Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » İş cinayetleri son bulmalıdır!

İş cinayetleri son bulmalıdır!

İş cinayetlerine karşı düzenlenen dosyanın tam metnini yayınlıyoruz:

Tuzla, Davutpaşa, OSTİM…
İş cinayetleri son bulmalıdır!
Denetimler artırılmalıdır!
Sorumlular yargılanmalıdır!

3 Şubat 2011 günü OSTİM ve İvedik Organize Sanayi Bölgeleri’nde gerçekleşen 2 ayrı patlama sonucu 20 işçi yaşamını yitirdi. İşçinin değil, “iş”in sağlığını düşünen düzenlemeler sonucunda Tuzla’da, Davutpaşa’da, Zonguldak’ta, Balıkesir’de, Bursa’da, Antalya’da, K. Maraş’ta, son olarak Batman’da onlarca işçinin yaşamı son buldu. 2011 yılının ikinci ayını tamamlamadan iş kazalarında hayatını kaybeden işçi sayısının 50 olduğu belirtildi.

OSTİM ve İvedik Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleşen katliamların ardından yaşanan iş cinayetine ilişkin farklı açıklamalar geldi. Kaçak yakıt üretimi temel gerekçe olarak sunulurken, meslek örgütlerinin ilk izlenimleri işyerlerinde güvencesiz çalışmanın olduğu, bir çok ihmalin bulunduğu, denetimlerin yapılmadığı, işyerlerinde işyeri hekimi ve iş güvenliği mükendisinin olmadığı yönündeydi. Zira patlamada yaşamını yitiren Makine Mühendisi Dilek Güner’in de işyerinde ihmallere ilişkin geçmiş süreçte şikayette bulunduğu basına yansıyan bilgiler arasında yeralmaktaydı. Son olarak Ankara İtfaiye Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda patlamanın 2 işyerinde de LPG tüpünden kaynaklı olarak gerçekleştiği belirtilmektedir.

OSTİM ve İvedik Organize Sanayi Bölgeleri’nde yaşanan patlamalar kaza, değil, açıkça iş cinayetidir. 20 işçinin katledilmesinin sorumluları işyerlerinin patronları ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve devletin ilgili kurumlarıdır.

Zira,
*İşyerlerinde hiç bir önlemi almayan, işçileri güvencesiz çalışmaya mahkum eden, kaçak yakıt üretimi yapan, LPG tüplerinin patlamasında olduğu gibi daha düşük maliyet ve daha fazla kar uğruna iş güvenliği tedbirlerini almayan 2 işyerinin patronu suçludur!

* Yapılan yasal düzenlemelerle 50 işyerinin altında işçi çalıştıran yerlerde işyeri hekimliği zorunluluğunu ortadan kaldıran, işyeri güvenliği ve işyeri hekimliği eğitimlerini piyasaya ve ranta bırakan, son olarak Torba yasada olduğu gibi taşeronlaştırma, esnek çalışma ve kayıt dışı vb. yasal düzenlemelerle işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınmasını engelleyen Çalışma Bakanlığı ve devletin tüm kurumları suçludur!

Ardı ardına yaşanan iş cinayetlerinin hepsi önlenebilir kazalardır. Bu açıdan yaşanan iş cinayetlerine “kader” ya da “kaza” demiyoruz! Açıkça yaşanan katliamların sorumlularının yargılanmasını ve iş cinayetlerine ilişkin her türlü tedbirin alınmasını istiyoruz!

Taleplerimiz:

*Yasa ve yönetmeliklerde tüm işçilerin işçi sağlığı ve iş güvenliğini esas almayan maddeler geri çekilmelidir. İşçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin her türlü yasal ve zorunlu tedbir alınmalıdır!

İş Yasasının 77-78. maddesinde işyerlerinin kurulması aşamasında işyeri koşullarının işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerine uygun olmasını teşvik eden uygulama, 2008 yılında 5763 sayılı, “Torba Yasa” ile değiştirilmiş ve 04.12.2009 tarihli “İşletme Belgesi Alınması Hakkında Yönetmelik”le ortadan kaldırılmıştır.

Yine aynı şekilde, İş Yasası’nın 81. maddesinin birinci fıkrasında yeralan işyeri sağlık birimi kurulması yükümlülüğü elli ve daha fazla işçinin çalıştığı işyerleri için öngörülmüş, ancak 3 yıl önce gündeme gelen “istihdam paketi” ile bu zorunluluk da ortadan kalkmıştır. Bugün mevcut işyerlerinin yüzde 98’i, çalışanların da yüzde 62’si kapsam dışında kalmaktadır. Son SGK istatistiklerine göre halen kayıtlı bir milyon otuz altı bin işyerinin %97’si 1-49 arasında işçinin çalıştığı yerler olup, ölümcül iş kazalarının %98’i küçük meydana gelmektedir. Tüm işyerlerinde tehlike sınıfı ve derecesine bakılmadan, işçi sayısı 50 değil, 5 bile olsa iş yeri güvenliği ve işyeri hekimliği hizmeti uygulanmalıdır.

