Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » İşçiler Dora ve Grand Otel önündeydi

İşçiler Dora ve Grand Otel önündeydi

Dora İşçileriyle Dayanışma Platformu işten atılan işçiler için Dora ve Grand Otel önünde her hafta olduğu gibi bu haftada eylem yaptı.

Talimhane Caddesi’nde toplanan işçiler ilk önce Taksim’de bulunan Grand Otel önüne daha sonra da Dora önüne yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte “Dora otel işçisi yalnız değil”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Sendika hakkımız söke söke alırız”, ”Yaşasın sınıf dayanışması” sloganları atıldı. Gezi dolayısıyla ulaşımın kesilmesinden dolayı katılımda da güçlük yaşanırken, Gezi’de sermaye devletinin katlettiği direnişçiler unutulmadı.

Grand Otel önünde söz alan katılımcı patronlara seslendi, “Grand patronuda Gezi’deydi, ama yalnız aramızdaki fark, sınıf farkı, şimdi sen bizim yanımızda değil tam karşımızdasın” dedi.

İşten atılan Dora Otel işçiside söz alarak Tüm Emek-Sen’in açıklamasını okudu. Daha sonra Dora Otel önüne yürüyüş gerçekleştikten sonra otel önünde sonlandırıldı. Tüm Emek-Sen sözcüsü direnişin gelecek haftaki seçimler dolayısıyla diğer haftaya ertelendiğini, patronların bu duruma sevinmemesi gerektiğini, işçilerin işlerine dönene kadar bu işin peşini bırakmayacaklarını ifade etti.

g5r7DZKent işçilerinin mücadelesi metal düzeyinde ve onunla büyüyeyerek iş yerlerinden başlayarak sokağa doğru gündemleşmeli

Dora ve Grand Otel işçilerinin direnişi büyütülmeli, iş yerlerinden işçi platformlarına, tüm iş bölümlerindeki işçiler birbirine artık temas etmelidir.

Mağaza, otel, büro, AVM, plaza da kimimiz koşturarak, kimimizin klavye tutarak, bizler bu kenti ayakta tutan emekçileriz. Bizlere patronların emri altına kalmaktan, onlara ses çıkartmayıp bireysel sorunlarla boğuşmaktan başka bir şey öğretilmedi. Örgütlenmemizin, hakkımızı aramamızın, emek, irade ve onurumuzun güvenliği, kapitalizmin boyunduruğundan kurtarmak zorunda olduğumuz unutturuldu. Sermaye tekellerinin egemenliği, bizlerin kendi birey olarak ifade etmemizin, eylem ve söz hakkımızın bastırılmasıydı, 2 sene önce sokakta bir sürü arkadaşımız yaralandı ve öldürüldü.

Şimdi yok ettiklerini düşündükleri Gezi direnişi için kent merkezine polis ordularını ve kent denetim ve demokrasilerinin gücünü işhamını gösterirlerken, diğer yandan asıl kaçırdıkları, patronların korktuğu ve Gezi direnişinin toplumsa sınıfsal bir gelişmesinin çok daha çelikten yuğrulduğunu görmemekteler.

Seçimin çektiği parlemento çukuruna değil, metalden kentte direnişlere duyarlılık gösterelim

Metal işçilerinin büyük direnişi bize güç vermeli, metalde direniş dalgası ve kazanımlar bize güç vermeli ve artık her çalıştığımız alanda metalden kentte işçi meclisi, komite ve konseylerini kurma vaktidir. Çünkü metaldeki kavga, bizden farklı, bizden ayrı değil, tam tersi bizim kavgamız ve gerçekten gücümüz ve birliğimizi, yaşamımızı ezberlerden, asalak sömürücülerden kurtararak özgürleştirecek, Gezi’nin hakkını vereceğimiz ve bizlerle taçlanacağı tarihi dönemdir. Artık silkinme, kentin her alanında çalışmadan yaşama kendimizi ifade etme özgüveni, öncüleşme iddiasıyla birlikte toplanmalı ve yürümeliyiz. Zor ama imkansızlık içeren bir durum içinde değiliz, çalıştığımız iş yerlerinden, internetin yükselen gelişmesinden kendi sınıfımızın çıkarlarına göre yararlanmayı bilmeli, destek halkaları, forumlar, tartışma ve gündemleştirici sosyal sayfa ve konu etiketleri(hashtags) işçi toplantıları için bir araç haline getirmeliyiz.

Unutulmamalı, aylardır otel patronları karşısında direnişinde kararlılık gösteren işçilerle bütünleşmek, direniş ve toplantıları büyüterek yaygınlaştırmak, kapitalist çalışma ve yaşam bataklığından kurtulmak isteyen her işçinin sorumluluğudur.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*