Anasayfa » GENÇLİK » Ekşi sözlük: Sermaye için tatlılaşıyor!

Ekşi sözlük: Sermaye için tatlılaşıyor!

Ekşi Sözlük geçtiğimiz günlerde site sahiplerinin yazarların IP’lerini savcılara vermesiyle gündeme geldi. Burjuva gerici bir tarikat niteliğindeki Adnan Oktar grubunun yaptığı şikayet sonucu İstanbul polisi, 50 Ekşi Sözlük yazarını sitedeki bazı dini konulu başlıklar nedeniyle ifadeye çağırdı. Polis ziyaretlerinin sitede “nefret söylemi kontrolü“nün yapılacağı duyurusunun yapıldığı saatlere denk gelmesi, ilginç bir tesadüf oldu. Bir çok yazar, Ekşi Sözlük sahiplerinin gerek yazarların IP’lerinin polise verilmesi, gerekse de “herkes kendi yazdığından sorumludur” tutumu nedeniyle tepki geliştirdiler, boykot ve siteden ayrılmalar söz konusu oldu.

Oysa gelişmeler sadece bunlarla sınırlı değil. Türkiye’nin en popüler internet sitelerinden Ekşi Sözlük tamamen sermaye sözlüğü haline geliyor. Ekşi Sözlük’ün kurucusu Sedat Kapanoğlu Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım ağlarının şirketler tarafından sistematik olarak piyasalaştırılması, kar, imaj ve reklam amacıyla kullanılması için “sosyal medya danışmanlığı” şirketi kuruyor.

Ekşi Sözlük bununla da kalmıyor, reklam almanın da ötesine geçerek kapılarını sermayeye ve sermayeleşmeye ağzına kadar açıyor. Eylül ayından itibaren Ekşi Sözlük parayı bastıran şirketlerin istediği gibi kullanımına açılacak. Şirketler sitede kendi sayfalarını ve kurumsal hesaplarını açabilecek. Sitede “kurumsal hesabı” olan şirketler, 35 bin site yazarından istediğinin mailine ulaşarak kendi şirket, marka ve ürünü hakkında sözlük maddeleri yazılmasını, farklı sözlük maddelerinden kendi sayfa ve maddelerine yönletim yapılmasını sağlayabilecek. Facebook, Twitter, popüler sözlük gibi sosyal paylaşım ağları daha yoğun biçimde sermayeleştirilip piyasalaştırılacak, sermayenin imaj ve kamuoyu yönetiminin daha derin bir aracı haline gelecek, popüler sitelerin okur bilgileri de sermayeye satılacak…

Ekşi Sözlük yöneticileri, “şirketler bu yolla kendi haklarında yazılmış yanlış bilgilerin düzeltilmesini sağlayacak” diye popüler sözlüğün tam sermayeleştirilmesine ve 35 bin sözlük yazarı ile milyonları bulan okurlarının tümüyle sermaye hizmetine açılmasına kılıf geçirmeye çalışıyor.

Ekşi Sözlük gibi popüler kitle sözlüklerinin özgünlüğü, her konuda binlerce yazarının bilgi, deneyim, yorum ve duygularını eğlence ve geyik de katarak paylaşabilmesiydi. Bu sitelerde kurumlara, şirketlere, markalara, ürünlerine, çeşitli uygulamalarına dair, içerden bilgi ve deneyime de dayanan çok sayıda eleştirel ya da dalga geçen, tepkileri paylaşan entry de olabiliyordu. Bunlar, sermayenin “sosyal medya”yı, artık yalnız reklamlarla değil, doğrudan satın almasıyla tarihe karışacak.