Yapılması gereken, elli ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde işçi başına ayda en az 15 dakika süre ayıracak şekilde işyeri hekimi istihdamının zorunlu tutulması, elliden az işçi çalıştıran işyerlerinin ise doğrudan istihdam ya da bir araya gelmek suretiyle kuracakları ortak sağlık birimlerinden işyeri hekimliği hizmetine erişmelerinin sağlanmasıdır.
Yasa ve yönetmeliklerde tüm işçilerin işçi sağlığı ve iş güvenliğini esas almayan maddeler geri çekilmelidir.

*İşyeri hekimliği ve iş güvenliği eğitimleri piyasaya ve ranta bırakılmamalıdır!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından “üçüncü” kez hazırlanan “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği”, “İşyeri Hekimlerinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik” ve “İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik”leri 27 Kasım 2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Bu yönetmeliklere göre; işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitim hizmetleri taşerona devredilmektedir. Taşeronluk sistemi, toplumun çıkarlarından öte, kara ve ranta dayanmaktadır ve işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmasında birçok sakıncayı barındırmaktadır.

* İşçilere belli periyotlarla işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimleri meslek örgütleri tarafından verilmelidir!

İşyeri hekimlerinin eğitimleri TTB tarafından, iş güvenliği mühendislerinin eğitimleri TMMOB tarafından yürütülmekte iken, yetkiler TTB ve TMMOB’den alınarak taşeron şirketlere verilmiştir. Eğitimler konusunda kara ve ranta dayalı anlayıştan vazgeçilerek bizzat meslek örgütleri ve gerekirse üniversitelerin de içinde yeraldığı oluşum tarafından verilmelidir.

*İş cinayetlerinin temel sebeplerinden biri olan taşeronluk sistemi, kayıt dışı çalışma ve esnek üretim son bulmalı, Torba yasa geri çekilmelidir!

İşyerlerinde temel kural ihlallerine yol açan kara ve ranta dayalı üretim sistemidir. Her geçen gün uygulanan politikalarla güvencesiz çalışma yaygınlaştırılmakta, torba yasasında olduğu gibi esnek üretim ve güvencesiz çalışma yasal dayanaklarına da kavuşturulmaktadır.

Keza, bir süre önce meclisten geçirilen Torba Yasa, işçi sağlığı ve iş güvenliği denetimlerini uzmanlardan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı uzmanlarına bırakmakta, denetimsizliğe ve yeni iş cinayetlerine kapı aralamaktadır.

* İş cinayetlerinin sorumluları yargılanmalıdır!

İş cinayetleri her geçen gün artış sergilemektedir. Tuzla, madenler, Davutpaşa’nın ardından OSTİM’deki cinayet hafızalara kazınmış bulunmaktadır. İş cinayetlerinin son bulması için denetimlerin artırılması, yasal değişiklik yapılması, gerekli baskının uygulanması gerektiği kadar, onlarca işçinin canına kasteden sorumluların yargılanması da önem taşımaktadır. Ancak bu açıdan büyük bir aymazlık örneği sergilenmektedir. Gerçekleşen iş cinayetlerinde asli sorumluların yargılanmamasının yanı sıra, kimi çalışanlar hakkında göstermelik cezalar verilmektedir. Hele ki, Davutpaşa’da olduğu gibi, bilirkişi tarafından katliamda kimi kamu görevlilerinin sorumluluğu tespit edilmişken, Valilik yargılanmalarına izin vermemektedir. Dolayısıyla bu ve benzeri sonuçlar, patronlar ve Bakanlık ve devlet görevlileri nezdinde caydırıcılık taşımamakta, gerekli tedbirlerin alınması konusunda basınç yaratmamaktadır. İşçi sağlığı ve güvenliği için gerekli tedbirlerin alınmasının yanı sıra, sorumluların yargılanması için mücadele verilmesi temel bir yerde durmaktadır.

Biz aşağıda imzası bulunanlar, iş cinayetlerinin önlenmesi konusunda gerekli önlemlerin alınmasını, yasal düzenlemelerin yapılmasını, denetimlerin artırılmasını, sorumluların yargılanmasını istiyor, dile getirdiğimiz taleplerimizin uğruna mücadele edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*