Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » İş yerinden hikayeler

İş yerinden hikayeler

Merhaba, benim gibi işçi olanların benzer şekilde başından geçmiş, patronlarla yaşadığımız sıkıntı ve iş yeri deneyimleri mi kısa kısa sizlere anlatmak istedim.

2014 yıllarında Sabiha Gökçen Havalimanı’nda, Tez Medikal Portclinic bünyesinde yardımcı sağlık personeli olarak çalışıyordum. Kısaca size işimin ne olduğundan bahsedeyim; bizler hasta, yaşlı özürlü ve engelli yolcuları tekerlekli sandalyeyle uçaklarına güvenilir şekilde bindirmek ve güvenilir şekilde uçaklarından alıp ailelerine teslim etmekle görevliydik.Görevimiz bir yanıyla iyi bir yanıyla kötüydü ama herkes işini severek yapıyordu.

Yeni başladığım bu görevde bize ilk önce ilk yardım eğitimleri ve yolcu taşıma kurallarını öğreterek başladılar. Kısa zaman sonra staj bittikten hemen sonra sahaya çıktık, yaklaşık 25 kişiydik ve zamanla işimizi sevmeye başladık ve kısa bir süre sonra beni personel şefi yaptılar; amaçları ise personeli aşırı mesailere ikna etmek ve onları kontrol etmek, kurallara uymayanlar hakkındaysa tutanak tutmaktı. İlk zamanlar mesaiye kalmaları için arkadaşlarımızı ikna ediyorduk, yalnız mesai saatleri 3 saat değildi bir iş günü süresi kadar yani 8 saat mesai yaptırıyorlardı, zaman geçtikçe ben bunlara karşı gelmeye ve mesai ücretlerinin eksik ve yanlış hesaplandığı üzerine personel müdürüme şikayetimi ilettiğimde aldığım cevap “bizde mesai böyle yapılır ve sekiz saat mesai ücreti bir günlük hakkediş tabidir” diyerek beni susturmaya çalışan bir müdürle karşı karşıya geldim. Zamanlada çalıştığım arkadaşlara mesaiye kalmamalarını iş kanununda bir işçi en fazla 3 saat mesai yapabilir şeklinde ortak rahatsızlıklar üzerinden onları örgütlemeye başladım. Zamanla örgütlediğim arkadaşlarla birlikte ödemesini bir türlü yapılmayan mesai ücretleri için iş yavaşlatma eylemine gittik, bu greve giderken avukat dostlardan destek aldık. Başlattığımız iş yavaşlatma eylemi sonuç bularak mesai ücretlerinin ödenmesini sağladık ve bu saatten sonrada ben istenmeyen kötü adam ilan edilmeye başlandım ve ne zaman mesai yapılacak ise beni ofisten dışarı çıkartarak “sen bir çay iç, sigara iç” tarzında ofisten uzaklaştırarak mesaiye zorla bırakmaya başladılar. Arkadaşlarımın dayatmayla çalıştırıldığını ögrenince, kimsenin mesaiye kalmamasının, mesaiye kalmadığı için işten atamayacaklarını söyleyerek tekrar mesaiye kalmamalarını gerektiğini söyledim, tekrar örgütlü bir şekilde mücadele etmemizin altını çizerek bizi yenemeyeceklerini arkadaşlarıma anlatmaya çalıştım.

Zaman geçtikçe her hafta toplantılar yapılmaya başlandı. Yapılan bir toplantıda başhekim bizzat katılarak iş kanununda örnekler vererek bir işçinin iş kanununda mesai yapmasının zorunlu olduğunu belirterek, beni zıvanadan çıkartan bir konuşma yaptı. Toplantı salonunda çok sinirli bir şekilde ayağı fırlayarak çok sert bir dille başhekime siz saglıkçısınız, sizin hipokrat yemininiz nerde, bir işçi iş kanunda maksimum 11 saat çalıştırılabilir, minimum 12 saat dinlendirmeniz gerekir ama sizler 16 saat bir işçiyi çalıştırıyorsunuz, gece 12’de paydos eden bir işçiyi sabah tekrar 8 vardiyasına çağıran sizlersiniz ve nasıl olurda sağlıkçı olursunuz bir işçinin sağlığı bu kadar ucuz mu, sizin başhekimliginizide tanımıyorum diyerek konuşmamı sonlandırıp arkadaşlarla salonu terketmeye başladık, ve bu anda başhekim tarafından tehdit edilerek “seninle fazla çalışamayacağız” diyerek beni tehdit etmeye başladı ve iyice sinirlenerek “elinizden geleni ardınıza koymayın, ben bugün itibariyle çalışma sosyal güvenlik bakanlığına SSK ya, İşkura sizi şikayet edecem” diyerek toplantıyı terkettim.

Sonuç olarak yaklaşık 15 kişi örgütlü bir şekilde SGK’ya basın oluşturarak firmanın ceza almasını ve geçmişe dönük mesai ücretlerimizi fazla bir şekilde geri ödenmesini ve aşırı mesailerin kaldırılmasını sağladık. Kısaca örgütlü bir mücadelenin yenilemeyeceğini aksine dahada güçlendiğini gösterdik.

Bu başlangıç buna benzer yazılarımın devam edeceğini bir sonraki yazımda metal fabrikasında kısa suren zaferle kazanılan grevini anlatacağım.

Bir Devrimci Proletarya Okuru

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*