Anasayfa » GÜNDEM » İşçi Meclisi’nin 5. sayısı çıktı!

İşçi Meclisi’nin 5. sayısı çıktı!

İşçi Meclisi’nin 2011 yılı ilk sayısı çıktı.

Kapitalist sistem, işçinin daha çıplak, daha güvencesiz, daha aç çalıştırılmasının genel eğilim olarak işlediği bir sistemdir. Kapitalistler işçinin çıplak, güvencesiz, yarı-aç çalıştırılmasını kurala bağlarlar, sömürüyü sistemleştirirler, yasa düzeyine çıkarırlar. İş yasası böylece oluşur. Sonra da işçiye “yasalara saygılı ol” derler.

Kapitalistler bir de üstüne üstlük bu yasaları sıkça değiştirirler. Parlamento bunun aracıdır. 2003 yılında 4857 sayılı İş Kanunu getirildi. Devletin istihdam ettiği işçiler için de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu var. Bu iki kanun, sömürünün yasa düzeyinde kurallaştırıldığı bu iki kanundaki hükümler bile bugün Türkiye burjuvazisine yetmiyor. 4857‘yi güncellemek, boşluklarını doldurmak istiyorlar. 657‘yi ise iptal ederek yeniden kaleme almak istiyorlar. Meclis’te halen gündem olan “torba yasa” bu amaç doğrultusunda hükümler içeriyor.

İşçi Meclisi 5. sayısında, burjuva meclisin gündemindeki “torba yasa” ile hızlanan kapitalist esnekleştirme ve güvencesizleştirme uygulamalarını başyazısı “Burjuvaların Meclisi Çalışıyor!” ve “İşsizlik Kader Değil!” yazıları ile ele alıyor. Torba yasaya karşı işçi sınıfının ilk eylemleri, bu yılki asgari ücret/azami sefalet belirlemesine dair eylemler, kot kumlama ve Tekel işçilerinin Ankara eylemleri işçi röportajlarıyla birlikte bu sayıda yer alıyor.

İşçi Meclisi bu sayısında CHP’nin kurultayı sonrası, bu parti ile ilgili işçi sınıfının çıkarları açısından bir değerlendirme yapıyor.

Faşizmin çözülmesi ile birleşik olarak siyasal rejimde geri düzeyde bir neoliberal burjuva demokrasisine geçiş ve bunun kurumsallaşması burjuvazinin siyasal stratejisidir. Bu geçiş, dar anlamda bir siyasal geçiş olmaktan çok, kültürel/toplumsal/ekonomik yönden zaten geçilmiş olan bir evrenin kendi içinde ilerletilmesidir.

CHP, artık stratejik açıdan atıl bir konumdan, burjuva siyasetin güçlendirilmesinin bir aracı olmaya geçiş yapmaktadır. CHP işçi sınıfının komünist partisinin olmadığı bugünkü koşullarda, tutturduğu “yoksulcu” söylemle, yer yer proletaryanın içine de geçen kent ve kır yoksullarının sistem içi temsiliyetine talip olan bir burjuva siyasal partidir. CHP‘nin burjuva siyaseti güçlendiren ve devrimci hareketin tasfiyesi içinde tasfiyesine hız kazandıracak olan bu karakter ve rolü ile sınır çekmelidir. Büyük resim görülmeli, tarihsel özne açısından, ancak burjuvaziye karşıt temelde gelişebilecek proletarya hareketi ve öncülük misyonu açısından ödev çıkarılmalıdır. Eh, çıkarılmazsa da, tasfiye olan tasfiye olur, proletarya kendi yolunu açar, genişleterek yürür.

İşçi Meclisi, 5. sayısının orta sayfasında 8 Ocak’ta yapılacak Olağanüstü Genel Kurul öncesi KESK’teki son gelişmeleri değerlendiriyor:

Sadece taciz konusu değil, ondan sonraki gelişmeler, 29 Kasım’dan bu yana alınan tutumlar da, salt KESK’e ait olmayan bir çözülme ve çürümeye ayna tutuyor. Sokaklarda kurulan, tuğlaları bedeller verilerek örülen, harcını 12 Eylül dönemi, faşizm ve kirli savaş koşulları altında onbinlerce kamu emekçisinin emeğiyle kardığı bir sendikanın geldiği bu nokta neyi gösteriyor? Neoliberal dönüşüm süreci ve burjuva demokrasisi altında, hiçbir şeyin eskisi gibi kalamadığını ve kalamayacağını… Yaşamın her alanını kesen “Ya burjuvazi ya proletarya” berraklığını… “Her ulus iki ulustur” gerçekliğini… Kadının kurtuluşu ve sınıfın kurtuluşunun birbirine içerili olduğunu… ‘80′lerin sonlarından beri içinden binlerce sendika militanını, sendikal mücadelelerde pişerek devrimci örgütlerin saflarına katılmış, kadını erkeğiyle ölümsüzleşen savaşçıları çıkaran KESK’ten bugün neoliberal çözülme ve çürümenin keskin kokusu yayılıyor.

İşçi Meclisi Mersin’deki Akdeniz Çivi işçilerinin direnişinin takibini bu sayıda da sürdürüyor. TMMOB’ye bağlı odalarda çalışan büro işçilerinin ve yerli dizilerin yapım aşamasında aşırı tempo ve uzun çalışma saatleriyle çalıştırılan set işçilerinin eylemleri de bu sayıda işleniyor. Yeni işçi bulma kurumları olarak meslek liseleri ve meslek yüksekokullarındaki sömürü, lise öğrencilerinin eylemleri yanında İstanbul’da patlak veren yeni işçi direnişleri de İşçi Meclisi’nin sayfalarında ele alınıyor. İşçi sınıfının gözünden kültür-sanat haberleri ve cezaevlerindeki devrimci sınıf tutsaklarının mektupları da bu sayıda yer alıyor.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*