Anasayfa » GÜNÜN İÇİNDEN » Gelecek 50 yılı kutladılar!

Gelecek 50 yılı kutladılar!

Ford Otosan’ın 28 Haziran’daki 50. Yıl Gala Gecesi’nin, en önemli katılımcısı, Ford Motor Company Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford idi.

Dünyanın en büyük ve güçlü emperyalist tekellerinden Ford’un Başkanı’nın, Türkiye’deki Ford yatırımları konusundaki görüşleri de; Rahmi Koç ile ailesel kucaklaşması da; sınıf mücadelesinin gelişimi açısından önem taşıyor.

Ford Başkanı Bill Ford; Türkiye’nin Ford’un üretim ve arge üssü olduğunu açıkladı. Türkiye’de, mühendislik ve arge yapılarını büyüteceklerini; Türkiye’de Ford arge çalışmalarında şu an 700 mühendisin çalıştığını; 2 yıl içinde bu sayının bine çıkacağını söyledi. Türkiye’deki arge mühendislerinin, aslında Ford’un ana arge çatısı altında çalışıp; tüm dünya için arge yaptıklarını belirtti.

Ford’un argesinin de, dünya çapında bütünleşik olduğu su götermese de; Ford açısından Türkiye, asıl olarak, Avrupa-Ortadoğu-Asya kapsamında, çevre üretim üsleriyle birlikte, bölgesel bir üretim ve arge merkezi olarak konumlandırılıyor. Ulaştırma sektöründeki yeniden yapılanma, bütünselleşme ve bölgesel düzeyde merkezleşme, otomotiv sektörünü de kapsıyor. Sınıfsal güç ilişkileri açısından bu; Türkiye sermayesinin, emperyalist ve bölge sermayeleriyle kaynaşıp bütünleşerek, bölge düzeyinde sermaye merkezileşmesi ve yoğunlaşmasını olduğu kadar; işçi sınıfının da, Avrupa’dan bölgeye, işçilerle içiçe geçip kaynaşıp bütünleşerek, niteliksel ve niceliksel olarak, bölge çapında, alabildiğine güçlendiğinin göstergesi oluyor. İşçi sınıfı, Ford örneğinde görüldüğü gibi; üretken niteliğini ve kapasitesini muazzam geliştirerek, bir yandan sermaye için vazgeçilemez olurken; bir yandan da, sermayenin vazgeçilebilir olduğunu ortaya koyuyor!

Emperyalist tekellerin Avrupa’daki üretim merkezlerini arka arkaya tasfiye edip, bölgeye, daha çok da Türkiye’ye aktarıp, yatırım yaptıklarını biliyoruz. Avrupa otomotiv işçilerinin, onyıllara varan; büyük çaplı sınıf dayanışmalarına, grevlere açılan direnişleriyse; bu süreci kah yavaşlatıp kah hızlandırıyor. Sermayenin otomotiv sektöründeki bu yatırım akış güzergahı boyunca; bu güzergahın iki yakasındaki otomotiv işçilerinin eylemli sınıf dayanışmasının kurulamayışı, geliştirilemeyişi; bu sürecin ve yakın geleceğin, önemli handikaplarından birini oluşturuyor.

Ford Avrupa Başkanı John Fleming ise, işçi sınıfının şimdiye kadar kuramadığı bu bağlantıyı; sermayenin nasıl kurduğunu, pek güzel anlatıyor: “Avrupa’da devlet teşvikleriyle otomobil pazarı ilk çeyrekte iyi seyretti. Ancak, teşviklerin ardından daralma görüldü. Kemer sıkma politikaları da satışları etkiledi.” G-20’nin, “kamu açıklarını hemen kapatın!” buyruğunun ardında; işçi sınıfının cebinden, krizlerine boğulan emperyalist otomotiv tekellerine milyarlarca dolarlık bedava teşviklerin de olduğu ortaya çıkıyor.

Ford Otosan’ın 50. yıl Galası’nın doruk noktasını ise, Ford ile Koç arasındaki aile bağlantısı oluşturdu.

Ford YK Başkanı Bill Ford, “Ailemin ve şirketimin Türkiye ile olan güçlü bağlarından dolayı, Türkiye’ye gelmem, evime gelmem gibi oluyor. Koç ve Ford ailelerinin arasındaki ilişki 80 yıldan fazlaya uzanıyor. Çok az ortaklık 80 yıl sürer. Bizim ortaklığımız, sadece sürmekle kalmıyor; büyüyerek gelişiyor. Büyük dedem Henry Ford ve amcam Henry Ford 2 ile başlayan ortaklık, Mustafa Koç ve benimle sürüyor. Dün buradaydık, yarın da burada olacağız. Biz burada geçmiş 50 yılı değil; gelecek 50 yılı kutlamak için buradayız!”

Rahmi Koç ise, babası Vehbi Koç’un 1928 yılında Ankara’da Ford bayisi olduğundan bu yana 82 yıldır Ford ile işbirliği yaptıklarını anlattı: “Bunun 32 yılı bayi ve ithalatçı olarak, diğer 50 yılı da montajcı, imalatçı ve ortak olarak geçti.”

Ford ile Koç’un, sınıfsal, ailesel bütünlükleri, sanmayın ki sadece otomotiv üretimi, ekonomi sınırlarında olsun. Onlar, çok uzun yıllardır; asıl olarak, Bilderberg (bir ilk bilgilenme için: tr.wikipedia.org/wiki/Bilderberg_Toplantıları) ailesidirler!

Bilderberg’in, işçi sınıfını dünya çapında acılara boğan toplantılarından biri de, 55.si, 31 Mayıs-2 Haziran 2007’de, Türkiye’de yapıldı. Mustafa Koç, önceki yollarda olduğu gibi, yine oradaydı. Babasının bıraktığı yerden…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*