Anasayfa » DÜNYA » “İnanılır gibi değil”

“İnanılır gibi değil”

“İnanılır gibi değil”: Demokratik Güç Birliği Platformu Merkel’den Türkiye için demokrasi bekliyor!

Almanya‘da kurulan Demokratik Güç Birliği Platformu, önümüzdeki günlerde Türkiye’ye gidecek olan Almanya Başbakanı Angela Merkel‘e hitaben bir açık mektup kaleme aldı. Mektup, birçoğu devrimci mücadele ve göçmen işçi ve emekçilerin çıkarlarını savunma iddiasındaki örgütlerin içerisinde bulunduğu ideolojik-politik kırılmanın ilanı niteliğinde.

Mektup, “Yakında yapacağınız Türkiye ziyareti öncesi Almanya’da faaliyet gösteren Türk-Kürt ve diğer uluslardan, din, dil ve inanç gruplarından oluşan Demokratik Güç Birliği Platformu adına Türkiye’de yaşanan ve burada da yankısını bulan siyasal sorunlara ilişkin düşüncelerimizi belirtmek ve ziyaretinize dönük beklentilerimizi ifade etmek istiyoruz” sözleriyle başlıyor. Sanki Angela Merkel için bir “sır” imiş gibi Türkiye’deki siyasal uygulamaların bir tablosunun verildiği mektupta, Alman emperyalist kapitalist devletinin başbakanından Türkiye politikasını gözden geçirmesi, Türkiye’ye olan siyasi, askeri ve ekonomik desteği çekmesi, Kürt göçmenleri kriminalize etmemesi ve Türkiyeli göçmen örgütleriyle diyaloğa girmesi isteniyor.

Merkel’den Türkiye’de burjuva demokrasisinin tesisi için beklentilerin sıralandığı mektup, AB‘nin göbeğinde olup da AB’den, burjuva demokrasisinden ve onun dişine kadar sınıf düşmanı karakterinden hiçbir şey anlaşılamadığının, aksine nasıl giderek bir parçası haline gelindiğinin bir göstergesi. “Avrupa Birliği yolundaki vaat edilen iyileştirmeler, özgürlükler ve temel insan hakları konusundaki düzenlemeler bilinçli olarak geciktirilmektedir” cümlesinin başka türlü anlaşılması mümkün değil çünkü!

Mektupta Kürt sorunundaki geri neoliberal çözüme –İmralı görüşmelerine eleştirel tutum aldığını söyleyenler dahil- nasıl bakıldığı ve yine ona dönük beklentiler içerisinden hareket edilmeye başlandığı da net olarak görülebiliyor. Mektupta “savaşa barışçıl çözüm üretilemediği”ne işaret edilerek “Ne var ki uygulanan şiddet sonuç vermediği için Başbakan Sayın Erdoğan’ın talebiyle İmralı’da bulunan PKK Lideri Sayın Öcalan’la yeniden görüşmelere başlanmıştır. Ancak sorunun kalıcı çözümü için başlatıldığı söylenen bu görüşmelere rağmen hükümet güven verici adımları atmamış Türk ve Kürt kamuoyunun beklentilerin rağmen üzerine düşen tarihi sorumluluğu yerine getirmemiştir” diye devam ediliyor. Böylelikle Kürt halkı için yerel özerklik temelindeki neoliberal bir çözümün örülmesine Avrupa düzleminden destek imzaları kalın kalın atılmış oluyor.

Merkel’den “AKP hükümetini uyguladığı antidemokratik politikaları nedeniyle kamuoyu önünde açıkça eleştirmesi” beklenen mektupta, göçmen örgütlenmelerinin göçmen işçi ve emekçilerin, kadın emekçilerin çıkarları yerine genel bir demokrasi bulamacı, en fazla Türkiye’deki rejimin düzeltilmesi ile sınırlı gözlükleri açığa çıkıyor. AB proletaryasının ve onun bir bölüğünü oluşturan göçmen işçilerin, Yunanistan‘da, Bulgaristan‘da, İspanya‘da, Fransa‘da ve Avrupa’nın dört bir yanında grevler, genel grevler, işten atılmalara karşı eylemler içerisinde öz savunma mücadelesi verenlerin, hasta olup işe gelemediği zaman evlerinde kontrol edilenlerin, üçte iki oranında yoksullaşan, kanser hastaları bile tedavi göremeyen Yunanistan işçilerinin, Avrupa’da saati 1 Euro’ya en pis ve ağır işlerde çalıştırılan göçmen işçilerin gözüyle yazılmadığı her yanından belli olan bu mektup, Türkiye’de de hangi sınıfın demokrasisine razı olunduğunu ortaya koyuyor. “İnanılır gibi değil!”

