Home » DÜNYA » İdlip’te kritik gelişmeler: İdlip, El Bab ve Afrin domino taşlarıdır…

İdlip’te kritik gelişmeler: İdlip, El Bab ve Afrin domino taşlarıdır…

Suriye ordusunun Rusya ve İran’ın desteğinde, Türkiye destekli cihatçı güçlerin başlıca mevzilerinden olan İdlip’e yaklaşması ve adım adım kuşatmaya başlaması, Türkiye devletinde paniğe yol açtı.

Suriye ordusu, İdlip’teki cihatçılara askeri ikmal yapan bir Türk askeri konvoyunu vurdu. En az 4 Türk askeri öldü, 9 Türk askeri yaralandı.

Rusya bunun üzerine, “Türk birlikleri Rusya tarafına bilgi vermeden İdlip’te hareket ettiler ve Suriye güçlerinin teröristlere yönelik saldırısının hedefi oldular” tarzı bir açıklama yaptı.

Başka deyişle, Rusya diplomatik bir dille, zaten desteklemekte olduğu Suriye ordusunun İdlip harekatında cihatçılarla birlikte yer alan Türk askeri konvoyunu vurmasını onayladı, Türkiye’ye de buna devam ederseniz siz de payınızı alırsınız, demiş oldu.

Bunun üzerine TSK, bazı Suriye ordusu mevzilerine F-16 savaş uçakları, toplar ve obüslerle karşı saldırıda bulundu. Erdoğan, 40 kadar noktaya düzenlenen saldırıda 30-35 Suriye askerinin öldüğünü iddia etti. Suriye resmi haber ajansı can kaybı olmadığını açıkladı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise, Türk ordusu saldırılarında 6 Suriyeli askerin öldüğünü açıkladı.

Erdoğan, bir yandan “Nokta koymadık, aynı şekilde operasyonlarımız devam ediyor. Rus yetkili makamlarına burada muhatabımız siz değilsiniz, tamamen (Suriye-bn) rejimdir, yani bizim önümüzü kesme gibi bir durum olmasın.” diye esip gürlerken diğer yandan, “Dışişleri Bakanımız, Savunma Bakanımız, MİT başkanımız muhataplarıyla görüşme kanallarını şu anda aralıyorlar. Arazide gerek Rus gerekse bizim generallerimiz var. Generallerimiz sık sık görüşmeleri yapıyorlar. Netice alamazsak, ben de muhatabımla (Putin’le-bn) görüşüm” diye, alttan aldı. TSK, diğer taraftan, Suriye mevzilerine karşı harekat düzenlerken, İdlip’te Rusya’nın kontrol ettiği hava sahasını ihlal etmediğine ve etmeyeceğine dair güvence veren bir açıklama yaptı.

Peki İdlip’teki kritik gelişmeler ne anlama geliyor?

En başta, zaten stratejik bir mahiyeti olmayan Astana anlaşması resmen çökmüş oldu. Rusya’nın Türkiye’yi ABD ve NATO’ya karşı manevra amacıyla kullanmanın ötesinde stratejik bir ittifak olarak görmediği, ve Türkiye’nin iki arada bir deredeki kırılgan durumunu da gözeterek İdlip’te daha fazla sıkıştıracağı belirginlik kazandı.

Erdoğan-Türkiye güçlerinin İdlip’te can haliyle gövde gösterisi yapar görünmesi, aslında bu sıkışmışlığın ve debelenmesinin göstergesi. Çünkü Suriye ordusu İdlib’i alırsa, hemen ardından El Bab’da sert bir savaşın yaşanması kaçınılmaz olacak, Türk ordusu ve cihatçı güçleri El Bab’ı da bıraktığında hemen ardından Afrin’den de çekilmek zorunda kalacak.

Diğer taraftan İdlip’te savaş kızışırsa, 1 milyon kişi Hatay’a yığılabilir. Erdoğan-Türkiye’nin Rusya-İran-Suriye’nin İdlip’te artan baskısı karşısında kafa tutabilme olasılığı düşük, Rusya’nın askeri kontrol üstünlüğü bir yana, Türkiye’nin enerji bağımlılığı ile eli kolu bağlı, üstelik S-400 manevrası da elinde patlayabilir. Rusya ve Suriye’nin artan baskısına karşı, kendi el çabukluğuyla yayılmacılık alanları olarak gördüğü Kuzey Suriye’de tutunabilmek için ABD ve AB’nin desteğini almaya çalışıyor; ancak ABD-AB’de İdlip için Rusya ile karşı karşıya gelme konusunda isteksiz, Türkiye’nin bu desteği de alabilmesi, tüm tükürdüklerini yalaması, onlara tam biat etmesi, Erdoğan’ın koltuğunun da daha fazla sallanması anlamına gelecek…

İdlip’te şu andaki durum, karşılıklı vuruşlarla pazarlık marjında el artırmalardan sonra yeniden pazarlık masasına oturulması gibi görünebilir. Ancak Türkiye’nin Kuzey Suriye macerası, İdlip ve ardından El Bab ile birlikte büyüyen bir hüsranla birlikte bitecek gibi görünüyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*