Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » İhanetin Son Perdesi Dün Sahnelendi

İhanetin Son Perdesi Dün Sahnelendi

Direnişimizin 53. gününde DİSK, DİSK/Tekstil ve Greif işçileri, temsilcilerinden oluşan komitenin toplantısı yapıldı. Komite toplantısına DİSK adına Kani Beko, Arzu Çerkezoğlu, Muzaffer Subaşı, Kamber Saygılı, Celal Ovat, Önder Atay katıldı.

Toplantıya Greif direnişi ile ilgili somut kararların alınması beklentisi ile gittik. Fakat yine hiçbir karar alınmadı. Aksine bürokratlar direnişimizi yargılamaya kalktılar. Düne kadar direnişimize karşı sergilenen tutumlarının nedeninin Arzu Çerkezoğlu olduğunu ifade eden Kani Beko da aynı telden çalmaya başladı. Biz eylemli program oluşturalım dedikçe onlar “neden yasal süreci beklemediniz”, “DİSK’in 47. yılı etkinliğinin iptal edilmesine vesile oldunuz”, “bize hakaret ettiniz” vb. tartışmalar açarak sağlıklı bir toplantı yürütülmesini engellemişlerdir. Toplantıyı bu tartışmalara sıkıştırarak sorumluluklarından bir kere daha kaçınmışlardır.

DİSK İhanetin Bileşenidir

Bu toplantı DİSK Genel Merkezi’nin de ihanetin açıktan bir parçası olduğunu gösterdi. Toplantı başladığında DİSK Genel Başkan Yırdımcısı Muzaffer Subaşı DİSK yöneticilerinin gözü önünde dosyasındaki zarfı çıkartarak Engin Yılgın’a uzatmıştır. Yönetim kurulu olarak Engin Yılgın’ın işine son verdiklerini ifade etmiştir. Engin Yılgın böyle bir kararı tanımadığını ifade etmiştir. Fakat DİSK yöneticilerinden hiçbiri Muzaffer Subaşı’nın bu tutumuna ses çıkarmamışlardır.

Çıkarılma gerekçesi olarak ise hiçbir şey sunmamışlardır. Ama gerekçe ortadadır. Engin Yılgın’ın Greif direnişinden yana onurlu tutum alması bürokratları ve parayla satın alınan sendika çalışanlarını rahatsız etmiştir.
Bunula da yetinmeyen bürokrat takımı Greif yönetimi ile yapılacak toplantıya Engin Yılgın’ın artık sendika çalışanı olmadığı gerekçesi ile katılmasını engellemişlerdir. Engin Yılgın’ın toplantıya gitmek istemesi halinde kendilerinin de toplantıya katılmayacaklarını ifade etmişlerdir. Toplantının yapılması için iki işçinin bürokratlarla birlikte gitmesi kararlaştırılmıştır.

Patron ve  Sendika El Ele 

Greif yöneticileri ile yapılacak toplantı için Ünsa’ya gidildiğinde ise Greif yöneticileri “işten atılmış adamlarla görüşmeyiz” demişlerdir. Muzaffer Subaşı’nın “bunlar bizim arkadaşlarımız” demesi üzerine işçi temsilcileri de toplantıya katılmışlardır.

Toplantı başlamadan önce Greif yöneticileri Sevinç ve Tahir, Kani Beko’yu kendi odalarına çağırarak kapalı kapılar ardında özel bir görüşme yapmışlardır. Bu görüşmede nelerin konuşulduğu sır olarak duruyor.

Toplantıya geçildiğinde Greif yöneticisi Muzaffer Subaşı’na “Engin artık işten çıkarıldı değil mi?” diye sordu. O da “evet” diyerek bu soruyu yanıtladı. Bu yaşananların hepsi Engin’in sendikadaki işine son verilmesinin, toplantıya katılmasının engellenmesinin ve direnişi kırmak için atılan bütün adımların kararının DİSK ve Tekstil yönetimi ile Greif yönetiminin işbirliği ile alındığını gösteriyor.

Toplantıdan çıkan tek sonuç DİSK ve Tekstil Sendikası yönetiminin Greif yönetimi ile açıktan işbirliği içeresinde olduğudur. Bu bürokratlar takımı direnişin başından beri bizi oyalayarak Greif yönetiminin saldırılarının zeminini güçlendirmişlerdir.

DİSK Bürokratları Patrona Teslim Oldular

Dün “Greif yönetimi fabrikayı kaparsa yurtiçinde ve yurtdışında bütün imkanlarımızı kullanacağız. Eylemli süreçleri başlatacağız” diyenler, bugün çark etmişlerdir. Artık bu yalanları dahi söylemiyorlar. Tek söyledikleri “Greif yönetimi fabrikayı kapadı artık. Bizim yapacak hiçbir şeyimiz yok” demek olmuştur.

Biz Kani Beko’sundan Arzu Çerkezoğlu’na ve diğer hain bürokrat takımına soruyoruz: Gref patronunun sözcülüğünden başka şimdiye kadar ne yaptınız da “yapacak bir şey yok” diyorsunuz.

Kani Beko ve Arzu Çerkezoğlu sendikacılık mı yapıyorlar, yoksa muhasebecilik mi, anlayamadık. Her fırsatta ortada resmi hiçbir belge yokken Greif yönetiminin fabrikayı kapattığını söylüyorlar. Bu kadar emin olduğunuza göre Greif’in muhasebe ve evrak işlemlerini siz yapıyorsunuz. DİSK’i de patronlara hizmet ofisine çevirmişsiniz.

Ama gün gelecek bu yaptıklarınızın hesabını er ya da geç vereceksiniz. 1 Mayıs’ın öngünlerinde işçiyi satmak ne demekmiş göreceksiniz. DİSK’in gerçek sahipleri sizin saltanatınızı yıkacaktır.

Bundan gayri çıkıp DİSK’in mücadele tarihini dilinize dolamayın. Haktan, hukuktan, devrimcilikten bahsetmeyin. Siz bu değerlere leke süren bürokratlardan başka bir şey değilsiniz. İki elimiz her zaman yakanızda olacak.

Artık sınıfımızın saflarında daha bilinçli işçiler olarak yer alıyoruz. Bu bilinci bütün sınıf kardeşlerimize taşıyacağız. Patronlar sınıfına karşı mücadelenin ilk olarak bürokrasiye karşı mücadeleden geçtiğini bütün sınıf kardeşlerimize anlatacağız. Bürokrasiye ve ihanete karşı güçlü bir sınıf mücadelesinin örgütlenmesi için elimizden geleni ardımıza koymayacağız.

Ya kazanacağız ya kazanacağız!

Kahrolsun bürokratların- hainlerin DİSK’i, Yaşasın işçi sınıfının DİSK’i!

Greif Fabrika Komitesi
04 Nisan 2014

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*