Anasayfa » GENÇLİK » Gerçek seçim sandık partilerinde değil, sınıflarda!

Gerçek seçim sandık partilerinde değil, sınıflarda!

Seçimdeki en önemli sonuç, burjuva politizmin onca yaratığı siyasal deformasyon, sandığa gidin kampanyasına veya “oy atmazsanız şuna, buna yarayacak” vb. düşürmece yöntemlerine rağmen, “son 12 yılın en düşük katılım oranı”na yani %28’lik bölümün sandığa gitmemiş olmasında ve seçim pusulalarına yazılan Gezi şehitlerinin ismi ve diğer karalamalarda görünüyor.
DSDSADDSDsd
Bunun yanında gönülsüz sandığa gidenlerin sayısı da az değil. Bu seçim ve burjuva siyasetin aldatmacasından bıkmış ve güvenini yitirmiş bir kesimin varlığından ziyade, sandık demokrasisi ve çözüm vermeyen düzeniçi arayışlardan bıkmış bir alternatifsiz kitleyi göstermektedir. Yığınların gerçek istediği çözüm; yani devrimci sosyalist siyaset önderliğiyle kucaklaşamazlarsa; güvensizlik, yönetilmek istememe ve biriken öfke ve geleceksizlik, ileride muhtemelen HDP gibi partilerin oy oranının yükselişiyle bunlar yeniden düzenin kendisine tazelenerek tahsis edilecek ve karşıtına dönüşecektir. Bu şekilde Liberal reformist adayların varlığı sayesinde de sisteme yedeklenmesi sağlanacaktır. Ekmeleddin irtifakındaki CHP, MHP, BBP gibi diğer omurgasız burjuva muhalefet güçlerindeki gerileme ve çalkantılarını sandığa gitmeyenlerden veya boykotçulardan çıkartma çabası diğer yandan önemli ölçüde burjuva demokrasisinin muhalefet açığını dolduracak olan siyasal seviye açısından da sınıfta kalarak şanslarını kaybettiler.

Bugün hükümet partisi karşısında tek muhalefet edecek ve bu temelden liberal ve reformist güç ve yüksek çabayla bu boşluğu doldurarak kendisini kitlelere tanıtacak, oylarını arttıracak parti HDP gibi ağzı laf yapan, yoksul, gençlik, esnaf, işçi, patron; özgürlük, adalet, halk “radikal demokrasi” gibi kulağa hoş gelen sözlerle temel ihtiyaç ve özlemlerin gölgesinde ezilenci ve liberal ötekilenci tarzda ama burjuvazinin karşısında kesinlikle tehlike yaratmayacak, düzeniçi neoliberal, reformist, halkçı muhalefet anlayışıyla güçleneceklerini gösteriyor. Bu hareket tarzı kitlelerin düzene bağlanması, kapitalizmin demokratik değişimlerle dönüşeceği hayallerini şırınga ederken, ileri dönemlerde güç kazanarak sosyalizmden vazgeçmiş, seçimlerde ittifak sinyali veren birçok sol, sosyalistim diyen hareket ve partiyi doğrudan düzenle bütünleştirecektir. Bu anlamda HDP, işçi öğrenci ve gençliğin müttefiki değil tam tersi küçük burjuva demokrasisine ve neoliberal reformizme karşı mücadelemizin dışında değildir.

İşçi sınıfının devrimci siyaseti dışında kalanlar yok olmaya mahkumdur.

Bizim siyasetimiz kapitalist parti ve siyasetinin alternatifi veya muhalefeti değil, sömürü düzeninin tam karşıtı ve onunla uzlaşmayacak, onu ortadan kaldıracak bir sınıf dinamiği olarak ortaya çıkacak ya da bugünkü gibi kitleler kapitalizm altında farklı alternatiflerle oyalanmaya, çiğnenmeye devam edecektir.

Gerçek seçim sandık partilerinde değil, sınıflardadır. Buyrun seçin:

Ya proletarya, ya da burjuva kuyrukçuluğu!

Sınıfsız

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*