Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Güçlü Yaman: Rojava ve Şengal izlenimleri

Güçlü Yaman: Rojava ve Şengal izlenimleri

Uzun yıllardır Almanya’da yaşayan,çeşitli sosyal sorunları konu edinen filmler yapan ve yeni bir film çekmek için gittiği Rojava ve Şengaldeki izlenimlerini almak için Devrimci Proletarya olarak Güçlü Yaman ile konuştuk.

DP:Kürtçe çeviri sorunu ,güvenlik sorunu ve iletişimde ciddi zorluklara ve engellere rağmen, Kameranı sırt çantanı aldın Rojava ve Şengal´e gittin. Neden Rojava ve Şengal?

Arap baharından etkilenen ülkelerde yaşanan isyanlar ve iktidar değisiklikleri üzerine çok seyler söylendi filmler belgeseller yapıldı. Rojava devrimi aynı sürece paralel gelişmesine rağmen orayla ilgili çok fazla şeyin kamuoyuna yansıdığını söyleyebilmek mümkün değil. Rojava dünyada pek bilinmeyen bir yer olarak kaldı. Ben de yapacağım bir filmle orada olan bitenle ilgili kamuoyuna bir şeyler yansitmak istedim.
Rojava’nın ne kadar bilindiğine dair Şengal dağındayken ilginç bir anım oldu. Dağa çok nadir gelen haber ekiplerinden birinde çalışan birisiyle yaptığım bir sohbette Rojava adı geçince bana “Rojava neresi?” diye sormuştu. Dünyanın en büyük haber ajanslarından birinde çalışıp Şengal dağına kadar gelen birisi Rojava’nın adını bile duymamaştı.
Güvenlik konusunda söyleyebilecegim şey, oralarda bir şey yapabilmek icin biraz tehlikeyi göze almak gerekiyor.
download (2)
DP: Çektiğin film ne anlatıyor?

Rojava’da film daha planlama aşamasındayken IŞİD Şengal’e saldırdı. Yaşananların tarihsel bir felaket olduğunu ve bunun filme çekilmesinin şu an Rojava’dan daha önemli olduğunu düşünerek Şengal dağına gitttim. Bir süre orada kalıp olanı biteni çektim, köylerde ve dağlarda yaşayan insanlarla röportajlar yaptım. Dolayısıyla filmin temel konusu da değişti, Şengal’de IŞİD saldırısından sonra yaşananları anlatan bir belgesel oldu.
Rojavada yönetimin kolektif olduğu ve kadın devrimi olduğu çok söyleniyor. Bu yönlü gözlemin nasıl?
Yönetimin en aşağıdaki organlarını komünler oluşturuyor. Komünlerin varlığı yöreden yöreye farklılıklar gösterebiliyor. Komünlerin toplantılarına katılmak gibi bir planım vardı fakat dediğim gibi Şengal’e gidince kaldı. Halkın sorunlarının yada taleplerinin ilk elden konuşulduğu yerler komünler. Komünler aynı zamanda halka hizmet ulaştırmada da yer alabiliyorlar. Mesela merkezi olarak üretilen ekmeğin dağıtımının organizasyonunda komünler önemli bir yer tutuyor. Belediyelerin komünlerde temsilcileri var bir de komün sorumlularından oluşan şehir meclisi var. Halkın sorunlarının çözümünde önemli yerlerden birisi olan Mala Gel (Halkevi) var. Devrimden sonra ilk belediye hizmetleri de Mala Gel’ler üzerinden sağlanıyor. Zamanla belediyeler kuruluyor.
Devrim sırasında kadınların “kadın devrimi” denecek kadar özel bir rol oynayıp oynamadiklarini bilmiyorum. Siyasi yasamin örgütlenmesinde Kuzey Kürdistan’daki Kürt hareketinden de bildigimiz uygulamalar orada da gecerli. Toplumsal yasamin örgütlenmesi ile ilgili yaptigim konusmalarda sik duydugum seylerden birisi “daha önceki tecrübelerimizin de yardimiyla” oldu. Tecrübeyle kastedilen kamplarda, gerillada yada hareketin toplumsal desteginin yogun oldugu yerlerde edinilen tecrübeler.

DP: Buralarda nüfus yoğunluğu nasıl ve ne iş yapalır, sadece tarım, ticaret vb mi yoksa sanayi küçük de olsa var mı?Halkin temel geçim kaynağı ne?

Evet tamamen öyle. Insanların haytlarını daha çok tarım, hayvancılık ve ticaret üzerinden kazanıyor. Amude ve Rimelan civarında büyük ölçekli olmasa da bir sanayinin olduğunu öğrendim. Sulama, biçer v.b gibi ziraat araçları yapılıyor Rojava’daki herşeyi belirleyen iki temel şey var. Birisi savaş diğeri ambargo. Anladığım kadarıyla kaynakların ciddi bir bölümü savaşa harcanıyor. Ambargo’dan dolayı da bir çok üretim ve tüketim malzemesinin bulunmasında sorunlar yaşanabiliniyor. Yönetim özellikle son bir yılda halkın temel ihtiyaçlarının karşılanması noktasında yol katetmiş. Bunlar elektrik, su ve ekmek gibi şeyler. IŞİD’in Rakka ve Deyre Zor’u ele geçirmesinin ardından ciddi bir elektrik sorunu yaşanmış. Cezire kantonuna gelen elektriği kestikleri için kantona ulaşan toplam elektrik kapasitesi ciddi oranda azalmış. Elektrik olmayınca bütün yaşam zor oluyor. Pompalar çalışmadığı için su ihtiyacı da karşılanamıyormuş. Şu an tamamen olmasa da kısmen bu problemler çözülmüş durumda. Ekmek üretimi ve dagıtımı da merkezi hale getirilerek çözülmüş.

