Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Güllü Hanoğlu direnişini kazanımla sonuçlandırdı

Güllü Hanoğlu direnişini kazanımla sonuçlandırdı

Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Güllü Hanoğlu’nun yürüttüğü direniş kazanımla sonuçlandı. Bugün düzenlenen basın açıklamasının ardından direniş çadırı kaldırıldı.

34 gün ve gece, yağmurda ve güneş altında ara vermeksizin direnişini sürdüren Güllü Hanoğlu, yürütülen görüşmeler sonucu dün itibarıyla talepleri kabul edilerek işe geri alındı.

Düzenlenen basın açıklamasında ilk konuşmayı yapan Güllü Hanoğlu “Sekiz yıl emek verdiğim, 8 Temmuz tarihinde taşeron şirketin dayatmasını kabul etmeyip 13 Temmuz’da başladığım direnişim, İl Sağlık müdür yardımcıları ve başhekimle yapılan görüşmeler sonucu dün kazanımla sonuçlandı.” diyerek sonucu ilan etti.

“Direne direne kazandık!” sloganları altında Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu süreçle ilgili bilgilendirici konuşmayı gerçekleştirdi.

“Bilindiği üzere Güllü Hanoğlu taşeron şirketin dayattığı taahhütnameyi imzalamadığı için işten çıkarılmıştı. Hanoğlu sendikası ve destek olanlarla birlikte direndi. İl sağlık müdürlüğü, Tabip Odası ve Dev Sağlık İş’in yürüttüğü görüşmeler sonucunda Hanoğlu bugün itibarıyla tekrar çalışmaya başlayacak, bizler de bundan sonrasında sürecin takipçisi olacağız.”

Açıklamaya Ali Çerkezoğlu’nun yanısıra il sağlık müdür yardımcısı da katıldı.

“İnadına sendika inadına DİSK!, Yaşasın Sınıf Dayanışması! , Biz Haklıydık, Biz Kazandık!” sloganlarının ardından DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün bir konuşma gerçekleştirerek Güllü Hanoğlu’nun direniş çadırının sembolik bir demokrasi çadırı niteliği taşıdığını, Hanoğlu’nun yanında süreç boyunca kendi sendikası, DİSK, diğer çalışanlar, basın, sınıf kardeşleri ve tabii kadınların olduğunu belirtti.

“Emine Aslan, Türkan Albayrak gibi Güllü Hanoğlu da bizim onurumuzu, kadın emekçilerin onurunu burada temsil etti. Kendisine teşekkür ediyoruz. Taşeron çalışmayla ilgili, hak ihlalleriyle ilgili Çalışma Bakanına geçen hafta sunduğumuz dosyanın gereğinin yapılması, tek tek hak ihlallerinin –ki binlercesi var- giderilmesi önemli, ama asıl önemli olan buna topyekûn bir çözüm bulunmasıdır. Taşeron çalışma güvencesiz, kuralsız, kayıtsız ve yasadışı çalışma demektir. Türkiye’de bu yaygınlaşıyor. Buna karşı toplumun dikkatli olması gerekiyor. Bu dikkati sağlayan bu direnişi gerçekleştirdiği için DİSK Yönetim Kurulu olarak Güllü arkadaşımıza, Devrimci Sağlık İş sendikamıza ve destek veren tüm arkadaşlara teşekkür ediyoruz. Ek bir teşekkür olarak konuya az çok ilgi gösteren, ilgisiz kalmayan il sağlık müdürlüğü ve hastane yetkililerine teşekkür ediyoruz. Biz kavga yapmasını da biliriz, teşekkür etmesini de biliriz.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Atılan “Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!” sloganları ardından, Devrimci Sağlık İş sendikası genel başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu son konuşmayı gerçekleştirdi. Arzu Çerkezoğlu konuşmasında;

“İnsan emeğinin ihale masalarında alınıp satıldığı insanlık dışı çalışma biçimine, taşeron çalıştırma biçimine karşı verdiğimiz mücadele, 34 gün boyunca tüm hastane çalışanlarının; hekiminden hemşiresine, teknisyeninden temizlik personeline kadar tüm Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi çalışanlarının birliği ve dayanışmasıyla bu noktaya geldi. Güllü Hanoğlu ve ardından işten çıkarılan Şefika arkadaşlarımız, bu başarıyı tüm hastane çalışanlarının desteğiyle kazandılar. Bu yüzden tüm hastane çalışanı arkadaşlarımızı kutlayalım. Bu başarı, “Güvenceli İş, İnsanca Yaşam” mücadelesi veren tüm taşeron sağlık işçilerinin başarısıdır. İstanbul işçi sınıfının merkezi, Taksim’de İstanbul’un merkezidir. Taşerona karşı burada elde ettiğimiz başarı tüm işçi sınıfının başarısı olacaktır. Taşeron çalıştırma biçimini bu topraklardan tümüyle silene kadar mücadelemize devam edeceğiz.” vurgusunu yaptı.

Arzu Çerkezoğlu ayrıca Samsun’da Gazi Devlet Hastanesi’nde aynı sebeple işten çıkartılan 6 işçinin direnişinin bugün 202. gününde olduğunu ve halen sürdüğünü ifade etti.

“Bugün sabah itibariyle direniş çadırımıza yeni bir saldırı oldu, arkadaşlarımız şu an itibarıyla gözaltındalar. Bu yüzden buradan onlara selam gönderiyoruz, buradaki başarımızın coşkusuyla yarın yine Samsun’da olacağımızı, orada da mücadeleyi başarıya ulaştıracağımızı duyuruyoruz. Güllü Hanoğlu ve Şefika arkadaşımız bugün itibarıyla işbaşı yapacaklar. Sürecin takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz.” dendikten sonra, direnişe destek veren tüm güçlere bir kez daha teşekkür edildi.

Hep birlikte atılan “Taksim’den Samsun’a direniş sürüyor! , Direne Direne Kazanacağız! , Güvenceli İş, İnsanca Bir Yaşam İstiyoruz!” sloganlarıyla basın açıklaması sona erdirildi.

Güllü Hanoğlu’nun Taksim İlkyardım Hastanesi’nde gerçekleştirdiği direniş, kurduğu direniş çadırı, buradaki süreklilik, sağlık emekçilerinin çeşitli kesimlerinin ortak duruşu ve sağlanan kısmi kamuoyu desteğiyle başarıyla sonuçlandı. Ancak bir bütün olarak gerek ilgili hastanede, gerekse de ülkedeki makro sağlık politikalarında taşeronluk uygulamalarından geri adım atılmış değil. Mücadelede kadın ve işçi onurunun iç içe geçtiği bir direniş örneği olarak Güllü Hanoğlu’nun direnişi, sürekliliği ve başarıyla sonuçlanmasıyla önceki direnişlerin de bir devamı niteliği taşıdığı gibi, esinleyici yeni bir örnek özelliği de taşıyor. Bu örneğin esinini başka direniş kıvılcımlarında yaygınlaştırmak, çoğaltmak, yeni direnişleri korku dağını yıkarak ilmek ilmek örmek ve başlangıçta sektörün bütününü kapsayan ve ardından sektörle sınırlı kalmayıp eğitim vd. gibi benzer sektörlere sıçrayacak hak alıcı bir genel grev ve direniş hattının örülmesi işçi sınıfının emeğini koruma mücadelesinde güncelliğini koruyor.

Devrimci Proletarya olarak bizler de direnişçi arkadaşımız Güllü Hanoğlu’nu kutluyor, işçi sınıfının bundan sonraki mücadelesinde de başarılar diliyoruz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*