Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » İsviçre Irkçı Yasayı Onayladı

İsviçre Irkçı Yasayı Onayladı

28 Kasım’da referanduma sunulan “suç işleyen yabancılar sınırdışı edilsin” yasa tasarısının, 26 kantonun 20’sinde kabul edilmesiyle yasalaşmasının önü açılmış oldu. Böylece Parlamento oturup yasayı düzenleyerek yürürlüğe koyacak. Parlamentoda önerge karşıtı partilerin varlığı nedeniyle yapılacak düzenlemeler de dolayısıyla önem kazanmış oluyor.

26 kantondan oluşan İsviçre Konfederasyonunda, Alman dilinin konuşulduğu 17 kanton içerisinde, %56.6 oy oranıyla sadece Basel kantonu hayır diyerek ırkçı yasanın geçmesini onaylamadı. Fransız kantonları ise, Cenevre, Lozan, Neuchatel, Jura ve Freiburg olmak üzere tamamı ırkçı yasanın geçmesine izin vermedi. Ancak bu 6 kantonun hayır oyuna rağmen ülke genelinde aşırı sağcıların ezici çoğunluğunun evet oyu ile yasa onaylanmış oldu.

Irkçıların çok yaygın propagandasına karşın yasanın geçmesini ‘istemeyenlerin’, aktif bir karşı propaganda yürütmedikleri kendisini fazlasıyla hissettirdi. Öyle ki, ırkçıların basın-yayını kullanarak yürüttükleri kampanyaya ek olarak sokakları büyük boy afişlerle donattılar. Ancak ırkçı yasa karşıtları adeta mıışşş gibi yaptılar. Yasa karşıtı muhalefetin çok da istekli olmamasının yanında, yaşanan ekonomik kriz ve işsizliğin de tasarının kabul görmesinde büyük bir etken olduğu su götürmez bir başka gerçeklikti.

Basel-Land kantonunun küçük bir ilçesinde, Alschwill’de ise yasa karşıtı bir grup seçim sandıklarını kaçırarak yaktılar. Belki de referandumun en çarpıcı olayı bu oldu. Bütün basın yayın bu olayı vermek zorunda kaldı. Bölgedeki insanlara sorulan kışkırtıcı sorulara rağmen sandık yakılmasına tepki gösteren olmadı. Birkaç sandığın sonucu değiştirmeyeceği biçiminde ifadelerde bulundular.

Alınan bu açık yenilgiden sonra göçmen işçi ve emekçileri daha sıkıntılı bir sürecin beklediğini söylemek pek abartı olmayacaktır. En küçük olay ve sorunda bu yasa işçi ve emekçilerin başında Demoklesin kılıcı gibi sallandırılacaktır. Tüm çabalara karşın yeterli bir örgütlülük sağlanamadığından dolayı da ortak hareket kabiliyeti sınırlanmış oluyor.

Tüm olumsuzluklara rağmen referandum sonuçlarının açıklanmasından sonra çok kısa bir zaman diliminde, Basel kantonunda iki-üç saat içerisinde oldukça başarılı bir protesto yürüyüşü örgütlendi. 200-300 kişi ile başlayan yürüyüş kısa bir zaman diliminde 600-700 kişilik kitleye ulaştı. Bir-iki saat içerisinde örgütlenen ve önemli denilebilecek bir kitleselliğin yakalanmış olmasından farklı olarak eylemin büyük bir coşkuya dönüşmesi dikkat çekici oldu. Bir buçuk saat süren eylemde sloganlar hiç susmadı. Şehrin en kalabalık caddelerinde tramvayların ve otobüslerin yolları fiilen kapatılarak yapılan bir eylem oldu. Evlerin balkonlarından yürüyüşü izleyen insanlar alkışlarla destek vermekten geri durmadılar ve aslında burada pek rastlanılmayan da halkın bu ilgi ve sempatisi oldu.

“Proletarya Enternasyonalizmi için” pankartının arkasında toplanan kitlenin yanı sıra Devrimci Proletarya’nın da yer aldığı eyleme Türkiye ve İsviçreli devrimci demokrat kurumlar katılım gösterdi. Kar yağışı altında süren eylem boyunca şu sloganlar haykırıldı: “Enternasyonal dayanışmayı yükselt”, “Irkçılığa karşı omuz omuza”, “Irkçılığın arkasında sermaye var”, “Kağıtsızlar legalleştirilsin”, “Yabancılar kalacak SVP gidecek”, (SVP referandumu gündeme getiren ırkçı İsviçre Halk Partisi), “yaşasın enternasyonal dayanışma” vb. Almanca atılan sloganlardan sonra Devrimci Proletarya’dan bir kişi de megafonla, Türkçe “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganını kitleyle birlikte attı.

Şehir içinde yaklaşık iki saat dolaştıktan sonra tekrar eylemin başlangıç noktasına gelindi. Burada, bir sonraki gün tekrar buluşmak için yapılan çağrının ardından kitle alkışlar eşliğinde dağıldı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*