DP: Sağlık,eğitim,ulaşım,iletişim vb.durum nasıl?

Ben sadece Cezire Kantonu’na gidebildiğim için daha çok oradaki durumla ilgili bir şeyler söyleyebilirim. Cezire Kantonu’ndan Kobani ve Afrin kantonlarına gidebilmek aradaki IŞİD kuşatmasından dolayı mümkün değil.
Sağlık alanındaki işlerin yürütülmesinde birinci dereceden söz sahibi olan tüm sağlık çalışanlarının dahil olduğu sağlık komisyonları var. Buralarda alanla ilgili meseleler konuşuluyor ve neler yapılacağına karar veriliyor. Sağlık hizmetleri ve ilaçlar çok ucuz. Bu durum devrim öncesinde de olan bir durum. Ambargodan dolayı bazı önemli sağlık cihazları edinilemiyor. Bu cihazları özellikleri gereği kaçak olarak ülkeye sokabilmek de mümkün değil.
Şehir içinde ulaşım taksi ve taksi dolmuşlarla sağlanıyor. Toplu ulaşım aracı olarak sadece şehirler arası minibüsler var. Bu minibüslerle kantondaki tüm şehirlere gidebilmek mümkün.

Cep telefonu şebekesi olarak en çok Türkiye şebekeleri kullanılıyor. Kantonun doğusunda Derik taraflarında yer yer Irak şebekelerini de kullanabilmek mümkün. Sabit hatlar bazı problemlere rağmen çalışıyor. İnternete şehirlerde cep telefonu üzerinden yada internet cafelerden girebilmek mümkün.
Eğitim alanıyla ilgili ayrıntılı şeyler bilmiyorum. Normal eğitimin yanında ana dil kurslarının açıldığını ve yüksek öğretim alanında bazı çalışmalar yapıldığını duydum.

DP:PYD yöneticileri ile halk arasındaki ilişki nasıl?

Yöneticilerle halk arasındaki ilişki de en göze çarpan özelliğin hepimizin yaşadığımız yerlerde alışık olduğumuzun aksine halkın orada “adam yerine” konulması olduğu söylenebilir. Kendi insanlarına yabancılaşan yöneticiler yerine onları ve sorunlarını önemseyen insanlarla karşılaştım.
Sen geniş bir bölgeyi dolaştın Şengal izlenimlerin nasıl, genel olarak basına yansıyanın dışında IŞİD´´in varlığı ve etki alanı hakkında neler söyleyebilirsin?
Şengal dağı ve dağa giden yol HPG-YPG’nin kontrolünde. Bu yol Cezza ve Rabia üzerinden Rojava’ya bağlanıyor ve HPG-YPG tarafından kontrol ediliyor. Burası aynı zamanda Şengal’den kaçış güzergahı ve Şengal’e IŞİD saldırısının hemen ardından HPG-YPG güçleri tarafından güvenli hale getirilen koridor. Koridor denmesinin nedeni hemen yakınlarında IŞİD’in kontrol ettiği bölgeler olması. Ben dağdan dönmeden kısa bir süre önce IŞİD bu koridora yönelik saldırı başlattı. Saldırının esas merkezi Cezza’ydı ama Rabia’da da çatışmalar oldu. Döndükten sonra okuduğum haberlere göre HPG-YPG uzun süren çatışmalardan sonra bu saldırıyı püskürtmeyi başardı. Geçen hafta YPG’nin bu koridoru güvenlik nedeniyle bir süreliğine sivil ulaşıma kapattığını ama sonradan açtığını duydum.

Ben oradayken Şengal’in dışında da bir çok köy hala IŞİD kontrolü altındaydı. HPG-YPG ile IŞİD arasında dağın çevresinde hemen her gün irili ufaklı çatışmalar yaşanıyor. Bunların hiç biri ana akım medyaya yansımıyor.
IŞİD daha geniş konuşulması gereken bir mesele. Kısaca şu söylenebilir. IŞİD’i şu yada bu ülkenin hatta bazen birbiriyle hiç bir konuda biraraya gelmeyen bir çok ülkenin hepsinin birden masası gibi gören komplocu yaklaşımları doğru bulmuyorum. IŞİD’i kendi tarihselliğinde ve Ortadoğuda’ki temal kamplaşma ekseninde bir yere koyarak değerlendirebilmek gerekiyor. Aynı zamanda toplumsal destek de bulabilen bir yapı.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*