Sosyal paylaşım ağ ve sitelerinin daha yoğun bir sermaye işgaline uğraması, daha derinlemesine sermaye ve meta egemenlik ilişkilerine bağlanması, Ekşi Sözlük yöneticilerinin bir buluşu değil. Tekelci burjuvalar, Türkiye’de toplam kullanıcısı 20 milyon kişiyi bulan sosyal paylaşım ağ ve sitelerini, azami kar ve egemenlik ilişkisinin yeni bir kaldıracı haline getirme hedefini çoktan önlerine koymuşlardı:

“Bankalar sosyal paylaşım sitelerini pazarlama, müşteri profil ve davranış analizleri, reklam gibi amaçlarla daha yoğun olarak kullanmaya başlayacaklar.” (Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Halkbank genel müdürü)

“Sosyal paylaşım ağları teknolojilerinin hızlı gelişimi, bu ağların farklı iş süreçlerine entegre edilmesi ile iş sonuçlarına (karlara-bn) katkı sağlayabilecek bir çok fırsat sunmaktadır. Müşteriler, satış kanalları ve çalışanlarla iletişim için bu aygıtlardan yararlanmak kaçınılmazdır.” (AvivaSa Ceo’su)

“Sadece teknolojinin gelişimi değil, tüketicilerin de teknoloji kullanır hale gelmesi ile ilerleyen yıllarda internet, mobil ve fiziksel kanalların birbiri ile entegre olması beraberinde getirecek. Perakendeci mağaza içindeki müşterisini tanıyacak, müşterinin daha önce yaptığı alışverişlerini profilleyerek ve mağaza içinde dolaşırken cep telefonu veya ipad’ine onun istediği ürün önerilerini verebilecek. Müşterinin ilgilendiği ürünlerle ilgili indirim ve promosyonları alışveriş anında müşteriye gösteren doanımlar alışverişi daha duygusal hale getirecek.” (Migros Genel müdürü) (Alıntılar: Geleceğe Mektup yazımızdan)

Tekelci sermaye, toplumsal bireysel yaşam ve ilişkilerde ağırlığı giderek artan internetteki sosyal paylaşım ağ ve siteleri üzerinde de özgürlük değil, azami kar ve azami egemenlik istiyor. Zaten kapitalist sistemin dışında olmayan, çoğu şirketleşmiş ve neoliberal yaşam ve ilişki biçimlerinin hızla yaygınlaşmasında özel bir rol oynayan sosyal paylaşım ağ ve siteleri de, daha derinlemesine tekelci kapitalist sömürü ve piyasa ilişkilerine entegre ediliyor. Sosyal paylaşım ağlarının kullanıcıları farkında bile olmadan tekelci pazarlama, imaj, piyasa mühendisliği ve manipulasyonu nesnelerine dönüştürülüyor. Sermaye, sosyal paylaşım ağlarının sosyalliğini de satın alıp, kendi birikim ve egemenlik kanallarını genişletmekte ve derinleştirmekte kullanıyor. “Kutsal bilgi kaynağı”, kutsal sermaye kaynağına dönüşüyor. Kapitalizmde işçi ve emekçiler için sosyallik bile, kendi sınıfsal ihtiyaçlarını gerçekleştirmek için değil, ancak sermaye ve metalar aracılığıyla, onların egemenliğini genişleten bir biçimde varolabiliyor.

İnternette filtre ve sansür uygulaması tasarısına karşı yaygınlaşan bir tepki oluştu, bizzat internet üzerinden binlerce kişilik eylemler örgütlendi, “sözlüklerime dokunma” dövizleri taşındı. Erişimi engellenen Ekşi Sözlük üzerindeki sansür, bu tepkiler karşısında “yanlışlıkla listeye alınmış” diye kaldırılmak zorunda kalındı. Ancak internete, sosyal paylaşım ağlarına, sözlük sitelerine dokunan yalnızca devlet sansürü değil! İşçi ve emekçilerin, gençlerin toplumsallaşma ihtiyacını sansürleyen, her şeyi kendi kar amacına tabi kılan sermayenin sansürü!

İnternette, sosyal paylaşım ağ ve sitelerinde sansüre karşı olanlar, sermaye egemenliğine, sermayenin toplumsal-bireysel ilişki ve ihtiyaçları sansürleyerek yerine kendi azami kar mantığını geçirmesine de karşı çıkmalıdır. İnternette filtre ve sansüre karşı mücadele, sosyal paylaşım ağ ve sitelerinin tekellerin pazarlama, imaj ve müşteri kontrol araçları haline gelmesine karşı mücadele ile birleştirilmelidir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*