Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » İşçiler sendika yönetimine: İşçi meclisini oluşturmaya!

İşçiler sendika yönetimine: İşçi meclisini oluşturmaya!

Hava İş Sendikası, bir yandan THY’den kitlesel işten çıkarma dalgası, bir yandan Olağanüstü Genel Kurul basıncı altında büyük bir sıkışma yaşıyor. Bu sıkışma, işten çıkarmalara karşı düzenlediği basın açıklamasına dayanışmaya gelen, TEKEL işçilerine ve Hava-İş içindeki muhalefetten çıkışını alan Gökkuşağı Hareketi temsilcilerine fiziki saldırıyla patlak verdi.

THY Genel Müdürlüğü önünde, Hava-İş tarafından düzenlenen; sendika yönetimi ve yaklaşık 50 işçinin katıldığı basın açıklaması sırasında; Gökkuşağı Hareketi’nden temsilcilerle birlikte, Tek Gıda-İş önünde kurdukları çadır kentte direnişlerini sürdüren TEKEL işçileri, “Yaşasın sınıf dayanışması!”, “İşçiler sendika yönetimine!” sloganlarıyla dayanışmaya geldiler. Basın açıklamasına katılan işçilerin, dayanışmayı gelenleri alkışlarla karşılamasıyla birlikte; Hava-İş yönetimi ve temsilcileri, saldırıya geçtiler. Dayanışmaya gelen TEKEL işçilerine “provakatör”, Gökkuşağı Hareketi temsilcilerine ise, TEKEL işçilerini kastederek, “bunları sen mi getirdin, ulan!” diyerek saldırılarını sürdürürken; eylem alanındaki polisi devreye soktular. Dayanışmaya gelen işçiler, polise hedef gösterilerek, zorla eylem alanının dışına itildiler.

Üç açıklama; iki karşıt sınıf
Hava-İş tarafından, “TEKEL bayraklı 3-5 çapulcu, provakatör” olarak lanse edilen, Gökkuşağı Hareketi üyeleri; saldırıyı protesto ederek, basın açıklaması yaptılar:

“THY’den işten çıkarılan arkadaşlarımız için yapılan siyah çelenk koyma eyleminde bu gün son derece çirkin bir olay yaşanmıştır. Hava İş yöneticilerinin gerçek yüzünü açık eden bu olay sendikal bürokrasinin mafya tipi bir yapıya dönüştüğünü de ortaya koymaktadır. Sadece işten atılan arkadaşlarına destek amacıyla eyleme katılan emekçilere saldıran sendikacıların, atılan işçilerin durumuyla ilgili hiçbir kaygı duymadıkları açıktır. Hatta eyleme destek olmak üzere alana giren Tekel işçilerine de yönelen bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz.

Tekel işçileri alana “Yaşasın sınıf kardeşliği” sloganı atarak girmişlerdir. Bu sırada alandaki işçiler kendilerine gelen desteği alkışlarken sendika yöneticileri Ayhan Uygun ve Doğan Karayurt ile birlikte hareket eden temsilciler Halidun Ekmekçi, Enis Aydoğdu Hakan Yıldırım ve Suat Livgöçmen kenarda duran Hava İş eski örgütlenme Uzmanı Munzur Pekgüleç ve Eski Yönetim Kurulu Üyesi Engin Barutçu’ya “Bunları sen mi getirdin lan!” diyerek saldırmış ve yumruklamışlardır. Alandaki işçileri de kışkırtmaya çalışmaları destek görmemiştir. Sadece bu gözünü koltuk hırsı bürümüş ve işçi duruşundan nasibini almamış kişilerce yapılan saldırıyı Hava İş Yönetiminin önceden planladığı açıktır. Bu da onların işçi düşmanı yüzlerini bir kez daha açığa çıkartıyor.

Gökkuşağı Hareketi olarak yapılan bu çirkinliği bütün THY işçilerine yapılmış bir saldırı olarak görüyor ve nefretle kınıyoruz. 60 yıllık ömrünü sınıf mücadelesine adamış Munzur Pekgüleç’in boğazına sarılan, yıllardır bütün gücüyle THY işçileri için mücadele eden Engin Barutçu’ya yumruk atan zorbalığı THY işçileri görmektedir. Hesabını da sendika yönetimine çöreklenen bu yapıyı temizleyerek soracaklardır!”

Hava-İş’in karşı açıklamasıysa; geleneksel baskıcı dayatıcı dışlayıcı burjuva sendikacılık temeline oturuyordu: Birincisi, bol demokrasi nutku atılan açıklamanın içinde yer alan, ‘bizden izin almadan eylemimize ne hakla katılırsınız!’ diyen; eyleme katılacakları, neyle nasıl katılacaklarını belirlemeye, kendini dayatmaya kalkan, ‘sorumlu sendikacılık’. İkincisi, “provakatör, provakasyon, sabotaj” damgasını vurma çabası; ve 1 Mayıs’tan bu yana gelen, “bunlar TEKEL işçisi değil!” Üçüncüsü, sözleşme döneminde, “mücadeleye zarar vermekle” suçlama. Dördüncüsü: “Hala hırslarına teslim olmuş birkaç kişinin, kaybettikleri Genel Kurul hazımsızlığı ve bu gündemle sendikal mücadeleyi yaralamaları, son olayda görüldüğü gibi bu uğurda çekinmeden her türlü bozgunculuğu yapmaya aday olduklarını göstermektedir, bu nedenle tüm üyelerimizi gerçekleri bilerek hareket etmelerini yönünde ilk ve son kez uyarıyoruz!” tehdidi.