İmzacılar kim?

Demokratik Güç Birliği Platformu, şu örgütlerden oluşuyor:

AABF (Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu), YEK-KOM (Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu), TÜDAY (Türkiye-Almanya İnsan Hakları Derneği), ATİF (Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu), AGİF (Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu), ADHF (Almanya Demokratik Haklar Federasyonu), DİDF (Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu), ÖDA (Özgürlük ve Dayanışma Almanya), Avrupa Barış Meclisi, Yaşanacak Dünya Gazetesi, Avrupa Dersim İnisiyatifi, KOMKAR (Avrupa Kürdistan Dernekleri Konfederasyonu), Anadolu Federasyonu, FEDA (Demokratik Alevi Federasyonu), Liwa İskenderun İnisiyatifi, CENI (Kurdisches Frauenbüro für Frieden), FKE (Almanya Ezidiler Federasyonu), YXK (Kürdistan Öğrenciler Birliği), ZAVD (Almanya ve Orta Avrupa Asuri Federasyonu), Dersim-Gesellschaft für Wiederaufbau (Dersimi Yeniden İnşa Cemiyeti), ASP (Avrupa Sürgünler Platformu), AAKB (Almanya Alevi Kadınlar Federasyonu), BDAJ (Almanya Alevi Gençlik Federasyonu).

2 yorum

  1. DEVRIMCI ZIYA YAZI ASAGIDA DIKKATINIZE SUNULUR…

    22 Şubat 2013 | DÜNYA, GÜNÜN İÇİNDEN, İŞÇİ SINIFI

    Benzer Yazılar

    Bir işçi kadının ”Merkel’e açık mektuba” itirazı var
    Almanya: Sessizliği Bozmanın Bir Adımı
    Halk maç izlerken o yasa çıktı

    “İnanılır gibi değil”: Demokratik Güç Birliği Platformu Merkel’den Türkiye için demokrasi bekliyor!

    Almanya‘da kurulan Demokratik Güç Birliği Platformu, önümüzdeki günlerde Türkiye’ye gidecek olan Almanya Başbakanı Angela Merkel‘e hitaben bir açık mektup kaleme aldı. Mektup, birçoğu devrimci mücadele ve göçmen işçi ve emekçilerin çıkarlarını savunma iddiasındaki örgütlerin içerisinde bulunduğu ideolojik-politik kırılmanın ilanı niteliğinde.

    Mektup, “Yakında yapacağınız Türkiye ziyareti öncesi Almanya’da faaliyet gösteren Türk-Kürt ve diğer uluslardan, din, dil ve inanç gruplarından oluşan Demokratik Güç Birliği Platformu adına Türkiye’de yaşanan ve burada da yankısını bulan siyasal sorunlara ilişkin düşüncelerimizi belirtmek ve ziyaretinize dönük beklentilerimizi ifade etmek istiyoruz” sözleriyle başlıyor. Sanki Angela Merkel için bir “sır” imiş gibi Türkiye’deki siyasal uygulamaların bir tablosunun verildiği mektupta, Alman emperyalist kapitalist devletinin başbakanından Türkiye politikasını gözden geçirmesi, Türkiye’ye olan siyasi, askeri ve ekonomik desteği çekmesi, Kürt göçmenleri kriminalize etmemesi ve Türkiyeli göçmen örgütleriyle diyaloğa girmesi isteniyor.

    Merkel’den Türkiye’de burjuva demokrasisinin tesisi için beklentilerin sıralandığı mektup, AB‘nin göbeğinde olup da AB’den, burjuva demokrasisinden ve onun dişine kadar sınıf düşmanı karakterinden hiçbir şey anlaşılamadığının, aksine nasıl giderek bir parçası haline gelindiğinin bir göstergesi. “Avrupa Birliği yolundaki vaat edilen iyileştirmeler, özgürlükler ve temel insan hakları konusundaki düzenlemeler bilinçli olarak geciktirilmektedir” cümlesinin başka türlü anlaşılması mümkün değil çünkü!

