çıkmış oluyoruz…
 
 
İletişim
http://www.yanginkulesi.org
http://www.guvenlicalisma.org
http://www.facebook.com/guvenli.calisma 
https://www.facebook.com/yanginkulesi
http://twitter.com/guvenlicalisma
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

 

guvenlicalisma.org

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*