Tek Gıda-İş, ‘yüzük kardeşliği’ gereği, anında Hava-İş yönetiminin açıklamasını arkaladı:

“Bu kişi ve/veya gruplar, ne yazık ki, işçi sendikalarının kitlesel eylemlerinde, örgüt ve eylem disiplinini bozan hareketlerle ortaya çıkmakta, yapılan etkinliğin önem ve değerini düşürerek, amacından saptırarak, bir asayiş vakası olarak medyaya yansımasını sağlamaktadırlar. Bu tip kişi veya grupların birer bozguncu, kışkırtıcı olarak hareket ettiklerine inanılmaktadır. Nitekim, HAVA-İŞ protestosunda olay çıkaran ve kendilerine “GÖKKUŞAĞI” adını veren grup da asla ve asla TEKEL işçisini temsil etmemektedir. 13 Ekim günü bu pankart altındaki kişilerin ne TEKEL işçisini, ne de o direnişçi ruhu temsil kabiliyeti vardır. Tek Gıda-İş Sendikası olarak, tarihe geçmiş muhteşem bir eylemi, sendikal ideallerle bağdaşmayan, tam tersi baltalayan, küçük, sinsi hesaplar peşinde yaralamaya çalışan bu tür girişimleri şiddetle kınıyoruz. TEKEL işçisinin ve eylemlerinin kirletilmesine müsaade edilmeyecektir.”

Hava-İş’in protesto eylemiyle dayanışmaya gelen TEKEL işçileriyse, her iki sendikanın sınıf işbirlikçisi tutumunu, yalanlarını açığa çıkararak teşhir ettiler:

“Hava-İş Genel Merkezi Yalan Söylüyor
13 Ekim günü işten atılan ve sendika tarafından işe iade konusunda hiçbir fiili mücadele ve hak arama yoluna gidilmeyen işçileri desteklemek üzere THY Genel Müdürlüğün önüne gittik.
İşsiz kalmanın ne demek olduğunu iyi bilen işsiz TEKEL işçileri olarak, atılan işçilerin yalnız olmadığını ifade etmek için basın açıklamasına katıldık.
Biz alana geldiğimizde işçiler toplanmıştı. Basın açıklaması saat 14.00′de yapılacaktı ve açıklamanın başlamasına daha vardı. Biz de dayanışma sloganlarımızla topluluğa yaklaştık. Topluluk da bizi alkışlarla karşıladı.
Kalabalığa yaklaştığımız sırada “hoşgeldiniz” beklerken, topluluk içinde arbede yaşandığına tanık olduk. Ardından da bizim desteğimize karşı saldırgan bir tutum içine girildi. Sonradan sendika yöneticisi ve temsilcisi olduğunu öğrendiğimiz ve fotoğraflarda da görülen kişilerin sözlü ve fiili saldırısına uğradık.
14 Ekim günü Hava-İş Sendikası Merkez Yönetimi bizler için “Biz o kişilerin Tekel işçisi olmadığını iyi biliyoruz.” demektedir. (http://www.havais.org.tr/index.php).
Hem saldırıya uğrayalım hem de TEKEL işçisi olmadığımız ileri sürülsün hem de özür dilenmesin… Pes doğrusu!
Hava-İş yönetimi TEKEL işleri başta olmak üzere tüm kamuoyundan özür dilemesi gerekirken bizim TEKEL işçisi olmadığımızı açıklamıştır, işte belgeli cevabımız.
Ve işte isimlerimiz:
Pankartı taşıyanlar:
Salih İnceağaç (Tokat Merkez TEKEL işçisi) ile Elif Özlem Yaycı (İzmir Yazıbaşı TEKEL işçisi),
sağ önde Metin Aslan (Cevizli TEKEL işçisi), arkada elinde bayrak olan Halil Açar (Malatya Merkez TEKEL işçisi), ortada Kadir Tamkan (Samsun Bafra TEKEL işçisi – emekli), sağ arkada Arzu Güneş (Manisa Merkez TEKEL işçisi)
Kamuoyuna duyurulur…”

Ayçin kastının son demleri
Son Genel Kurul rezilliği ve TİS satışı, yönetimdeki Ayçin tayfasının, yönetimi, koltuğu korumanın ötesinde hiçbir kaygısının olmadığını ortaya koymuştu. Binbir dolap, delegelerin oy vermesini engelleme vb. yollarla tek bir oy farkıyla “kazanılan” genel kurul; sendikal muhalefeti sermaye ve devletine ihbar etmeye, işten atılmaları için hedef göstermeye varan TİS görüşmelerinin ardından, kitlesel işten çıkarmanın yolunu açan TİS; protesto eylemindeki saldırının arka planını oluşturuyor. Saldırı sonrasında Hava-İş tarafından yapılan karşı açıklamanın, tüm üyeleri tehdit etmeyle bitirilmesi de, saldırganlığın artarak süreceğini gösteriyor. Muhalefetin ve sendikal yönetim kastına tepkili üyelerin Olağanüstü Genel Kurul yönündeki baskısının arttığı bu süreçte, Ayçin tayfasının üyeleri, muhalefeti tehdidleri, saldırıları da; ihbarcılığı da sınır tanımayacak…

Ayçin kastı, illa ki devrilecek! Bunun kaçarı, göçeri yok! Hiçbir tehdit, saldırı, işbirlikçilik, bunu engelleyemez. Sorun; Gökkuşağı Hareketi’nin temellerini oluşturan, “seçimle gelen temsilcilerden oluşacak kolektif karar organı işçi meslisi”nin kurulması ve yönetime geçmesi ile; havayollarından başlayarak, ulaşım sektörünün bütününe doğru açılan, sosyalist içerikli militan yeni bir sendikal platform, hareket oluşumunu bütünleştirmekte…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*