Anasayfa » DİRENİŞ ÇADIRI » Göztepe’de Kadın Forumu

Göztepe’de Kadın Forumu

Göztepe Parkı Forumu‘nun çağrısını yaptığı Kadın Forumu dün akşam toplandı. Forum öncesinde saat 18.00 civarında Şaşkınbakkal’da bir araya gelen kadın ve erkek forum üyeleri kadına yönelik şiddet ve tacizi resmeden canlandırma ve konuşmalar yaptılar. Saat 20.00’ye yaklaşırken forumun düzenleneceği Göztepe Parkı’na doğru yürüyüşe geçildi. Kadına yönelik şiddete karşı ve “Kadınız özgürüz isyandayız”, “Her yer Taksim her yer direniş”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganlarının atıldığı yürüyüş sırasında tek yönlü olan Bağdat caddesinin yarısı trafiğe kesildi. Seyyar jeneratör kullanılarak kadınlarla ilgili parçalar çalındı. Bu esnada geçen araçlar ve cadde üzerindeki kadın ve erkekler alkışlarla, korna çalarak ve zafer işaretleri ile yürüyüşü selamladılar.

Göztepe Parkı’na gelindiğinde forumun saat 21.00’de başlayacağı duyuruldu. Daha sonra Haye haye eşliğinde küçük bir halay oluşturuldu, Gezi Parkı için Sokak Sanatçıları‘nın bestelediği Almaya Geldik Dostlar parçası çalındı. Farklı forumlardan da gelenlerle birlikte irili ufaklı sohbet grupları oluştu.

Forum için önceden gelenler bu süreyi parkı dolaşarak ve sohbet ederek, çocuklarını oyun alanına götürerek değerlendirdiler. Bu sırada yerel seçimlerden Kürt sorununa, Rojava’daki duruma dek bir dizi konuda görüşler paylaşıldı. Kürt hareketinin Gezi Parkı direnişi sırasındaki tutumu eleştirildi, Öcalan’la görüşmelerden medyaya yansıyanlar değerlendirildi, Rojava’da Kürt kadınlarına tecavüzün “helal” kabul edilmesinden nefretle söz edildi. Kürdistan’ın farklı parçalarında oluşan özerk bölgelerin bir Kürt devletine doğru gideceği olumsuzlanarak belirtildi. Göztepe civarında oturanların oluşturduğu forumda kadın pankartının yanında asılı duran Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tartışılmaz olduğu, T.C.’nin her ne kadar 1950’lerden bu yana Türkiye bağımsızlığını yitirmiş olsa da bağımsızlığı ifade ettiği söylendi. Ancak kitlelerin içerisine yerleşik ulusalcılıkla kodlu bu konuşmalar sırasında, yerel seçimler de dahil bir parti aidiyeti ifade edilmedi. Ertesi günkü Silivri davasının ise adı bile geçmedi. Aksine, CHP de içinde olmak üzere mevcut partilerin kendilerini temsil etmediğine, TGB ve İP’in bayrakları “gözlerine sokmasından” duydukları rahatsızlığa vurgu yaptı sohbet edenler… Sırrı Süreyya Önder’in belediye başkan adayı olup olmayacağı, Mustafa Sarıgül’ün aday olarak güvenilmezliği gibi konulara da girildi.

Forum başlangıcında Gezi Direnişi’nde ölümsüzleşen Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük ve Ali İsmail Korkmaz için anma yapıldı. Daha sonra birkaç kişi söz alarak yapılan canlandırmaları ve yürüyüşü değerlendirdi. Genç bir kadın mimar bölgede yaşayanların düzenlemesinden oldukça memnun olduğu Göztepe Parkı’na cami projesinin askıya alınmadığı bilgisini verdi ve bu konuda mücadeleye hazır olunması gerektiğini söyledi. Kendisinin de asla bir AVM projesi yapmayacağını belirtti. Daha sonra kadın sorununun değişik cepheleri ile ilgili önceden sorumluluk üstlenmiş olan kadınlar sunumlar yaptılar. Kadına yönelik şiddet, nüfus politikaları, çalışma yaşamında kadın, çocuk gelinler, kadının toplumsal yaşamdaki yeri, kadına yönelik şiddet, aşağılama ve yok saymanın dil, küfürler, atasözleri üzerinden açılımı konularındaki sunumlar ilgi ile dinlendi. Çoğu genç sunumcular, doğal ve içten bir dil kullandılar, anlatımlarını taciz vd konularda kendi özdeneyimleriyle özgürce birleştirerek daha canlı hale getirdiler.

Kadın ve erkeklerin birlikte dinlediği forum ve sohbetler, salt kadın sorunu ile de sınırlı kalmaksızın politik bir mecrada gerçekleşti. Bu yanıyla devrimci hareketin sıkça kullandığı “forumları politikleştirme” söyleminin bir ezbere dayalı olduğunu, forumlarda öncüleşebilmek, etkinleşebilmek ve bu deneyimi aynı zamanda özümleyerek ilerletebilmek için yeni toplum, birey, kadın vd durumuyla farklı bir ilişki kurabilmek gerektiğini bir kez daha gösterdi. “Cadde”nin bariz orta sınıf ulusalcılığının Gezi ile birlikte girdiği yeni bileşkeye de bir kez daha tanık olundu. Kadının sınıfsal konumu ve üzerindeki cinsel baskı ve sömürü ilişkisi forum bileşiminin sınıfsal-toplumsal konumu, salt ücretlilikle tanımlı olmayan konum ve gelir durumları gibi nedenlerle hemen tamamen silik kaldı ve sunumlar kadının temel var oluş hakları ile sınırlıydı kuşkusuz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*