    Mektupta Kürt sorunundaki geri neoliberal çözüme -İmralı görüşmelerine eleştirel tutum aldığını söyleyenler dahil- nasıl bakıldığı ve yine ona dönük beklentiler içerisinden hareket edilmeye başlandığı da net olarak görülebiliyor. Mektupta “savaşa barışçıl çözüm üretilemediği”ne işaret edilerek “Ne var ki uygulanan şiddet sonuç vermediği için Başbakan Sayın Erdoğan’ın talebiyle İmralı’da bulunan PKK Lideri Sayın Öcalan’la yeniden görüşmelere başlanmıştır. Ancak sorunun kalıcı çözümü için başlatıldığı söylenen bu görüşmelere rağmen hükümet güven verici adımları atmamış Türk ve Kürt kamuoyunun beklentilerin rağmen üzerine düşen tarihi sorumluluğu yerine getirmemiştir” diye devam ediliyor. Böylelikle Kürt halkı için yerel özerklik temelindeki neoliberal bir çözümün örülmesine Avrupa düzleminden destek imzaları kalın kalın atılmış oluyor.

    Merkel’den “AKP hükümetini uyguladığı antidemokratik politikaları nedeniyle kamuoyu önünde açıkça eleştirmesi” beklenen mektupta, göçmen örgütlenmelerinin göçmen işçi ve emekçilerin, kadın emekçilerin çıkarları yerine genel bir demokrasi bulamacı, en fazla Türkiye’deki rejimin düzeltilmesi ile sınırlı gözlükleri açığa çıkıyor. AB proletaryasının ve onun bir bölüğünü oluşturan göçmen işçilerin, Yunanistan‘da, Bulgaristan‘da, İspanya‘da, Fransa‘da ve Avrupa’nın dört bir yanında grevler, genel grevler, işten atılmalara karşı eylemler içerisinde öz savunma mücadelesi verenlerin, hasta olup işe gelemediği zaman evlerinde kontrol edilenlerin, üçte iki oranında yoksullaşan, kanser hastaları bile tedavi göremeyen Yunanistan işçilerinin, Avrupa’da saati 1 Euro’ya en pis ve ağır işlerde çalıştırılan göçmen işçilerin gözüyle yazılmadığı her yanından belli olan bu mektup, Türkiye’de de hangi sınıfın demokrasisine razı olunduğunu ortaya koyuyor. “İnanılır gibi değil!”

    İmzacılar kim?

    Demokratik Güç Birliği Platformu, şu örgütlerden oluşuyor:

    AABF (Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu), YEK-KOM (Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu), TÜDAY (Türkiye-Almanya İnsan Hakları Derneği), ATİF (Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu), AGİF (Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu), ADHF (Almanya Demokratik Haklar Federasyonu), DİDF (Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu), ÖDA (Özgürlük ve Dayanışma Almanya), Avrupa Barış Meclisi, Yaşanacak Dünya Gazetesi, Avrupa Dersim İnisiyatifi, KOMKAR (Avrupa Kürdistan Dernekleri Konfederasyonu), Anadolu Federasyonu, FEDA (Demokratik Alevi Federasyonu), Liwa İskenderun İnisiyatifi, CENI (Kurdisches Frauenbüro für Frieden), FKE (Almanya Ezidiler Federasyonu), YXK (Kürdistan Öğrenciler Birliği), ZAVD (Almanya ve Orta Avrupa Asuri Federasyonu), Dersim-Gesellschaft für Wiederaufbau (Dersimi Yeniden İnşa Cemiyeti), ASP (Avrupa Sürgünler Platformu), AAKB (Almanya Alevi Kadınlar Federasyonu), BDAJ (Almanya Alevi Gençlik Federasyonu).

  2. bu açıklamaya dair bir eleştirel yazı da kızıl bayrak’ta çıktı. bu açıklamaya imza atanların teşhiri açısından alman burjuva demokrasisinin teşhirini içeren içeriden yazılmış bir yazı olsa… ve “inanılır gibi değil” yazısıyla birlikte yayınlansa….

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*