Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » İhale ile Öğretmen Ticareti

İhale ile Öğretmen Ticareti

Radikal gazetesinden Umay Aktaş Salman ve Hacer Boyacıoğlu‘nun haberine göre ihale ile öğretmen alım dönemi başladı.

İstanbul İl Özel İdaresi, çocuk, yaşlı, kimsesiz, bakıma muhtaç 30 bin kişiye hizmet veren Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu‘na (SHÇEK) öğretmen, psikolog, hemşire ve sosyolog almak için bir kez daha ‘ihaleye çıktı’. İstanbul İl Özel İdaresi ‘2011 yılı Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Bağlı Kuruluşlarında görevlendirilmek üzere 429 kişilik meslek elemanı ve yardımcı personel hizmet alımı’ ihalesi açtı. İhalede bilgisayar işletmeni, temizlikçi gibi elemanların yanı sıra 71 öğretmen, 33 hemşire-sağlık memuru, 32 sosyolog, 109 bilgisayar eğitmeni, 26 psikolog’un da bulunması dikkat çekti. İhaleyi, Tüm-Pa Temizlik ve Sosyal Hizmetler İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi kazandı. Şirket, iş deneyim belgesi olarak da Anadolu Üniversitesi’ni aylık ortalama 693 işçi ile temizleme işini gösterdi.

Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yetkilileri bu usulle öğretmen çalıştırdıklarını inkar etmiyor. Yetkiler “İhaleyi biz değil İstanbul İl Özel İdaresi yapıyor, biz sadece her ayın sonunda ‘Bizde çalışmıştır’ imzasını atıyoruz. Daha çok müzik, matematik gibi branş öğretmenlerini hizmet alımı yöntemiyle alıyoruz” dedi.

Psikologlar ve Psikiyatristler Derneği Başkanı Dr. Bilal Semih Bozdemir ise taşeron yöntemiyle hakkaniyetli eleman seçiminin mümkün olamayacağına, sosyal hizmetlerin çok hassas bir alan olduğuna dikkat çekti.

Halen endüstri meslek liselerinin özel sektöre öğretmenleriyle birlikte devrinin konuşulduğunu söyleyen Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç ise “Söz konusu ihale de bu süreçlerin bir sonucu. Bu ve benzeri uygulamalarla iş güvencesi aşama aşama ortadan kaldırılıyor” dedi.

Dev Sağlık İş Sendikası Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun açıklamasına göre SHÇEK eleman alımını şu yolla yapıyor: SHÇEK hangi alanlarda çalışan alacağını duyuruyor. Başvurular kuruma yapılıyor. İşe alınacak kişiler seçiliyor ve taşeron firmaya işe alınacakların listesi veriliyor. Firma sadece aracı. Kağıt üzerinde çalışanlar firmanın çalışanı olarak gözüküyor. Amaç ucuz işgücü. Bu şartlarda çalışanların iş güvencesi de olmuyor. 6 ayda bir işten çıkarılma ihtimaliyle karşı karşıyalar. Taşeron politikası 20 bin çalışanı bulunan, bünyesinde yaklaşık 30 bin kişiye hizmet veren, Türkiye’nin en büyük kamu kurumlarından biri olan SHÇEK’te de giderek yaygınlaşıyor. Çerkezoğlu’nun verdiği bilgiye göre İstanbul İl Sosyal Hizmetler’de idari personel dışında yaklaşık 1600 meslek elemanı taşerona bağlı çalışıyor. Çerkezoğlu, “Taşeron üzerinden asgari ücretle çalıştırıyorlar. Sosyal hizmetler toplumun vicdanı. Toplumun vicdanını ihaleye çıkartamazsınız” diye konuştu.

SHÇEK’nun bağlı olduğu Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı ise yaptığı açıklamada “bir tek biz yapmıyoruz ki…” açıklamasını getirdi. Bakanlık’tan yapılan yazılı açıklamada, kurumun ihtiyacı olan muhtelif meslek elemanlarının ve yardımcı personelin özel hizmet alımı yoluyla istihdamının sağlandığı belirtilerek “Kaldı ki bu şekilde hizmet alımı kurumumuza has bir durum değildir.” denildi. “Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı gibi kesintisiz hizmet sunmakla mükellef kılınan bakanlıklar da bu tür istihdam yoluyla eleman temini cihetine gitmektedir. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin 22.11.2007 tarihli ve E.2004/114-K.2007/85 sayılı Kararı ile de, kurumlar arası işbirliği ve halkın sosyal memnuniyetini artırmak maksadıyla hizmet alımı yoluyla eleman temin edilebileceği yönünde karar verilmiştir. Yine Danıştay 5. Dairesi’nin 05.12.2007 tarih ve E.2004/4439-K.2007/6598 sayılı kararı da bu yöndedir.”

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı’na göre yapılan yasal. Yasa yapıcılar burjuvazi adına, sermaye birikimi için çalışınca yasal oluyor elbette. Mesele yasal olup olmaması değil, “hizmet alımı” ve “satışı” denen mekanizmanın insanın toplumsallığı ile, insanlıkla çelişkisi. Bir öğretmenin, bir işçinin, bir insanın emek gücünün ihale yoluyla kendisini en ucuza çalıştıran, emek gücünü en az paraya kapatan taşeron tarafından alınıp satılması. Mesele sermaye birikiminin tek kaynağı olan canlı emeğin insanoğlundan ayrılamaması. Burjuvalar ve burjuvalaşmış devlet bu yüzden o “hizmet emeği”ni pazarlarken biz işçileri de pazarlamak zorunda olmalarının kaçınılmaz çelişkisi ile karşı karşıyalar. Pek zeki Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı, bu çelişkiyi sınıf karakteri gereği hiç duymadan, “sadece biz değil, bunu Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı da yapıyor. Biz yapınca mı sorun oluyor?” diyor. Sorun tümünüzde sayın bakanlar, sorun sizde. Sorun kapitalist sisteminizde. Buna karşı çıkmıyorsak, bu sürgit devam ediyorsa da, sorun bizde!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*